Bu yıl “Politik cesaret ve yeni nesil yaratıcılık” üzerinde yükselen Ankara Film Festivali, kadın hikayeleri ve genç yönetmenlere özel bölümleriyle de dikkat çekiyor.
Sinemanın başkenti yeniden Ankara oluyor
Türkiye’nin en köklü sinema etkinliklerinden Ankara Film Festivali, bu yıl 36. kez izleyiciyle buluşuyor. 13-21 Kasım 2025 tarihleri arasında Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda düzenlenecek festival, dünya sinemasının en yeni ve en çok konuşulan örneklerini başkente taşıyacak.
Festival programında, 17 ülkeden 59 yönetmenin toplam 55 filmi yer alıyor. Sinema tutkunları, İran’dan Almanya’ya, Çekya’dan Kolombiya’ya uzanan geniş bir coğrafyadan filmleri izleme fırsatı bulacak. Bu yılki Açılış Töreni, bu akşam gerçekleştirilecek. Törende, Zuhal Olcay, Rutkay Aziz, Demet Evgar, Selman Nacar ve Sinematek’e Onur Ödülleri takdim edilecek.

Festivalde politik cesaret ve genç yaratıcılık öne çıkıyor
Festival Direktörü İrfan Demirkol, bu yılki film seçkisine yön veren yaklaşımın iki ana eksende toplandığını söylüyor: politik cesaret ve yeni nesil yaratıcılık. Demirkol, “Bu yılki sinema anlayışımızda özellikle iki alan göze çarpıyor: Politik cesaret ve yeni nesil yaratıcılık. Galalar bölümümüz, otoriter rejimlere karşı duruş sergileyen Jafar Panahi gibi isimlerle, sinemanın bir tanıklık aracı olduğunu vurguluyor. Öte yandan, ‘Taptaze’ seçkimizde genç yönetmenlerin ilk filmlerine alan açarak, sinemanın geleceğine yaptığımız yatırımı gösteriyoruz” bilgisini verdi.

Kent belleğinde yaşayan bir festival
Ankara Film Festivali’nin, yalnızca bir film gösterim serisi değil, aynı zamanda kentin kültürel belleğinde derin izler bırakan bir etkinlik olduğunu hatırlatan Demirkol, bu mirasın kurucu isimlerinin Mahmut Tali Öngören ve Aziz Nesin olduğunu anımsattı.
Bu yıl festivalin kentle etkileşimini artırmak için özel etkinlikler planladıklarını belirten Demirkol, özellikle genç izleyicilere odaklandıklarını anlatıyor. Demirkol, “Genç sinemaseverleri merkeze alan ‘Taptaze’ seçkimizle, şiirsel, deneysel ve enerjik yapımları bir araya getirdik. Amacımız, sinemanın hala genç ruhlara açık olduğunu göstermek ve onları sinema salonunun toplu izleme coşkusuna dahil etmek. Bu tür seçkiler ve etkinlikler sayesinde, gençlerin festivali sadece bir film izleme maratonu olarak değil, aynı zamanda ilham verici bir buluşma noktası olarak görmelerini amaçlıyoruz” diye konuştu.
Festival boyunca atölyeler, söyleşiler ve yönetmen buluşmalarıyla Ankara’nın kültür haritası yeniden canlanacak.
17 ülkeden 59 yönetmen, 55 film
Ulusal yarışma bölümleri bu yıl oldukça zengin. Ulusal Uzun Film Yarışması’nda 8 film Ankara prömiyerini yaparken, Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda 7 film, Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ise 13 film yarışacak.
Uluslararası katılımın bu yıl 17 ülkeye ulaştığı Ankara Film Festivali’nin küresel ölçekteki etkisine değinen Demirkol, “17 ülkeye ulaşan uluslararası katılım, festivalimizin sanatsal arayışının küresel alanda kabul gördüğünün bir göstergesidir. Bu çeşitlilik, bize dünya sinemasının güncel nabzını Ankara’ya taşıma imkânı vererek, festivalin bölgesel bir referans noktası olma vizyonunu desteklemektedir” dedi.
Demirkol devamla, “Bu denli zengin bir uluslararası yapıyı kurabilmek için AB Türkiye Delegasyonu, Goethe Institut, Institut français Türkiye, ayrıca Avusturya, Çekya, Lüksemburg, İtalya ve Polonya Büyükelçilikleri gibi pek çok kurumun destekleri bizim için hayatiydi. Beni en çok heyecanlandıran, uluslararası arenada ses getiren ve prestijli festivallerde (Berlin, Roma, Locarno, Torino, SXSW) ödüle uzanmış yönetmenlerin filmlerini ağırlıyor olmamız. Bu filmler, uluslararası sinemanın ne denli dinamik ve genç anlatılara açık olduğunu göstermesi açısından bize büyük bir moral veriyor” sözlerine yer verdi.
Festivalin bu yılki ana teması, özgün anlatım, politik duyarlılık ve genç sinemacıların sesi etrafında şekilleniyor. Bu yönüyle Ankara Film Festivali, Türkiye’deki sinema üretiminin yalnızca bir vitrini değil, aynı zamanda eleştirel düşünce ve yaratıcı dayanışmanın da adresi olmayı sürdürüyor.
Demirkol film seçim sürecini, “Film seçimi sürecinde temel felsefemiz, daima sanatsal yetkinliği ve anlatımdaki özgünlüğü esas almak oldu. Gişe kaygısını tamamen bir kenara bırakıyoruz. Belirleyici kriterlerimiz, filmin ilginç ve yeni bir şey anlatıp anlatmadığına odaklanıyor. Ayrıca, program genelinde kadın yönetmenlerin ve kadın hikayelerinin varlığı bizim için özel bir hassasiyet taşıyor” sözleriyle özetledi.
Festival programına https://filmfestankara.org.tr/36-aff adresi üzerinden ulaşılabilecek.




