Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından düzenlenen “2025 Türk Diline Hizmet Ödülleri Töreni”, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen törende, Türkçeye farklı alanlarda uzun soluklu katkılar sunan isimler ödüllendirildi. Türkiye’den ve yurt dışından bilim insanlarının yanı sıra yayıncılık alanında Türkçenin doğru, anlaşılır ve estetik biçimde topluma aktarılmasına emek veren kurum ve kişiler de “2025 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülü”ne layık görüldü. Bu yıl ödül alan isimler arasında, dili estetik ve duru bir anlatımla topluma aktaran çalışmaları nedeniyle TRT Başspikeri ve gazetemiz yazarı Şener Mete de yer aldı.
Türkçeyi yalnızca bir anlatım aracı değil, aynı zamanda bir bilinç ve sorumluluk alanı olarak gören Mete, spikerlikten yayıncılığa, sözlük çalışmalarından eğitim faaliyetlerine uzanan çok yönlü emeğiyle Türkçenin doğru konuşulması ve anlaşılması için yıllardır sahada çalışıyor. Aynı törende Mete ile birlikte TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu, Prof. Dr. Aydın Köksal, Prof. Dr. Ergin Jable, Prof. Dr. Henryk Jankowski, Prof. Dr. Bülent Sankur ve Prof. Dr. Hacı Ömer Karpuz da ödüle değer görülen isimler arasında yer aldı.

Türkçenin yazı dili kadar konuşma dili olarak da doğru ve özenli kullanılmasının önemine dikkat çeken Şener Mete, ödülün yalnızca bireysel bir başarıyı değil, yıllara yayılan kolektif bir emeği temsil ettiğini vurguladı. Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda yürütülen kelime programlarından, Türk Dil Kurumu bünyesindeki çalıştaylara; telaffuz sözlüklerinden yayıncılar ve öğretmenlere yönelik gönüllü eğitimlere kadar uzanan bu yolculuk, Mete’nin “Türkçeye hizmet” anlayışının da somut bir karşılığı olarak öne çıkarken Mete ile, aldığı ödülün anlamını ve dili geleceğe taşıma sorumluluğunu konuştuk.
Şener Mete: “Bu ödül Türkçeye verilen emeğin karşılığıdır”
Ödülün kendisi açısından taşıdığı anlamı anlatan Şener Mete, bunun bireysel bir başarı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu ödül, Türkçeye yıllar boyunca verilen emeğin karşılığıdır. Ödül alan isimlere baktığınızda, her birinin Türkçeye farklı alanlardan katkı sunduğunu görüyorsunuz” dedi.
“Dil iki ayaklıdır; yazı kadar konuşma dili de önemlidir”
Türkçenin yalnızca yazılan değil, konuşulan bir dil olduğuna dikkat çeken Mete, dilin bu iki yönünün birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, “Dil iki ayaklıdır; biri yazı dili, diğeri konuşma dilidir. Bugüne kadar daha çok yazı dili üzerinde duruldu. Oysa yazılan her şey, eninde sonunda konuşularak hayata geçer” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda Türkçe vurgusu
TRT Türkiye’nin Sesi Radyosu’nda yürütülen çalışmalara da değinen Mete, yaklaşık bir yıldır hafta içi her gün yayımlanan ‘Türk Dil Kurumu Sunar’ programına işaret ederek, “Bu programda şimdiye kadar yaklaşık 250 kelimeyi ele aldık. Kelimeleri sadece sözlük anlamlarıyla değil, kullanım bağlamlarıyla anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Sözlük ve kılavuz çalışmalarında aktif rol: "Türkçeyi yaşatan esas unsur, gündelik hayatta nasıl konuşulduğudur”
Türk Dil Kurumu bünyesinde yürütülen sözlük ve kılavuz çalışmalarında görev aldığını hatırlatan Mete, 11. baskı Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu hazırlık sürecine ilişkin olarak, “Bu çalışmalarda özellikle konuşma dilini merkeze almaya çalıştım. Çünkü Türkçeyi yaşatan esas unsur, gündelik hayatta nasıl konuşulduğudur” dedi.
Yayıncılık alanındaki birikimini kalıcı hale getirdiği kitabına da değinen Mete, “1977 yılında TRT’ye başladım. Aldığım eğitimler, sahada edindiğim deneyimler ve 43 yıllık meslek hayatım boyunca karşıma çıkan kavramları ‘Mikrofonla İletişim ve Medya’ kitabında bir araya getirdim” ifadelerini kullandı.

Telaffuz sözlükleriyle konuşma diline katkı
Telaffuz konusunun Türkçede önemli bir sorun alanı olduğuna dikkat çeken Mete, bu eksikliği gidermek amacıyla yaptığı çalışmaları anlatarak, “Osmanlı Türkçesinden ve farklı dillerden geçen kelimeler zamanla yanlış okunabiliyor. Bu karışıklıkları önlemek için doğru telaffuzu esas alan sözlükler hazırladım” dedi.
“Bu işi bir görev değil, sevgiyle yapıyoruz”
TDK bünyesinde yürütülen eğitim ve çalıştay faaliyetlerine de değinen Mete, spikerler ve öğretmenlerle yapılan çalışmalara işaret ederek, “Bu işi bir görev gibi değil, Türkçeye duyulan sevgiyle yapıyoruz. Öğretmenlere yönelik diksiyon eğitimleri de bu anlayışın bir parçası” ifadelerini kullandı.
“İnsan ne kadar Türkçe kelimeyle düşünürse, o kadar Türkçe konuşur”
TDK ile Ankara Üniversitesince, ilki 2024'te gerçekleştirilen ‘Yılın Kelimesi’ uygulamasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Mete, dil ile düşünce arasındaki ilişkiye dikkat çekerek, “İnsan ne kadar Türkçe kelimeyle düşünürse, o kadar Türkçe konuşur. Bu nedenle yılın kelimesinin Türkçe olması çok önemlidir” dedi.
Bu kapsamda, Değerlendirme Kurulu ve halktan gelen önerilerin değerlendirilmesiyle belirlenen 'dijital vicdan, vicdani körlük, çorak, eylemsiz merhamet ve tek tipleşme' olmak üzere 5 kelime/kavramın halk oylamasına açıldığını hatırlatan Mete, oylama sürecinin 28 Aralık 2025'te saat 17.30'da sona ereceğini de ekledi




