Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Ankara Kent Konseyi (AKK) Engelli Meclisi ve MKE Ankaragücü Spor Kulübü iş birliğiyle 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında düzenlenen “Yerelde Erişilebilirlik Sorunları ve Çözümleri” programı, Ankara Kent Konseyi’nde gerçekleşti.
Ankara’nın herkes için erişilebilir bir kent olması hedefiyle düzenlenen etkinlikte, uzmanlar, engelli bireyler ve ilgili kurum temsilcileri bir araya gelerek yerel ölçekte erişilebilirliğin geliştirilmesine yönelik çözüm önerilerini paylaştı.

ABB’nin erişilebilirlik çalışmalarının ele alındığı panelde, kent içi ulaşım düzenlemeleri, kamusal mekânlara giriş imkânları, spor alanlarının kullanım koşulları, sosyal hayata katılımı zorlaştıran engeller ve yerel yönetimlerin sorumlulukları incelendi. Engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları zorluklar sahadan örneklerle aktarılırken, şehir genelinde erişilebilirliği artırmaya yönelik uygulanabilir adımlar tartışıldı.

“Engelliler, fiziksel ve psikolojik birçok sorunla mücadele etmek zorunda”
Etkinliğin ilk konuşmacısı AKK Engelli Meclisi Dönem Başkanı Ümit Zafer Nekiş oldu. Engelli Meclisi’nin farklı engel gruplarını bir araya getiren önemli bir yapı haline geldiğini belirten Nekiş, 2019’dan bu yana yürütülen çalışmalara dikkat çekti.
Nekiş, engelli bireylerin günlük hayatta maruz kaldığı fiziksel, toplumsal ve psikolojik sorunların çeşitliliğini hatırlatarak, bu deneyimlerin panelde doğrudan kendi sahipleri tarafından aktarılacağını söyledi. Kent yaşamında ulaşımda karşılaşılan uyarıcı tavırlardan, kamusal alanlarda uygun düzenlemelerin bulunmamasına kadar pek çok sorunun çözüm beklediğini dile getirdi.
ABB Başkanı Mansur Yavaş döneminde kurulan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın, Engelli Meclisi’nin tavsiye kararıyla hayata geçmiş olmasını “önemli bir kazanım” olarak nitelendirdi.
Nekiş, “Engelli bireyler aktif yaşamın içerisine dahil olurken, okula, işe giderken hem fiziksel hem toplumsal hem de psikolojik yüzlerce sorunla mücadele etmek zorundalar. Kendilerine acıyarak bakan gözlerden kaçabilme çabasından otobüse bindiğinde kendilerini azarlayan şoföre derdini anlatma çabasına; pikniğe gittiğinde tekerlekli sandalyesini yanaştıracak bank bulamamanın yaşattığı yalnızlık duygusundan engelli maaşını çekerken boyuna uygun ATM bulamamasına kadar yüzlerce, binlerce sorun var” sözlerini aktardı.

“Bugün kutlanacak değil, farkındalık yaratılacak bir gün”
AKK Engelli Meclisi Başkanı Yıldıray Çınar, konuşmasında 3 Aralık’ın kutlama değil, farkındalık sağlama günü olduğunun altını çizdi. Türkiye’de yaklaşık 9,5 milyon engelli bireyin bulunduğunu hatırlatan Çınar, Engelli Meclisi’nin 17 sivil toplum kuruluşunu bir araya getiren güçlü bir bileşen olduğunu vurguladı.
Çınar, engelli bireylerin temel gereksinimlerini karşılayamamalarının en büyük sorunlardan biri olduğunu söyleyerek, özellikle elektronik hizmetlere erişim, mühendislik ve mimarlık fakültelerinde engelli bireylerin ihtiyaçlarına dair kürsülerin bulunmaması gibi yapısal eksiklikleri dile getirdi. Ankara’nın erişilebilir bir kent olması için birlikte çalışma çağrısı yaptı.
Çınar, “Bizim en büyük sıkıntımız öz gereksinimlerimizi yerine getirememek. Ailemize muhtaç kalıyoruz. Kentte, günlük yaşamda en gerek duyduğumuz şey, elektronik çözümler. Mimarlık, mühendislik fakültelerinde bizim kürsümüz yok. Beraber çalışarak Ankara’yı erişilebilir hale getirmek istiyoruz” dedi.

“Erişilebilirlik, azınlık talebi değil demokrasi meselesidir”
Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Sinem Ersoy, konuşmasında 3 Aralık’ın hakların ve eşit yurttaşlığın sorgulandığı bir gün olduğunu söyledi. Erişilebilirliğin yalnızca kaldırımlardan ya da rampalardan ibaret olmadığını belirten Ersoy, otobüse binememek, okula ulaşamamak, kültür-sanat etkinliklerine katılamamak gibi görünmez engellerin de eşit yurttaşlık hakkının ihlali olduğuna dikkat çekti. Ankara’da engelli bireyler ve aileleriyle birlikte yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığını hatırlatarak, erişilebilirliğin “azınlık talebi değil, demokrasi meselesi” olduğunu vurguladı.
Ersoy, “Erişilebilirlik bir lütuf değil, haktır. Engelsiz Ankara bir hayal değil, ortak görevimizdir” diyerek üç başlığa işaret etti. İlk olarak, erişimin fiziksel mekânların ötesine geçmesi gerektiğini söyleyen Ersoy, eğitimden sağlığa, istihdamdan spora kadar tüm alanlar herkes için erişilebilir olmadıkça görevin tamamlanmış sayılmayacağını ifade etti. İkinci olarak, erişilebilirliğin masa başında değil hayatın içinde planlanması gerektiğini belirterek, “Bizimle ilgili hiçbir kararı bizsiz almayın” çağrısını yineledi. Üçüncü olarak ise Engelsiz Ankara’nın ancak merkezi idare, yerel yönetimler, sivil toplum, üniversiteler ve özel sektörün ortak çalışmasıyla mümkün olacağını söyledi.
Kent Konseyi’nin önümüzdeki dönemde yereldeki erişilebilirlik sorunlarını tespit ederek çözüm önerilerini ilgili kurumlarla paylaşacağını, engelli bireylerin deneyimlerini merkeze alan toplantılar düzenleyeceğini ve süreci şeffaf biçimde kamuoyuna aktaracağını belirten Ersoy, “Bir şehirde bir kişi bile toplu taşımaya binemediği ya da parka gidemediği için evde kalıyorsa o kentin erişilebilirlik karnesi zayıftır” dedi. Engelsiz Ankara hedefi doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Ersoy, panelin somut adımların başlangıcına dönüşmesini diledi.

“Engellilere hayatın her alanında fırsat eşitliği sağlamak boynumuzun borcudur”
MKE Ankaragücü Spor Kulübü Başkanı Nuri Muhammet Yaman da sporun herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurguladı. Ankaragücü’nün yalnızca bir spor kulübü değil, aynı zamanda Ankara’nın en önemli sivil toplum bileşenlerinden biri olduğunu söyleyen Yaman, engelli bireylerin sporda, sanatta ve sosyal yaşamda fırsat eşitliğine erişmesinin sorumlulukları olduğunu ifade etti.
Yaman, “Engellilerin yaşamını kolaylaştırmak, onlara sporda, sanatta her alanda fırsat eşitliği sağlamak boynumuzun borcudur” dedi.

“Yereldeki çalışmalar sürdürülebilir olmalı”
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarının Araştırma Komisyonu Üyesi Aylin Yaman ise Türkiye’nin 2009’da taraf olduğu Engelli Hakları Sözleşmesi kapsamında atılması gereken adımlara değindi.
Yaman, Ankara’nın erişilebilirlik alanında örnek bir şehir olmasının önemli olduğunu belirterek, yerelde yapılan çalışmaların sürdürülebilirliğine işaret etti. Ulaşım ve sağlık hizmetlerinin engelli bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Yaman, özellikle EGO Genel Müdürlüğü’nün bu alandaki sorumluluğuna dikkat çekti.
Yaman, “Ulaşım problemi ve sağlık hizmetlerine erişim engelliler için en önemli konulardan. Tüm sorunların çözümü için merkezi yönetimden destek olmadığı sürece yerel yönetimlerin çalışmaları da sınırlı kalıyor. Bunun için hep birlikte çalışmalı ve sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz” sözlerini aktardı.

“Sürdürülebilir çözüm sistemi için merkeziyetçi bir yapı kurulmalı”
Son konuşmayı ABB Başkanı Mansur Yavaş yaptı. Yavaş, 3 Aralık gibi özel günlerde engellilerin sorunlarının gündeme geldiğini ancak yıl boyunca sürdürülebilir bir takip mekanizması kurulmadığını söyledi.
Engellilere yönelik hizmetlerde kurumlar arası görev dağılımındaki belirsizliklere dikkat çeken Yavaş, “Bir engellinin ev temizliğinden kim sorumlu? Büyükşehir mi, ilçe belediyesi mi, Aile Bakanlığı mı? Bu net değil” dedi.
Bu nedenle engelli bireylere ilişkin bilgilerin tek bir merkezde toplanması gerektiğini belirten Yavaş, çıkarılacak bir kararnameyle il ve ilçelerden tüm bilgilerin merkezi bir yapıda bir araya getirilebileceğini ifade etti. ABB’nin engelliler için sesli komut sistemleri, yürüyen merdivenler ve asansörler gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğünü de aktardı.






