Açılış törenine Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Fransız Kültür Müdürü Pascale Boeglin-Rodier, Kanada Büyükelçisi Larisa Galadza, Brezilya Büyükelçisi Gilda Motta Santos Neves, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, oyuncular ve çok sayıda sanatsever katıldı. Tören öncesinde InterContinental Grand Ankara Otel'de resepsiyon düzenlendi. Açılış törenini Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler sundu.
"Kadınların belleği ve direnişi Uçan Süpürge'de yaşıyor"
Festivalin açılış konuşmasını yapan Uçan Süpürge Vakfı Başkanı Ayşe Ürün Güner, 29 yıldır kadınların hikâyelerini görünür kılmaya, seslerini duyurmaya ve sinemanın dönüştürücü gücünü toplumla buluşturmaya çalıştıklarını belirterek, "Bugün geldiğimiz noktada Uçan Süpürge, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın da tanıdığı ve takip ettiği önemli kadın kültür festivallerinden biri haline geldi" dedi.
Güner, festivalin yıllar içinde bir kültür ve dayanışma platformuna dönüştüğünü belirterek, "Uçan Süpürge hiçbir zaman yalnızca bir film gösteren festival olmadı. Aynı zamanda hayatı sorgulayan, toplumsal dönüşüme katkı sunan, kadınların ve kız çocuklarının haklarını savunan bir buluşma alanı oldu. Kültür ve sanatın yalnızca salonlarda değil, yaşamın içinde anlam kazandığına inandık" diye konuştu.
Etkinliğin yıllar içinde büyüdüğünü anlatan Güner, "Bu festival bize inanan insanların dayanışmasıyla var oldu. Bu mücadelede ben de varım diyenlerin desteğiyle büyüdü. Bugüne kadar festivalde emeği olan herkese çok teşekkür ediyoruz" dedi.
Onur Ödülü'nün sahibi Emel Göksu
Zeynep Burcu Altınel ve Murat Köseler'in müzik dinletisinin ardından ödüller sahiplerini buldu.
60 yılı aşan sanat yaşamıyla Onur Ödülü'ne layık görülen Emel Göksu, ödülünü kızı Fadik Sevin Atasoy'un elinden aldı. Ödül aldığı sahnenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Göksu, tiyatrocu olarak bu sahnede çok sayıda temsil verdiğini söyledi. Oyuncu kızı Atasoy'un da aynı sahnede görev aldığını, oğlu Eren Ergüleç'in balet olarak bu sahnede ter döktüğünü, torunlarının ise Ankara Devlet Opera ve Balesi Çocuk Balesinde dansçı olduğunu aktardı.
"İyi yapımcıların emeği gölgede kalıyor"
Bilge Olgaç Başarı Ödülleri üç farklı isme takdim edildi. Ödülünü oyuncu Ezgi Çelik'in elinden alan yapımcı Dilde Mahalli, yapımcıların emeğinin hep gölgede kaldığına dikkat çekerek, "Spot ışıklarının altında yönetmenlerimiz, oyuncularımız olsun istiyoruz. İyi yapımcılar ya da iyi yapımcı olmak isteyenlerin emeği gölgede kalıyor. O yüzden bu ödül devam etmek için, bütün o zorlukları unutmak için çok iyi geldi" dedi.
Ödüle layık görülen isimlerden Melisa Sözen, Mahnaz Mohammadi'nin son filmi 'Roya'nın İngiltere prömiyerini yaptığı South by Southwest Festivali'nde yarıştığı için törene katılamadı; video mesajla seslendi. Sözen mesajında, "Kadın olarak bu dünyada var olmayı tehlikeli ve acı dolu bir mücadeleye dönüştürmeye çalışan erkek egemenliğinin karşısında duran ve sözü, hayatı, bedenleri ellerinden alınmış diğer kadınların da sesi olan tüm kız kardeşlerim iyi ki varsınız. Biz kalbimizi yumuşak, başımızı dik, hayatlarımızı özgür tutacağız" diye konuştu.

Ödülünü Alin Taşçıyan'ın elinden alan Brezilyalı yönetmen Lucia Murat, festivalde Brezilyalı ve Türk kadınlarının ortak mücadelesini keşfettiğini belirterek, "Burada keşfettiğim şey, kendi koşulları için toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele eden ve bunun yanında bu kadar olağanüstü bir festival inşa eden kadınların varlığı oldu. Brezilyalı ve Türk kadınlarının direnci bize şunu gösteriyor: İnsan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği için ve ırkçılığa karşı verilen tüm mücadelelerde beraberiz" ifadelerini kullandı.
Genç Cadı Ece Bağcı'dan MESEM tepkisi
Bu yılki Genç Cadı Ödülü, Nuri Bilge Ceylan'ın 'Kuru Otlar Üstüne' filmiyle oyunculuk serüvenine başlayan 19 yaşındaki oyuncu Ece Bağcı'ya takdim edildi.
Ödül konuşmasında MESEM'de hayatını kaybeden gençlere, işçi haklarına ve eğitim sistemine dikkat çeken Bağcı, "MESEM adı altında emekleri sömürülen 13-18 yaşlarında hayatını kaybedip iş kazası gibi basit bir tanımla üstü kapatılan gençlerden bahsetmek istiyorum. Okullarımızda bize dayatılan tuhaf kararlarla yine üstü örtülmek istenen baskıcı, gerici eğitim sistemine baş kaldıran öğrencilerden bahsetmek istiyorum. Tıpkı bu festivalde olduğu gibi bütün 'kadınlar çiçektir' gibi tuhaf tanımlara boyun eğmeyen, fikri olan ve direnen kadınlardan bahsetmek istiyorum. Umarım her zaman sokakta, sahnede, perdede, hayatın her alanında özgürce fikirlerimizi belirtebildiğimiz, konuşabildiğimiz alanlarımız olur" diye konuştu.
"Kadınların görünürlüğü bir problem haline geldi"
Töreni sunan Yetkin Dikinciler, dışlanan ve ötelenen kesimler adına söz söylemenin önemine değinerek, "Yaşadığımız dünyada her türlü sürüklenmişliğe, ötelenmişliğe, dışlanmaya karşı birilerinin birtakım cümleler kurması, hatırlatması gerekiyor. Ne mutlu ki Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali hem kadının gözünden, kadının derdine ortak oluyor hem de dayanışmanın, birlikte olmanın, beraber hareket etmenin gücünü bir anlamda inşa etmeye devam ediyor" dedi.
Erkek egemen kültürün tüm toplumlarda az ya da çok etkisini sürdürdüğünü vurgulayan Dikinciler, "Üreten, yaşayan, her şeyde paydaş olan kadın, her emekte paydaş olan kadın yeterince payını alamıyor diye düşünüyorum" diye konuştu.
23 ülkeden 47 film gösterilecek
Festival kapsamında 23 ülkeden 47 film Türkiye ve Ankara prömiyerleriyle sinemaseverlerle buluşacak. 6 gün boyunca izleyiciler bellek, direniş, dayanışma ve kadınların çok katmanlı hikâyeleri etrafında şekillenen 9 bölümden oluşan seçkiyi takip edecek.
Festival, Kült Kavaklıdere Sineması, Mamak Belediyesi Muhsin Ertuğrul Sahnesi ve Etimesgut Belediyesi 100. Yıl Cumhuriyet Kültür Merkezi'nde 7 Haziran'a kadar sürecek.








