M. Ferhat Yüksel - CerModern’de gerçekleştirilen festival, çağdaş dansın özgün örneklerini aynı sahnede buluşturdu. Türk dansçıların yanı sıra Fransa, İtalya, Gürcistan, Belçika, Arjantin, Almanya, İsviçre, Çekya, İspanya, Portekiz, Kore ve Hollanda’dan sanatçılar tek kişilik performanslarla sahneye çıktı. Program, performansların yanı sıra atölye çalışmaları, sanatçı buluşmaları ve söyleşilerle zenginleşti.

Hareket Etmeyi Sevenleri Buluşturdu
Festival kürasyonunda yer alan dans sanatçısı Deniz Alp, seyircinin artan ilgisine dikkat çekti: “Çok büyük bir ilgi olmaya başladı. Başvurular da çeşitleniyor. Hiç beklemediğimiz ülkelerden de başvurular almaya başladık. Solo Dans Festivali aynı zamanda Ankara dans camiasına da çok büyük etki ediyor. Çünkü bu festival sadece izlemekten ibaret değil, bir paylaşım alanı. Workshoplarla amatöründen profesyoneline, üniversite öğrencilerinden freelance çalışan dansçılara kadar herkes bir araya geliyor. Hareket etmeyi seven herkes Ankara’da bu festivalde buluşuyor.”

Hikâye Odaklı Deneyim
CerModern Kültür ve Sanat Programları Direktörü Zihni Tümer, festivalin ulaştığı uluslararası ölçekteki etkiyi şöyle anlattı: “8. Solo Dans Festivali, uluslararası alanda da başarıya imza atıyor. Avrupa’daki festivallerde gördüğümüz katılımın ötesine geçtik. 13 ülkeden 20 dansçı sahne aldı. Solo dans, dans sanatının içinde önce küçük bir hücre, ardından bağımsız bir disiplin olarak gelişti. Sanatçılar kendi toplumlarını, ülkelerini ya da bulundukları ortamı tek kişilik bir performansla sahneye taşıyor. Bu bireysel anlatım, dansı çok daha güçlü kılıyor. Çünkü müzik, hareket ve düşünsel boyut bir araya geldiğinde izleyiciye hikâye odaklı bir deneyim sunuyor.”

Genç Sanatçılara İlham Veriyor
Festival program danışmanlarından Özgür Adam da genç sanatçılar için açılan alanın önemini vurguladı: “CerModern bünyesinde gerçekleştirdiğimiz bu festival, genç sanatçılarımızın yurt dışındaki örneklerle karşılaşmaları, kendi ifade biçimlerini geliştirmeleri açısından çok değerli bir ortam. Festival, gençlerimizin kendi hikâyelerini anlatmaları için onlara bir fırsat sunuyor.”

İki gün boyunca sahnelenen solo performanslar, beden dili, müzik ve düşünsel katmanların birleşimiyle izleyiciye yoğun bir anlatı sundu. Festival, Ankara’nın kültür-sanat takviminde solo dansın görünürlüğünü artırırken, yerli-yabancı dansçılar arasında kalıcı işbirliklerine de kapı araladı.




