YENİ Parti milletvekilleri İbrahim Arslan ve Cemal Enginyurt, bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne mevcut haliyle "hayır" oyu vereceklerini açıkladı.
Enginyurt: "Hayırda hayır var"
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, terörün sona ermesi ve toplumsal barışın sağlanmasına karşı olmadıklarını belirterek teklifin içeriğine tepki gösterdi.
Enginyurt, "Barışı istemeyen yok. Kardeşlik hukuku tamam. Lakin demokrasi yok ediliyor. Muhalefete siyaset yok, tutuklamalara devam. Teröristlere siyaset yolu açılıyor" ifadelerini kullandı.
Milletvekillerinin Meclis'teki konuşmaları nedeniyle soruşturmalarla karşı karşıya kaldığını savunan Enginyurt, "Buna Terörsüz Türkiye denmez. Teröriste plaket verme denir. Hayırda hayır var" dedi.
Arslan: "Çerçeve yasaya hayır diyorum"
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da yaptığı açıklamada, silahların susması, terörün sona ermesi, kardeşliğin güçlenmesi ve kalıcı toplumsal barışın sağlanmasının ortak hedef olması gerektiğini belirtti.
Arslan, asıl tartışmanın hedefte değil, bu hedefe hangi hukuk, demokrasi ve siyasal anlayışla ulaşılacağında olduğunu söyledi.
"Herhangi bir kesimin hak ve özgürlüklerinin genişletilmesine değil; hukukun, demokrasinin ve özgürlüklerin herkes için eşit ve eksiksiz uygulanmamasına itiraz ediyorum" diyen Arslan, teklifin mevcut haliyle kabul edilmesine karşı çıktı.
"Önce Anayasa, önce hukuk"
Arslan, açıklamasında süreç kapsamında hazırlanan Komisyon raporunun hukuk devleti, millet egemenliği, kuvvetler ayrılığı, temel hak ve özgürlükler ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması yönündeki vurgularına dikkat çekti.
Bu ilkelerin yeni olmadığını ve Anayasa'nın gereği olduğunu belirten Arslan, son iki yılda bunun tersinin yaşandığını savundu.
Arslan, Anayasa ve bağlayıcı yargı kararlarının yok sayıldığını, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının aşındırıldığını öne sürerek, seçilmişlere yönelik tutuklamalar, kayyım uygulamaları ve muhalefete yönelik operasyonların seçme ve seçilme hakkı ile ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını ifade etti.
"Toplumsal barış, siyasal hesapların aracı olamaz"
İbrahim Arslan, iktidarın önümüzdeki dönemin siyasi denklemini bugünden kurmaya çalıştığını ileri sürerek, Anayasa, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Meclis çoğunluğunun bu hesabın parçaları olduğunu savundu.
Arslan, "Toplumsal barış gibi tarihsel bir mesele, iktidarın ömrünü uzatacak bir siyasal mühendisliğin aracına dönüştürülemez" dedi.
"Bir kesime uzatılan el, diğer kesime yöneltilen hukuk sopasıyla aynı anda var olamaz" ifadelerini kullanan Arslan, toplumsal barışın siyasi hesaplardan bağımsız ele alınması gerektiğini belirtti.
Arslan: "Demokrasi bölünemez"
Arslan, açıklamasının sonunda demokrasi ve hukuk vurgusu yaparak, "Demokrasi bölünemez. Hukuk seçici uygulanamaz. Milli irade, iktidarın işine geldiğinde hatırlanamaz" ifadelerini kullandı.
Toplumsal barışın yolunun siyasal mühendislikten değil; uygulanan Anayasa'dan, hukuk devletinden, özgürlükten, eşit yurttaşlıktan ve millet iradesinden geçtiğini savunan Arslan, "Bu gerekçelerle, mevcut haliyle Çerçeve Yasaya hayır diyorum" dedi.





