Besteci, söz yazarı ve enstrümantalist Sena Seyrek, yaklaşık dört yıl önce piyanoyla hayat bulan ilk teklisi “İmkânsız İhtimaller”i şimdi dinleyiciyle buluşturdu. Bir ayrılık hikâyesinden çok “bir türlü başlayamama” hâlini anlatan şarkı, Seyrek’in yıllar boyunca içinde taşıdığı bir hikâyenin tamamlanma anına dönüşüyor. Seyrek, müzikal yolculuğunun bundan sonraki bölümünde alternatif pop-rock çizgisini elektronik ve daha hareketli sound’larla genişletmeye hazırlanıyor. Dört yıllık bekleyişini ve müziğe attığı ilk adımı 24 Saat’e anlatan Seyrek, “İmkânsız İhtimaller”in kendisi için yalnızca bir şarkı değil, cesaret edip atılmış bir başlangıç olduğunu söylüyor.

Seyrek’in müzikle kurduğu bağ, sekiz yaşında kemanla başladı. Klasik müzik eğitimiyle şekillenen bu yolculuk, bugün besteci ve söz yazarı kimliğiyle kendi sesini aradığı bir hatta ilerliyor. Yüksek lisans eğitimine keman ana dalında devam eden sanatçı, klasik müziğin teknik ve teorik altyapısını alternatif pop-rock dünyasıyla buluşturuyor. “İmkânsız İhtimaller” ise bu yolculuğun yalnızca ilk durağı değil, dört yıl boyunca içinde büyüttüğü, yaşanması ve tamamlanması gereken bir hikâyenin dışarıya açılan hali.

Şarkının yaklaşık dört yıl önce, kendi içine kapandığı bir dönemde piyanoyla buluştuğunu belirten Seyrek, aradan geçen zamanda kendisinde büyük bir değişim olduğunu söylüyor. O zamanki Sena’ya baktığında bugün kararlarının daha fazla arkasında duran, seçim yapmaktan ve aksiyon almaktan daha az korkan bir kadın gördüğünü ifade eden sanatçı, yıllar içinde değişmeyen en temel tarafının ise duygularını yoğun ve içten yaşama biçimi olduğunu dile getiriyor.

“Bu bir ayrılık değil, başlayamama hikâyesi”

“İmkânsız İhtimaller”in çıkış noktasının sanıldığının aksine bir ayrılık olmadığını belirten Seyrek, şarkının temelinde bir türlü başlayamama hâlinin bulunduğunu söylüyor. Kendi hikâyesini dinleyicinin de kendisinden parçalar bulabileceği bir anlatıya dönüştürmek istediğini belirten sanatçı, müziğin insanla kurduğu bağın da burada başladığını düşünüyor.

Dört yıl boyunca şarkıyı yayımlamamasının nedeninin ise henüz anlatının tamamlanmamış olması olduğunu söyleyen Seyrek, bekleme sürecini şarkıyı korumaktan çok kendisiyle ve yaşadıklarıyla yüzleşme dönemi olarak tanımlıyor. Bir şarkının kendisi için ancak onunla yüzleşebildiği ve artık kendisinden bağımsız da var olabildiğini hissettiği zaman tamamlandığını belirten sanatçı şöyle anlatıyor:

"Dört yıl önceyle bugün arasında, hayatın bana kattığı yaşanmışlıklar açısından çok büyük bir fark var. O zamanki Sena’ya baktığımda, bugün kararlarının daha fazla arkasında duran, seçim yapmaktan ve aksiyon almaktan daha az korkan, daha güçlü bir kadın görüyorum. O zaman biraz daha ürkek ve çekingenmişim.

Ama “İmkânsız İhtimaller”i bugün dinlediğimde, o zamanki Sena’dan bana kalan en önemli şeyin duygularımı yaşama biçimim olduğunu düşünüyorum. O zaman da duygularımı çok yoğun ve içten yaşıyordum, bugün de öyleyim. Sanırım bu, değişmeyen en temel tarafım.

Aslında şarkının çıkış noktası bir ayrılık değil, bir türlü başlayamama hikâyesi. Bence hepimiz hayatımız boyunca çok benzer duygular ve durumlar yaşıyoruz; sadece onları hissetme ve yaşama biçimimiz farklı. Duyguların kendisi ise çoğu zaman aynı. Ben de bu yüzden kişisel bir hikâyeyi, herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir anlatıya dönüştürmek istedim. Çünkü müziği de biraz bunun için dinlemiyor muyuz? Kendi hislerimizi başka birinin hikâyesinde bulabilmek ve “ben de bunu hissettim” diyebilmek için.

Bir şarkının benim için tamamlanması, aslında onunla yüzleşebildiğim ve artık bana ait olduğu kadar benden bağımsız da var olabildiğini hissettiğim an. “İmkânsız İhtimaller”i dört yıl önce paylaşmaya hazır değildim çünkü hikâyenin henüz yaşanmamış tarafları vardı. Zamanla yaşanması gerekenler yaşandı, ben o duygulara daha çok yaklaştım ve sonunda onlardan uzaklaşabildim. Bu yüzden dört yıl beklemek şarkıyı korumak değil, onu ve kendimi gerçekten tamamlayabilmekti."

Klasik müzikten alternatif pop-rock’a

Seyrek’in müzikal kimliğinin önemli bir bölümünü oluşturan klasik müzik eğitimi ise üretimlerinde farklı bir işlev kazanıyor. Klasik müziğin disiplinli ve teknik dünyasının kendisine güçlü bir altyapı sunduğunu belirten sanatçı, müzik üretirken bunun karşısında daha çok duygularıyla hareket etmeyi tercih ediyor.

Klasik müzikten aldığı teknik ve teorik birikimin, hissettiklerini müziğe daha özgür biçimde dönüştürmesini sağladığını söyleyen Seyrek, kendi müzisyen kimliğinde kulağına güzel gelen ve içsel olarak iyi hissettiren müziğin peşinden gittiğini anlatarak şunları söylüyor:

"Klasik müzik eğitimi benim için çok disiplinli ve teknik bir dünyanın kapısını açtı. Bazen fazla teknik çalışmaya odaklandığımda müziğin duygusal tarafından uzaklaştığımı hissediyorum. Kendi müzisyen kimliğimde ise bunun tam tersine, daha çok duygularımla hareket etmek; kulağıma güzel gelen ve içsel olarak bana iyi hissettiren müziği üretmek istiyorum. Klasik müzikten aldığım teknik ve teorik altyapının burada bana büyük bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Çünkü müziği bilmek, hissettiğim şeyi daha özgür bir şekilde müziğe dönüştürmemi sağlıyor."

"Çevremde şarkımı gönül rahatlığıyla emanet edebildiğim çok iyi müzisyenler var"

“İmkânsız İhtimaller”in söz ve bestesi Seyrek’e ait. Şarkının prodüksiyon sürecini Ali Fuat Değirmenci ve Canberk Sadullahoğlu yürütürken, miks ve mastering de Değirmenci tarafından gerçekleştirildi. Piyanoda Dengin Ceyhan’ın, gitar ve basta Canberk Sadullahoğlu’nun eşlik ettiği çalışmada keman partisyonlarını ise Seyrek kendisi üstlendi.

Birlikte çalıştığı müzisyenlere şarkısını gönül rahatlığıyla emanet edebilmenin üretim sürecini de zenginleştirdiğini ifade eden sanatçı şunları kaydetti:

"Çevremde şarkımı gönül rahatlığıyla emanet edebildiğim çok iyi müzisyenler var. Dengin zaten müzikal olarak çok güçlü bir yerde ve çok iyi bir piyanist. Canberk ise çok iyi bir gitarist olmasının yanında beste konusunda da oldukça tecrübeli. Bu birikimleri bir araya getirip şarkının üzerine birlikte konuşarak onu geliştirdik. İlk hâliyle son hâli arasında, özellikle canlı enstrüman kayıtları ve son anda değişen bazı çalımlarla, büyük farklar oluştu. Sonuçta ortaya hepimizin katkısıyla, gerçekten çok istediğim gibi bir iş çıktı."

“İlk şarkımın beni gerçekten anlatmasını istedim”

İlk çıkış şarkısı için neden “İmkânsız İhtimaller”i seçtiği sorusunun yanıtı ise Seyrek’in müzikle kurduğu kişisel ilişkiyi ortaya koyuyor. Şarkıyı paylaşmasaydı içinde kalacağını düşündüğünü belirten sanatçı, sektörel açıdan farklı bir tercih yapmış olabileceğini ancak ilk şarkısının kendisini gerçekten anlatmasını istediğini söylüyor.

Türkiye'de müze ziyaretçi sayısı 65 milyonu aştı, üçüncü sırada Ankara yer aldı
Türkiye'de müze ziyaretçi sayısı 65 milyonu aştı, üçüncü sırada Ankara yer aldı
İçeriği Görüntüle

“İmkânsız İhtimaller”in slow ve duygusal yapısının bundan sonraki üretimlerinin tamamını belirlemeyeceğinin de altını çizen Seyrek, üzerinde çalıştıkları yeni parçaların daha hareketli ve elektronik elementlerin yer aldığı alternatif pop-rock çizgisinde olduğunu aktarıyor:

"Benim için müzikte anlatılması gereken tek bir mesele yok. Daha çok yaşadığım ve gerçekten hissettiğim şeyleri yazmayı seviyorum. Yaşamadığım ya da hissetmediğim duygular üzerinden şarkı yazmak bana çok gerçek gelmiyor. Bu yüzden müziğimi mümkün olduğunca gerçek duygularım üzerinden kuruyorum. Bugün başka bir şey hissederim, yarın çok daha farklı bir şey yaşayabilirim ve bunun müziğime de yansımasını isterim. Sanırım Sena Seyrek’in anlatmak istediği temel mesele de tam olarak bu: kendi gerçeğini müzik aracılığıyla anlatmak.

İmkânsız İhtimaller”i paylaşmasaydım, sanırım çok içimde kalırdı. Bu tamamen duygusal ve kişisel bir yerden verdiğim bir karardı. Belki sektörel açıdan en doğru tercih olmayabilir ama ben ilk şarkımın beni gerçekten anlatmasını istedim. Alternatif pop-rock tarzında müzik yapıyorum; ilk şarkım slow ve duygusal bir parça oldu ama bundan sonraki işlerimin de böyle olacağı anlamına gelmiyor. Şu anda üzerinde çalıştığımız parçaların çoğu daha hareketli, elektronik elementlerin de bulunduğu alternatif pop-rock çizgisinde. Ama başlangıcımı “İmkânsız İhtimaller” ile yapmak benim için çok doğru hissettirdi."

“Başlamaktan korkan Sena’nın attığı ilk adım”

Henüz yalnızca bir şarkısı yayımlanan Seyrek, kendisini yolun başında görüyor. Solo çalışmalarının yanı sıra yeni parçalar ürettiği güçlü bir grup kurduğunu belirten sanatçının uzun vadeli hedefleri arasında ise bir EP ya da albüm hazırlamak, dinleyiciyle güçlü bir bağ kurmak ve en büyük hayali olarak tanımladığı sahneye çıkıp şarkılarını canlı söylemek bulunuyor:

"Sanırım benim için en zor olan şey, yıllardır içimde biriktirdiğim bu şarkıları paylaşmaya hazır hale gelmekti. Artık tam tersine, onları dinleyiciyle buluşturmak için çok heyecanlıyım. İnsanların kendi hikâyelerinden bir şeyler bulmasını, şarkılarımı içselleştirmesini ve onlarda bir duygu yaratmasını çok istiyorum. Bundan sonra üreteceğim müzikler konusunda beni en çok heyecanlandıran şeylerden biri de bu.

İmkânsız İhtimaller”deki atmosferi ve hikâyeyi birebir sürdürmek istemiyorum çünkü o şarkı yaşanmış ve tamamlanmış bir döneme ait. Ama müzikal olarak benzerlikler elbette olacak; sonuçta bu benim kendi sesim ve yaratmak istediğim dünya. Bunun yanında müziği takip ederek daha fazla elektronik element kullanmayı, daha hareketli ve daha farklı sound’lara yönelmeyi de istiyorum. Slow şarkılar da olacak, daha hareketli işler de. Dinleyiciyi farklı yerlere götürmek istiyorum.

Aslında daha yolun çok başındayım; henüz yalnızca bir şarkım yayımlandı. Ama şu anda solo çalışmalarımın yanında çok güçlü bir grup da kurduk ve birlikte yeni parçalar üretiyoruz. Uzun vadede bir EP ya da albüm yapmak, dinleyiciyle güçlü bir bağ kurmak ve en büyük hayalim olan sahneye çıkıp şarkılarımı canlı söylemek istiyorum. Birkaç yıl sonra “İmkânsız İhtimaller”e baktığımda ise onu, başlamaktan ve adım atmaktan korkan bir Sena’nın sonunda cesaret edip attığı ilk adım olarak hatırlamak istiyorum. Çünkü benim için başlamak her zaman en zoruydu; bu yüzden bu şarkının bir başlangıç olması benim için çok kıymetli."

Seyrek için “İmkânsız İhtimaller”in gelecekteki anlamı ise şimdiden belli: Şarkı, yalnızca ilk yayımlanan çalışma değil, harekete geçmekten çekinen birinin attığı ilk adım olacak.

Birkaç yıl sonra bu şarkıya baktığında onu “başlamaktan ve adım atmaktan korkan bir Sena’nın sonunda cesaret edip attığı ilk adım” olarak hatırlamak istediğini söyleyen sanatçı, müzikal yolculuğunun başlangıcını da bu nedenle kıymetli buluyor. Çünkü Seyrek’in kendi ifadesiyle, onun için en zor şey her zaman başlamak oldu. Şimdi ise o ilk adım atılmış durumda.

Muhabir: Nur Yıldız