Alzheimer hastalığının ilk belirtileri ortaya çıkmadan yıllar önce beyinde değişikliklerin başlayabildiği belirtiliyor. Uzmanlara göre yaş ve genetik yatkınlık değiştirilemeyen riskler arasında yer alırken; tansiyon, kolesterol, diyabet, işitme kaybı, fiziksel hareketsizlik, sigara, sağlıksız beslenme ve sosyal izolasyon gibi bazı etkenlerin kontrol altına alınması bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlayabiliyor.

Alzheimer2

Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer hastalığının görülme sıklığı da artıyor. Uzmanlar, hastalığın yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Alzheimer'a ilişkin araştırmalar, hastalığın klinik belirtilerinden çok daha önce beyinde biyolojik değişikliklerin başlayabildiğini ortaya koyuyor.

Acıbadem Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer hastalığında ilk belirtilerin ortaya çıkmasından yaklaşık 20 yıl önce beyinde bazı değişikliklerin başlayabildiğini belirtiyor. Tuncer'e göre bu durum, özellikle orta yaş döneminde alınan sağlık kararlarının ilerleyen yaşlardaki beyin sağlığı açısından önemini ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Ne E Tuncer

“Yaklaşık 700 bin Alzheimer hastası var”

Uzmanlar, Türkiye'de yaklaşık 700 bin kişinin Alzheimer hastalığıyla yaşadığını, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde bu sayının 2050'ye kadar önemli ölçüde artabileceğini söylüyor. Beyin hücrelerinin ilerleyici biçimde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer’ın, hastanın yanı sıra ailesini ve bakım veren yakınlarını da etkilediği biliniyor.

Prof. Dr. Tuncer’e göre hastalığın erken döneminde yakın zamanda yaşanan olayları unutma, aynı soruları tekrarlama ve tanıdık kelimeleri hatırlamakta güçlük çekme gibi belirtiler görülebiliyor. İlerleyen dönemlerde ise planlama ve günlük işleri yerine getirme becerilerinde bozulma, zaman ve mekan algısında değişiklikler ve kişilik değişiklikleri ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Tuncer, hastalığın ilerleyici özelliğinin zamanla kişinin bağımsızlığını kaybetmesine, bakım verenlerin ise fiziksel, psikolojik ve ekonomik açıdan ciddi yüklerle karşılaşmasına yol açabildiğini belirtiyor.

Alzheimer Ve Demans Verileri Açıklandı

Alzheimer ve demans verileri açıklandı: Milyonlarca kişi etkileniyor
Alzheimer ve demans verileri açıklandı: Milyonlarca kişi etkileniyor
İçeriği Görüntüle

Hangi faktörler riski artırabiliyor?

Tuncer’in değerlendirmesine göre, Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında fiziksel hareketsizlik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara ve aşırı alkol kullanımı, sosyal izolasyon, yetersiz veya kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme ve işlenmiş gıdaların yoğun tüketimi bulunuyor.

İşitme kaybı, depresyon, kafa travmaları ve hava kirliliğine maruziyet de bilişsel sağlık açısından üzerinde durulan diğer faktörler arasında yer alıyor.

Bu faktörlerin tamamının Alzheimer'a doğrudan neden olduğu anlamına gelmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Neşe Tuncer, özellikle değiştirilebilir risklerin kontrol edilmesinin genel beyin ve damar sağlığı açısından önem taşıdığını vurguluyor. Tuncer, Alzheimer konusunda şu uyarılarda bulunuyor:

Hareketli bir yaşam

Düzenli fiziksel aktivite, beyin sağlığının korunmasında önemli unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Yetişkinler için haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktiviteyi; tempolu yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi egzersizleri öneriliyor.

Dengeli beslenme

Sebze ve meyveler, tam tahıllar, zeytinyağı, balık ve kuruyemişleri öne çıkaran Akdeniz tipi beslenme, hem damar hem de beyin sağlığı açısından önerilen beslenme modelleri arasında bulunuyor. Buna karşılık aşırı şeker, trans yağ ve yoğun işlenmiş gıda tüketiminin sınırlandırılması öneriliyor.

Uykuyu ihmal etmemek

Yeterli ve kaliteli uyku da bilişsel sağlık açısından önem taşıyor. Özellikle uyku apnesi gibi uyku bozukluklarının fark edilmesi ve tedavi edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Beyni aktif tutmak

Okumak, yeni bir dil veya beceri öğrenmek, müzikle ilgilenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak bilişsel rezervin korunmasına katkı sağlayabiliyor. Ancak bu tür aktivitelerin Alzheimer'ı kesin olarak önlediği değil, bilişsel dayanıklılığa katkı sağlayabileceği belirtiliyor.

Sosyal yaşamdan kopmamak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal etkinliklere katılmak ve toplumsal yaşamın içinde olmak da bilişsel sağlık açısından önem taşıyor. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, üzerinde durulan değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer alıyor.

Alzheimer3

Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini takip etmek

Hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet gibi kardiyometabolik sorunların kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşıyor. Düzenli doktor kontrolleri ve gerekli tedavilerin aksatılmaması, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığın korunmasına katkı sağlayabiliyor.

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi başka risk faktörleriyle de ilişkili olabildiğinden, sağlıklı kilonun korunması genel sağlık açısından önem taşıyor.

Sigaradan uzak durmak

Sigara kullanımı damar sağlığı başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, beyin sağlığını korumak açısından sigaradan uzak durulmasını öneriyor.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının erken fark edilmesi ve gerekli durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması da bilişsel sağlık açısından önem taşıyor. İşitme kaybının tedavi edilmesinin bilişsel gerileme riski üzerindeki etkisi ise araştırılmaya devam ediyor.

Alzheimer

Kafa travması ve hava kirliliğine dikkat

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine mümkün olduğunca daha az maruz kalmak da koruyucu yaklaşımın parçaları arasında değerlendiriliyor.

Erken tanıda yeni yöntemler

Alzheimer araştırmalarında son yıllarda tanı yöntemleri ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde belirlenmesine yönelik önemli gelişmeler yaşanıyor.

Prof. Dr. Neşe Tuncer, özellikle biyobelirteçlerin kullanımının ve hastalığın seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedavilerin Alzheimer araştırmalarında önemli bir alan oluşturduğunu belirtiyor.

Alzheimer1

Bu gelişmeler, hastalık belirtileri belirginleşmeden önce Alzheimer'a ilişkin biyolojik bulguların ortaya konulması ve uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin daha erken değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Tuncer’e göre Alzheimer riskini tamamen ortadan kaldıran tek bir yöntem bulunmuyor. Ancak fiziksel aktivitenin artırılması, dengeli beslenme, kaliteli uyku, sosyal ve zihinsel olarak aktif bir yaşam ile tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi risklerin kontrol altında tutulması, yalnızca Alzheimer açısından değil, genel beyin ve damar sağlığı açısından da önem taşıyor.

Muhabir: Sultan Özer