Figen Balcı’nın hazırlayıp sunduğu “Figen Balcı ile Hayatın Reçetesi” programına konuk olan Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Ertaş, son yıllarda gençlerde kırışıklıkların daha erken yaşlarda görülmeye başladığını söyledi.
Prof. Dr. Nilgün Ertaş: “Ekran alışkanlığı ‘11 çizgisi’ni artırıyor”
Uzun süre telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarına odaklanan gençlerin kaşlarını çatma alışkanlığı edindiklerine dikkat çeken Ertaş, iki kaş arasında oluşan ve “11 çizgisi” olarak adlandırılan mimik kırışıklıklarının gençlerde daha sık görülmesine neden olduğunu belirtti. Kırışıklıkların oluşmadan önce önlenebileceğini ifade eden Prof. Dr. Nilgün Ertaş, riskli bölgelerde uygun dozlarda yapılan botoks uygulamalarının kırışıklık oluşumunu engelleyebildiğini söyledi.
“Kırışıklık yerleşmeden önlem almak daha güvenli”
Kırışıklıkların önlenmesinde erken yaklaşımın önemine dikkat çeken Ertaş, özellikle iki kaş arasındaki “11 çizgisi”nin derinleşmeden kontrol altına alınmasının önemli olduğunu söyledi. Bu bölgedeki kırışıklıklar yerleştikten sonra yapılan dolgu uygulamalarının toksin uygulamasına göre daha riskli olabildiğini belirten Ertaş, bu nedenle genç hastalarda kırışıklık oluşmadan önce botoksla mimik kaslarının baskılanmasının daha güvenli bir uygulama olduğunu dile getirdi.
“İlacın saklama koşulları sonucu etkiliyor”
Botoks uygulamalarında kullanılan ilacın güvenliğinin ve saklama koşullarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Ertaş, botulinum toksinin menşei belli laboratuvarlarda üretilmiş, FDA onayı bulunan ve ruhsatlandırılmış ürünlerden seçilmesi gerektiğini belirtti. Bu ürünlerin soğuk zincirle muhafaza edilmesinin ve sulandırıldıktan sonra kısa sürede kullanılması gerektiğini söyleyen Ertaş, ilacın hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen sürecin tedavi sonucunu doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
“Etki süresi kişiye ve markaya göre değişebiliyor”
Botoks uygulamasının etkisinin kullanılan markaya ve kişiye göre değişebildiğini ifade eden Prof. Dr. Nilgün Ertaş, bazı ürünlerin etkisini 2–3 gün içinde göstermeye başladığını, bazılarında ise gözle görülür etkinin 5–6 gün içinde ortaya çıktığını söyledi. Bu farkın genellikle birkaç günle sınırlı olduğunu belirten Ertaş, prospektüslerde uygulama etkisinin ortalama 5 ay sürdüğünü kaydetti.
“Botoksun etki süresi erkeklerde daha kısa olabiliyor”
Botoksun etki süresinde en önemli faktörlerden birinin cinsiyet olduğunu belirten Prof. Dr. Ertaş, erkeklerde mimik kaslarının daha güçlü olması nedeniyle dozların buna göre ayarlandığını ve etki süresinin bazı durumlarda biraz daha kısa olabildiğini söyledi.
Prof. Dr. Ertaş'tan botoksta ruhsatlı ürün ve yetkin hekim uyarısı
Uygulamalarda kullanılacak ilacın menşei ve güvenilirliğinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Nilgün Ertaş, Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek hastaların kendilerine hangi ilacın uygulandığını bilmesi gerektiğini söyledi. Ertaş, botoksun ruhsatlı merkezlerde, yetkin hekimler tarafından ve ruhsatlı ürünlerle yapılmasının önemine dikkat çekti.
Uygulama sonrası dikkat edilmesi gerekenler
Botoks uygulaması sonrasında hastaların sauna ve hamam gibi çok sıcak ortamlardan bir süre uzak durmaları ve kadınların özellikle makyaj temizliği sırasında göz çevresine nazik davranmaları, ilacın yer değiştirmesine bağlı gelişebilecek göz kapağı düşüklüğünü engellemesi bakımından önem taşıyor.
Prof. Dr. Nilgün Ertaş, botoksun doğru bir uygulayıcı tarafından yapılması halinde spor yapmanın ise herhangi bir sakınca oluşturmadığını sözlerine ekledi
“Botoksa karşı direnç nadir görülüyor”
Botoksun bazı kişilerde etkisiz kaldığına ilişkin anekdotal vakalar bulunduğunu belirten Ertaş, yaklaşık 20 yılı aşkın süredir toksin uygulayıcısı olduğunu ve kendi pratiğinde bu durumla çok nadir karşılaştığını ifade etti. Bugüne kadar yalnızca birkaç hastasında toksine karşı direnç gelişimi gözlemlediğini söyleyen Ertaş, bu gibi durumlarda farklı ruhsatlı bir ürünle uygulamaya geçilmesi ya da tedaviye bir süre ara verilmesi gibi yöntemlerle sorunun aşılmaya çalışıldığını dile getirdi.
“Bazı hastalarda daha dikkatli olunmalı”
Botoks uygulamasının genel olarak güvenli bir işlem olduğunu ancak bazı hasta gruplarında daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Ertaş, özellikle 70 yaş üzerindeki kişilerde bağ dokusunun daha gevşek olması nedeniyle ilacın yayılımı açısından dikkatli davranılması gerektiğini söyledi. Ağır sistemik hastalıkları bulunan kişilerde de uygulama öncesinde ayrıntılı değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu belirten Ertaş, botoksun estetik amaçlı bir işlem olduğunu ve bu nedenle riskli hasta gruplarında daha temkinli yaklaşılması gerektiğini ifade etti.