CHP Grup Başkanı Özgür Özel, yerel seçimlerin ardından Zonguldak’a gelerek esnaf ziyareti gerçekleştirdi ve vatandaşlarla buluştu. Gazipaşa Caddesi'ndeki temaslarının ardından düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinginde konuşan Özel, kentin sosyo-ekonomik göstergeleri, maden sektörü, emekli maaşları ve güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

E35Fccdb 3A5C 4D82 85D1 D1C40Ae7F575 W

"Emeğin başkentinde olmaktan memnuniyet duyuyorum"

Konuşmasının başında yerel seçim sonuçlarına değinen ve kent sakinlerine teşekkür eden Özel, şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan'dan Pakistan'a yatırım çağrısı: "İş insanlarını teşvik ediyoruz"
Erdoğan'dan Pakistan'a yatırım çağrısı: "İş insanlarını teşvik ediyoruz"
İçeriği Görüntüle

"Hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bugün bir kez daha emeğin başkentinde olmaktan, bir kez daha Zonguldak’ta olmaktan, emeğin başkentinde olmaktan, karaelmas diyarında olmaktan, Kıbrıs Fatihi Ecevit’in canı Zonguldak’ta olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum."

Yerel seçimlerden önce Belediye Başkanı Tahsin Erdem'i Zonguldaklılara emanet ettiklerini belirten Özel, 31 Mart seçimlerinde Zonguldak Belediyesi ile birlikte 6 ilçe ve 6 belde olmak üzere toplam 12 belediyeyi CHP'nin kazandığını hatırlattı. Vatandaşların yaşadığı öfke ve hayal kırıklığını anladığını ifade eden Özel, bu enerjinin kötü sözlere değil, iktidarı değiştirme kararlılığına yöneltilmesi gerektiğini savundu.

"Zonguldak her geçen gün biraz daha zayıflıyor"

Zonguldak'ın demografik ve endüstriyel durumuna dikkat çeken Özel, AK Parti iktidara geldiğinde 620 bin olan kent nüfusunun 560 bine gerilediğini, Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) bağlı 4 müesseseden 2'sinin iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri alınmadığı gerekçesiyle kapalı olduğunu söyledi. Büyük Madenci Yürüyüşü'nü başlatan işletmelerdeki işçi sayısının da 16 binden 8 bine düştüğünü ifade eden Özel, ekonomik verilere dair şu tespitlerde bulundu:

"Şehir küçülüyor, AVM’ler kapanıyor, şehri şehir yapan dükkanlar kapanıyor. Şehrin emeklisinin sayısı çalışanının sayısının üstüne geçmiş. Ortalama emekli maaşı 23 bin lira. En düşük emekli maaşı 20 bin lira. Verildiği günden beri 3 bin 500 lira erimiş. Şimdi emekliye düzenleme, kanun teklifi sadece enflasyon kadar. Yani Ocak’ta verdikleri kendi erittiklerini veriyorlar. Hep erimeye devam edecek altı ay boyunca daha. Bugün beş tane emekli bir araya gelse yoksulluk sınırının üstüne çıkamıyor düşünün. Eskiden emekliler 1,5 asgari ücret alırken, eskiden bir emekli maaşı, en düşük emekli maaşı 8 çeyrek alırken şimdi beş emekli bir araya geliyor, yoksulluk sınırının üstüne çıkamıyor. Memlekette asgari ücretli; yoksulluğun, açlık sınırının altında. Emekliler açlık sınırının altında. Madenciler yoksulluk sınırının altındalar. Zonguldak her geçen gün biraz daha zayıflıyor, biraz daha yıpranıyor. Verilen sözleri tutan yok. Zonguldak’ta iyiye giden tek şey belediyenin yaptığı ve sizin de takdir ettiğiniz işler. Onun dışında Zonguldak’a dönüp de bakan yok."

"Kaptan fırtınada lazım"

Son genel seçimin kaybedilmesinin ardından parti içinde yaşanan tartışmalara ve kurultay sürecine değinen Özel, değişim ekibinin delegeleri ve tabanı ikna ederek yola çıktığını belirtti. Siyasette marifetin gemiyi sadece korunaklı bir alanda tutmak olmadığını ifade eden Özel, şunları kaydetti:

"Biliyorsunuz biz son girdiğimiz genel seçimi kazanmamız gereken genel seçimi, avucumuzun içindeki genel seçimi kendi hatalarımızla, hiç millete kabahat bulmayalım kaybettik. Sonra büyük bir üzüntü yaşadık hep beraber. Sokağa çıkamaz olduk. Ayağa kalkamaz olduk. Birbirimizin yüzüne bakamaz olduk. O sırada ne deniyordu? ‘Efendim olsun, devam edelim, güvenli limana gidelim.’ Yahu siyasette ‘gemi’ dediğin şey eğer bir parti bir gemi ise, siyasette marifet gemiyi limana çekmek değil; gemiyi menzile ulaştırmak, hedefe ulaştırmak, iktidara götürmek. Kaptan limanda lazım değil; kaptan fırtınada lazım, rüzgârda lazım, okyanusları geçmek için lazım kaptan."

Bülent Ecevit dönemindeki seçim başarılarını hedef aldıklarını belirten Özel, partiyi birinci yapamamaları halinde görevleri bırakacakları iddiasıyla girdikleri 31 Mart seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 65'lik bir coğrafi alanda başarı kazandıklarını ve 47 yıl sonra CHP'yi yeniden birinci parti konumuna getirdiklerini ifade etti.

"Bu darbeye milletimizle birlikte direneceğiz"

Seçim sonuçlarının ardından parti kurullarına ve belediyelere yönelik operasyonlar ile davalar açıldığını öne süren Özel, yürütülen hukuki süreçleri şu sözlerle eleştirdi:

"Seçimdeki zaferin sahipleri iktidar yürüyüşünü başlatırken bundan rahatsızlık duyan Erdoğan şunun farkındaydı. ‘Bizi kurduğumuz günden beri yenemediler. Partide bizi yenmeye bir inanç, bir kararlılık yoktu. Ne zaman bu değişim ekibi çıktı, ne zaman kararlılığını ortaya koydu, ne zaman hedefi belirledi, AK Parti kurulduğu günden beri ilk kez yenildi. Ve bu değişim ekibi, böyle kalırsa ve anketlere bakıyorlar, Türkiye’nin birinci partisi, Cumhuriyet Halk Partisi. Türkiye’ye bakıyorlar, Türkiye’nin birinci Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi. ‘Bunları buradan indirmemiz lazım’ dediler. İçinde bulunduğumuz durum, 19 Mart’taki darbe ile Ekrem Başkan’ın gözaltına alınmasıyla, 18 Mart’taki diplomasının iptal edilmesiyle, 23 Mart’taki, ön seçimin yapılacağı gün tutuklama yapılmasıyla, bütün belediyelerimize yapılan operasyonlarla, partimize açılan davalarla beraber yapılan iş Erdoğan’ın kendini yenecek ekibe darbe yapmasıdır. Bu sefer darbeyi general üniformalarıyla değil, savcıların, hakimlerin cübbeleri ile yapmaya kalktılar. Bu darbe, Türkiye’de görev yapan, yargının bağımsızlığına inanan, kuvvetler aylığına inanan tüm savcı ve hakimleri saygıyla selamlarken, AK Parti yargı kollarının yaptığı bu darbeye milletimizle birlikte sonuna kadar direnme kararlılığındayız."

"Bu yürüyüş, yeniyi kuran bir yürüyüşür"

Mevcut iktidarın 24 yıllık süreçte yıprandığını, liyakat yerine adam kayırmanın öne çıktığını ve gençlerin gelecek ümitlerinin kuruduğunu savunan Özel, CHP binasına yönelik adli operasyonlara atıfta bulunarak meydanlarda fiziki ve hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti:

"Buradan, Zonguldak’tan, emeğin başkentinden, Ecevit’in şehrinden Türkiye’ye söylüyorum. Ne zaman ki butlan kararından sonra polisimizi, Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet Halk Partisi’ne soktular, partiyi tarumar ettiler, partiden seçilmişleri attılar, atanmışlara partiyi teslim ettiler; o gün biz o binadan çıktık ve eskimiş bir siyaseti gerimizde bıraktık. Yağmurun, dolunun altında adım adım, 100’ler bin oldu, binler 10 binler oldu, Meclisimize doğru yürüdük. Bu yürüyüş, yeni bir yürüyüştür. Bu, yeniyi kuran bir yürüyüşür. Bu yenilik; emeklilerin yeni yolu, yeni yürüyüşüdür. Emekçilerin yeni yürüyüşüdür. Yoksulluktan kurtulmak isteyenlerin yürüyüşüdür. Artık canına tak eden çiftçilerin, köylülerin yeni yürüyüşüdür."

Büyük seçim otobüsleri ya da binalar yerine halkın içinde çalışarak başarı elde ettiklerini söyleyen Özel, miting meydanındaki fiziksel şartlara değinerek, "Geçen geldiğimde partimizin otobüsünün üstünde Madenci Anıtı’nda hepinize seslenmiştim, göz göze. Şimdi de göz gözeyiz. Bu sefer altımızda bir kuvvetli sesli araç yok. Ne var altımızda? Altımızda işte bu bank var, bank. Bu bank bize yeter, bu bank bize yeter. Binaları, araçları, güçlü seçim otobüsleri olup da sokağa adım atamamak yerine; sokakta, Zonguldak’ta milletle yürümek, bankın üstünden konuşmak iktidarı işaret eder. Size söz veriyorum, bundan sonra bu işin geriye dönüşü yoktur. Bu iş iktidara varmadan, menzile ulaşmış saymaz kendini. Bu geminin kaptanı, bu geminin içindeki bütün emekçileri iktidar yolculuğundadır. Bu gemiyi güvenli bir limana çekmek değil; bu gemiyi menzile ulaştırmak, iktidara taşımak boynumuzun borcudur" dedi.

"Sizin iktidarınızı kuracağız"

Gelecek dönem planlamalarında ev hanımlarına ve gençlere yönelik projelerinin hazır olduğunu belirten Özel, konuşmasını şu vaatlerle tamamladı:

"Bundan sonraki süreçte, ev hanımlarının umudu, iktidarımızdır. Çünkü iktidarımızda iş veremediğimiz, hayatın içine katamadığımız, evde oturan her kadının sosyal güvenlik primi devlet tarafından ödenecek, iktidarımızda ev hanımları kimseye muhtaç olmadan sosyal güvenceye sahip olacaklar. İktidarımız, gençlerin ümididir. Dört gençten üçü ‘Yurt dışına gitmek isterim’ derken şimdi gençlerin Türkiye’de bir hayal kurduğu Türkiye’de bir gelecek tasarladığı, Türkiye’nin gençler için yasaksız, dünya ülkelerinin, Avrupa’nın vizesiz olduğu yarınlar için bu yürüyüşümüz gençlerin iktidara yürüyüşüdür. Ve bütün emeklerimize, bütün emekçilerimize emeğin ve emekçinin, emeklinin kentinden andolsun ki; geçmiş günlerde 8 çeyrek altın alan emekli maaşının 2 çeyrek altına düştüğü, 7 çeyrek alan asgari ücretin 3 çeyrek bile alamadığı ve orta direğin yoksullaştığı, bütün emeklilerin fakirleştiriildiği bu düzeni, AK Parti’nin kara düzenini alaşağı edeceğiz, sizin iktidarınızı kuracağız. Söz veriyoruz size."

Kaynak: Anka Haber Ajansı