Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’ın Besni ilçesinde yıkılan ve 31 kişinin hayatını kaybettiği Arı Apartmanı’na ilişkin iddianame, depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlandı. Müteahhitler, dönemin belediye başkanı ve belediyede görevli isimlerin de aralarında bulunduğu 4 sanık hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen davanın ilk duruşması 3 Aralık’ta yapılacak.
Arı Apartmanı davasında 4 sanık hakim karşısına çıkacak
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Adıyaman’ın Besni ilçesi Kaymakam Hasan Tütün Mahallesi’ndeki Arı Apartmanı’nın yıkılması sonucu 31 kişi yaşamını yitirdi.
Binanın yıkılmasına ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianamede müteahhit Şükrü İşitmen, müteahhit ve dönemin Besni Belediye Başkanı Memet Nuri Tuğsuz, Fen İşleri Müdürü Memet Yıldırım ile inşaat mühendisi Ekrem Lenger sanık olarak yer aldı.
Dört sanık hakkında “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla dava açıldı.

İddianamede proje, ruhsat ve beton eksikliklerine dikkat çekildi
İddianamede, Arı Apartmanı’nın yıkılmasına ilişkin çeşitli teknik ve yapısal eksiklikler sıralandı.
Dosyada, binanın mimari ve statik projeleri ile zemin etüt raporunun bulunmadığı, yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesi arasında uyumsuzluk olduğu belirtildi. Ayrıca beton dayanımının yetersiz kaldığı, donatı ve etriye düzenlemelerinin standartlara uygun olmadığı kaydedildi.
İddianamede, binanın söz konusu eksiklikler nedeniyle deprem sırasında katların üst üste çökmesi sonucu yıkıldığı ifade edildi.
Müteahhit Şükrü İşitmen ile Memet Nuri Tuğsuz’un yapım aşamasındaki eksiklikler ve ruhsatta belirtilen bodrum katının inşa edilmemesi nedeniyle kusurlu oldukları öne sürüldü. Dönemin Besni Belediye Başkanı Tuğsuz, Fen İşleri Müdürü Memet Yıldırım ve inşaat mühendisi Ekrem Lenger’in ise gerekli denetimleri yapmadıkları ve ruhsata aykırı inşa edilen binaya ruhsat verdikleri iddia edildi.
Mahkemeden yakalama kararı ve bilirkişi incelemesi
Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul ederek yargılama sürecini başlattı.
Mahkeme, sanık Şükrü İşitmen’in savunmasının alınamaması nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti. Sanıkların savunmalarının alınmasının ardından binanın neden yıkıldığının belirlenmesi amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine gönderilmesine de karar verildi.
Bilirkişi heyetinden, yıkıma neden olan unsurların açıkça ortaya konulması istenecek.
Mahkeme ayrıca beş müştekinin tedavi gördüğü hastanelerin belirlenmesine, tedavi evraklarının dosyaya eklenmesine ve yaralanmalarına ilişkin kesin raporların alınması için Adıyaman Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmelerine karar verdi.
Bazı tanıkların bilgi ve görgülerinin SEGBİS aracılığıyla alınması için de bulundukları yerlerdeki mahkemelere talimat yazıldı.
İlk duruşmanın 3 Aralık günü saat 09.25’te yapılması kararlaştırıldı.
Avukat Özdoğan: “Yıkım öngörülebilir ve önlenebilir bir facia”
Müşteki avukatlarından Abdurrahman Özdoğan, süreci ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. İddianamenin depremden 3 yıl 8 ay sonra tamamlanmasını değerlendiren Özdoğan, gelişmenin mağdur aileler açısından hem gecikmiş hem de uzun süredir beklenen bir adım olduğunu söyledi.
İddianamedeki teknik tespitlerin yıkımın nedenlerine ilişkin önemli bilgiler içerdiğini belirten Özdoğan, binanın mimari ve statik projelerinin, zemin etüt raporunun bulunmaması ile ruhsat belgeleri arasındaki uyumsuzluklara dikkat çekti.
Özdoğan, beton dayanımının yetersizliği ve donatı-etriye düzenlemelerinin standartlara aykırı olması gibi unsurların yıkımın öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu gösterdiğini savundu.
Avukat Özdoğan ayrıca iddianame ve tensip zaptında yaralandığı belirtilen üç kişinin deprem sırasında binada bulunmadığını ve yaralanmadığını ileri sürerek bu maddi hatanın düzeltilmesini istedi.
“Adalet arayışımızdan bir adım geri atmayacağız”
Dört sanık hakkında dava açılmasını sorumluların yargı önüne çıkarılması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiren Özdoğan, soruşturma ve iddianame sürecinin uzun sürmesine tepki gösterdi.
Özdoğan, mağdur ailelerin yakınlarını kaybetmenin yanı sıra adalet arayışında da yıllarca beklemek zorunda kaldığını ifade etti.
İlk duruşmada hayatını kaybeden 31 kişinin ve yaralanan yurttaşların haklarını savunacaklarını belirten Özdoğan “Kusuru, ihmali ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önünde hesap verene, en üst sınırdan cezalandırılmaları sağlanana kadar adalet arayışımızdan bir adım dahi geri adım atmayacağız" ifadelerini kullandı.
Özdoğan, Arı Apartmanı davasını takip etmeyi sürdüreceklerini de kaydetti.





