06 Mayıs 2019, Berlin’de hakimler var

Ergun MENGİ

Dr. (E) Tuğamiral Ergun MENGİ

Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam’dan geçerken bir arazi beğenir ve “Bana şuraya bir saray yapın” buyruğunda bulunur. Ertesi gün görevliler arazinin içindeki yeldeğirmeninin kapısını çalarlar ve sahibine, Kral burayı çok beğendi, saray yapacak burayı kaça satarsın? Sahibi “Satmıyorum ki ne parası? Diye cevap verir. Durum Kral’a anlatılır ve Kralın isteği üzerine değirmenci Kral’ın karşısına getirilir. II. Frederick: Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben bedelini ödeyip satın almak istiyorum orayı. Kaç para? Değirmenci, gayet sakin, yanlış anlamadım, adamlarınız da söyledi. Ama benim adım Sans Souci, burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Onun için satmıyorum! Kral her ne kadar fazla para teklif etse ve en sonunda “senin tapulu mülkün de olsa, burayı zorla alacağım. Bakalım o zaman ne yapacaksın?” deyince, değirmenci başını kaldırır ve Kral’a “Sen kralsın ama Berlin’ de hakimler var” cevabını verir.
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiç kimse adaletin üstüne çıkamaz. Adaletin üstünde oturamaz.
II. Frederick, bunun üzerine sarayını yeldeğirmenin hemen altındaki tepeye yaptırır ve adını
Sans Souci Sarayı koyar. Kral ve değirmenci adalet sayesinde komşu olurlar. II. Frederick ileride der ki; “Adalet her sabah bana sıcak ekmek kokusuyla gelirdi.”
06 Mayıs 2019, onbir hâkimden oluşan Yüksek Seçim Kurulu (YSK); temyiz edilemeyen, şikâyet edilemeyen karar hakkını kullandı ve sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Seçimlerini sandık kurullarındaki hatalar nedeniyle 4’de karşı 7 oyla yenilenmesine karar verdi. Bu nasıl adalet ki, bu yüksek hakimlerden dördü sandık kurulları ve seçimler hukuka uygun derken, yedisi hukuka aykırı diyebiliyor. Bu nasıl adalet ki aynı seçmen zarfından dört pusula çıkıyor ve YSK sadece biri hileli diyebiliyor. Hukukta adalet için karar verirken; olayın yapılageliş şekli, sanıkların niyeti, sanıkların etkisi, örf adetler, benzer olaylarda alınan eski kararlar (içtihatlar) dikkate alınır, ondan sonra kanun ve en sonunda da hâkimin vicdanı etkili olur. Adalet elden giderse devlet saygınlığını, insanlar bırakın adalete birbirine güvenini kaybeder. Böyle günler yaşıyoruz.