AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı onaylaması, tarihi ve hukuki haklılığımızın tescilidir." dedi.
Çelik, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Mavi Vatan’daki haklarımızı ve kardeş Libya halkının haklarını güçlü bir biçimde savunacağız" ifadelerini kullandı.
“Türkiye ve Libya’nın haklarını yok sayan girişimler başarılı olamaz”
Çelik, açıklamasında Türkiye ile Libya arasındaki anlaşmaya yönelik eleştirilere karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı onaylaması, tarihi ve hukuki haklılığımızın tescilidir. Türkiye ve Libya’nın haklarının korunması bakımından bu anlaşma hukuki olarak sağlam temellere dayanmaktadır. Sahadaki gerçekleri ve hukuk ilkelerini görmezden gelen beyanlar ve dayatmacı yaklaşımlar bizim için geçersizdir.”
“Mavi Vatan’daki haklarımızı savunacağız”
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki politikalarına da değinen Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin ve Libya halkının haklarını savunmaya devam edeceklerini kaydetti.
Çelik, açıklamasının devamında şu değerlendirmede bulundu:
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Mavi Vatan’daki haklarımızı ve kardeş Libya halkının haklarını güçlü bir biçimde savunacağız. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve kardeş Libya’nın haklarını yok sayan hiçbir gayrimeşru girişim başarılı olamaz. Bölgenin geleceği dayatmalarla değil, hakkaniyet ve iş birliğiyle şekillenecektir.”
Von der Leyen Türkiye-Libya Anlaşması için ne demişti?
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Libya Temsilciler Meclisi’nin Türkiye ile 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı onaylamasına tepki göstermişti.
Von der Leyen, anlaşmanın üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve deniz hukukuna uygun olmadığını ileri sürmüştü. Ayrıca Avrupa Birliği’nin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile dayanışmasını yinelemişti.





