Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ile Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Başbakanı Hendrik Wüst'ün ev sahipliği yaptığı resepsiyona Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Serap Güler, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Dışişleri Bakan Yardımcıları Mehmet Kemal Bozay ve Hacı Ali Özel, iş insanları ve yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Almanya Birlik Gunu (3)

Sorg: Malatya'da Alman Patriot sistemleri NATO'nun güneydoğu kanadını koruyor

Bu yılki kutlamanın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti ile ortaklaşa düzenlendiğini belirten Büyükelçi Sorg, iki ülkenin yakın dost olduğunu ve ilişkilerin en önemli dayanağının insanlar olduğunu söyledi. Daha yakın iş birliğinin önemine değinen Sorg, "Çevremizdeki dünyanın içinde bulunduğu durum hepimizi teyakkuz halinde tutuyor. İşte bu noktada dostluğumuz, birlik içinde durabilmemizin temelini oluşturuyor. Avrupa'nın iki büyük ülkesi olarak ortak bir sorumluluğumuz var. Bu yıl Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinin başarılı geçmesi için iş birliği yaptık. Şu anda Malatya'da bulunan Alman Patriot sistemleri, ittifakın güneydoğu kanadını koruyor" diye konuştu.

Almanya'nın 2025 yılında 55 milyar avroluk hacmiyle Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu belirten Sorg, siyasi ilişkilerin de oldukça yoğun olduğunu söyledi. Mayıs 2025'ten bu yana Şansölye ile Cumhurbaşkanı arasında beş, dışişleri bakanları düzeyinde ise yedi görüşme yapıldığını hatırlatan Büyükelçi, "Bu tablo karşısında Almanya'nın Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki yakınlaşmanın devam etmesini desteklemesi son derece doğal" dedi.

Almanya Birlik Gunu (4)

Güler: Alman hükümeti Türkiye ile ortaklık için çalışıyor

Ailesi Kuzey Ren-Vestfalya'nın maden bölgesine yerleşen Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Serap Güler, "Türkiye ve Almanya her zaman yakın dost olmuştur; dostlar arasında ise açık ve dürüst konuşulur. Elbette bu, her zaman kolay olmadı. Almanya ve Türkiye her konuda hemfikir değil, ancak aynı durum en yakın arkadaşımla benim aramda da geçerli. Asıl önemli olan, bu konular üzerinde birlikte çalışmamızdır" dedi.

İki hükümet arasındaki temas trafiğine dikkati çeken Güler, "Sık sık bir araya geliyoruz. Önem taşıyan tüm meseleleri açıkça ve ayrıntılı bir şekilde ele alıyoruz. Geçtiğimiz mayıs ayında stratejik diyalog kapsamında Berlin'de bir araya geldik. Avrupa güvenliğinden göçe, ticaretten AB-Türkiye ilişkilerine, yatırımdan kültüre kadar her konuyu en ince ayrıntısına kadar görüştük. Alman Federal Hükümeti, Türkiye ile olan bu ortaklığı geliştirmek için var gücüyle çalışıyor" ifadelerini kullandı.

Eyaletlerin ikili ilişkilerdeki ağırlığına işaret eden Güler, "Ancak Almanya sadece federal hükümetten ibaret değil. Yaşadığım eyalet olan Kuzey Ren-Vestfalya'nın nüfusu 18 milyondur ve bu insanların pek çoğunun Türkiye ile yakın bağları vardır. Almanya'nın 16 federal eyaletinden hiçbirinin Türkiye ile bu kadar yakın bağları olmadığına eminim" diye konuştu. Kuzey Ren-Vestfalya'nın da bu ilişkiye emek verdiğini belirten Güler, Wüst'e seslenerek, "Siz, görev süreniz boyunca Türkiye'yi ziyaret etmeyi öncelik haline getiren ilk Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanısınız" dedi.

Almanya Birlik Gunu (5)

Wüst: "Olağanüstü bir misafirperverlik gösterdiler!"

Almanya'da gelecekteki şansölye adayları arasında adı geçen Wüst, Berlin Duvarı'nın yıkıldığı gece Batı Berlin'deki Türk toplumunun da kutlamalara katıldığını anlattı. O dönemde kentte yaşayan yaklaşık 130 bin Türk göçmenin çoğunun duvarın hemen yanı başındaki Wedding ve Kreuzberg semtlerinde oturduğunu hatırlatan Wüst, "Sokakları dolduran kalabalıklara çay ve meyve ikram ettiler. Doğu Almanya'dan gelen insanların ısınabilmeleri için evlerinin kapılarını ve salonlarını açtılar. Arabalarını ortak taksilere dönüştürerek Doğu Berlinlileri ücretsiz olarak Batı Berlin'e götürdüler. Kısacası: Olağanüstü bir misafirperverlik gösterdiler!" dedi.

Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından söylenen "Birbirine ait olan, yeniden bütünleşebilir" sözünü hatırlatan Wüst, "Bu söz, Türk toplumunu da kapsamaktadır. Almanya'nın yeniden birleşmesi, Almanya'daki tüm insanların ortak hikayesidir" diye konuştu. 1961 tarihli İşgücü Anlaşması'nın yıl dönümüne değinen Wüst, "Bu yıl, Kuzey Ren-Vestfalya'nın 80. kuruluş yıl dönümünü ve Türkiye ile imzalanan İşgücü Anlaşması'nın 65. yıl dönümünü kutluyoruz. Bu iki yıl dönümü birbiriyle yakından bağlantılıdır. Eyaletimizin refahını, ülkelerini geride bırakıp Almanya'ya gelen insanların alın terine ve cesaretine de borçluyuz" dedi.

İlk kuşağın yaşadığı zorlukları da hatırlatan Wüst, "Onların pek çoğu Türkiye'den, misafir işçi, öncü ve yanlarında az eşya ama büyük umutlar taşıyan gençler olarak geldiler. Çelik ürettiler, yollar inşa ettiler ve -tıpkı Serap Güler'in babasının yaptığı gibi- ailelerinden uzakta, çoğu zaman zorlu koşullar altında kömür madenlerinde çalıştılar. Bunu hatırlamak önemlidir" diye konuştu.

Göçün eyaletle Türkiye arasında oluşturduğu bağa değinen Wüst, "Ne büyük bir şans ki, onların pek çoğu Almanya'da kaldı ve Kuzey Ren-Vestfalya'yı kendilerine yurt edindi. Bugün Almanya'da ve Avrupa'da Türkiye ile Kuzey Ren-Vestfalya kadar güçlü bağlara sahip başka bir bölge yoktur. Yaklaşık bir milyon Türkiye kökenli insan burada yaşıyor!" ifadelerini kullandı. Bu insanların pek çoğunun iki ülke arasında köprüler kurduğunu belirten Wüst, Kuzey Ren-Vestfalya ile Türkiye'nin yakın ortaklar olduğunu vurguladı.

Yeni yasama yılı öncesi Özgür Özel'den Meclis mesajı
Yeni yasama yılı öncesi Özgür Özel'den Meclis mesajı
İçeriği Görüntüle

Almanya Birlik Gunu (6)

Kacır: Daha derin sanayi ve teknoloji iş birliği

Türk-Alman ilişkilerinin köklerinin 1763'e uzandığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk girişimcilerin Almanya'daki yatırımlarıyla ortaklığın çift yönlü işlediğini ifade etti. Gelecek döneme ilişkin beklentisini anlatan Kacır, "Türkiye-Almanya ekonomik ilişkilerinin bundan sonraki döneminin daha derin bir sanayi ve teknoloji iş birliği ile şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz. Böyle bir ortaklık, yatırım, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme için yeni fırsatlar yaratarak her iki ülkenin de yararına olacaktır. Türkiye'nin giderek gelişen sanayi ve teknoloji kapasitesi, yakın iş birliği için sağlam bir temel oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Ekonomik ilişkinin insan boyutuna da işaret eden Kacır, "Türk ve Alman şirketleri onlarca yıldır birlikte çalışma deneyimine sahipken araştırma ve inovasyon topluluklarımız da birbirleriyle yakından bağlantılıdır. Almanya'daki Türk toplumunun bilim, spor, sanat, siyaset ve iş dünyası gibi çeşitli alanlardaki başarıları bizim için bir gurur kaynağıdır ve gelecekteki iş birliğimiz için önemli bir ivme sağlamaktadır" dedi.

Almanya Birlik Gunu (2)

"Made in Europe" girişiminde Türkiye'nin yeri

Avrupa'nın sanayi politikalarındaki yeni döneme ilişkin Ankara'nın beklentisini de aktaran Kacır, "AB üyeliğine aday bir ülke olarak Türkiye, geleceğini Avrupa'nın barış ve refahıyla sıkı sıkıya bağlı görmektedir. Türkiye'nin Avrupa sanayisindeki konumu, AB ile olan Gümrük Birliği'mizle güvence altına alınmıştır. Bu çerçeve, otuz yıldır şirketlerimizin entegre üretim ağları kurmasını, sınır ötesi yatırımlar yapmasını ve küresel pazarlarda birlikte rekabet etmesini sağlamıştır. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaşması, bu ekonomik entegrasyonun derinliğini yansıtmaktadır. 'Made in Europe' (Avrupa'da üretilmiştir) girişiminin, Gümrük Birliği'ni ve Türkiye'nin Avrupa değer zincirlerindeki rolünü tam anlamıyla yansıtması gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Üretim ağlarının kesintiye uğraması riskine değinen Kacır, "Türk üreticiler Alman sanayisi için vazgeçilmez ortaklardır, Türkiye'deki Alman yatırımları ise bu ağların ayrılmaz bir parçasını oluşturmaktadır. Dolayısıyla, Türkiye'de üretimi etkileyecek her türlü engel, Alman iş dünyası ve ortak rekabet gücümüz üzerinde sonuçlar doğuracaktır. Yerleşik tedarik zincirlerini sekteye uğratacak bir yaklaşım, her iki taraftaki üreticileri ve tedarikçileri etkileyecektir. Bu nedenle iş dünyamızın, kurdukları üretim ağlarının engellere takılmadan işlemeye devam edeceğine dair güvenceye ihtiyacı vardır" diye konuştu.

Muhabir: M. Ferhat Yüksel