Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu, Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konan Risk Esaslı Denetim Sistemi (REDES) ve 1 Eylül 2026 itibarıyla eğitim ve araştırma hastanelerine de teşmil edilen MEDULA fatura onay zorunluluğuna ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Hekimlik mesleğinin özerkliğini zedeleyen, hekimleri potansiyel dolandırıcı muamelesine maruz bırakan ve hastaların sağlık hizmeti alma süresini kısıtlayan idari dayatmalara derhal son verilmesi çağrısında bulunuldu.

ATO, hekimlerden son aylarda çığ gibi büyüyen şikayetler aldıklarını belirterek, sağlık yönetiminde bürokratik ve yapay zekâ temelli denetimlerin tıbbi deontoloji ve anayasal çalışma barışıyla açıkça çeliştiğine dikkat çekti.

"Yapay zekâ verisiyle savunma istenmesi hekim onuruna saldırıdır"

Bakanlığın 29 Kasım 2024 tarihli oluruyla devreye aldığı ve yapay zekâ taramalarıyla yolsuzluğu önleme savı taşıyan REDES uygulamasının hekimleri rencide eden bir sürece dönüştüğü vurgulandı. Sistem tarafından hazırlanan raporlar doğrultusunda, belli bir tutarın üzerindeki reçeteleri yazan hekimlerin hastane başhekimliklerince yazılı ve sözlü savunmaya çağrıldığı bildirildi.

Reçetelerin hangi eczaneden karşılandığı üzerinden hekimlere adeta suçlu muamelesi yapıldığını aktaran Tabip Odası, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi:

"Hekimlere reçetenizdeki 'İlaçlar neden X eczanesinden alındı?' gibi eczaneyle gayrimeşru ticari ilişki iması içeren sorular yöneltilmektedir. Oysa hekimler reçeteyi yazıp numarasını verdikten sonra ilacın hangi eczaneden temin edileceği tamamen hastanın tasarrufundadır. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi hekime, tedavisini vicdani ve mesleki kanaatine göre serbestçe seçme hakkı tanır. Veri madenciliği algoritmaları üzerinden hekimleri sorguya çekmek hekimliğe doğrudan bir saldırı ve açık bir mobbingtir. Bu yaklaşım, Devlet Memurları Kanunu'nun 25. maddesi ve Anayasa'nın 49. maddesindeki çalışma barışının korunması ilkesiyle çelişmektedir."

Açıklamada, bu soruşturma baskısının hekimleri çekinik kalmaya zorlayacağı, sorumluluk almaktan kaçınan hekim pratiğinin doğrudan hastaların güncel ve hayati tedavilere erişimini aksatacağı vurgulanarak, REDES raporlarıyla savunma alınması uygulamasından derhal vazgeçilmesi istendi.

"İdari görevler hekimin sırtına yüklenemez"

Açıklamada gündeme taşınan ikinci kriz başlığı ise SGK faturalandırma ve dönem sonlandırma işlemleri kapsamında hekimlere getirilen MEDULA üzerinden şahsi e-imza ile fatura onaylama zorunluluğu oldu. 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanelerini de kapsayacak biçimde genişletilen uygulamanın hekimlerin yasal görev tanımı dışında olduğu hatırlatıldı.

Muayene, reçete ve ameliyat süreçlerine ait yüzlerce idari ve mali veriyi denetlemenin hekimlerin değil, idari hizmetler sınıfındaki uzman personelin görevi olduğuna işaret eden ATO Yönetim Kurulu, uygulamanın getireceği hukuki açmazları şöyle sıraladı:

"Hatalı ya da gerçeğe aykırı bir mali çıktıda hekim doğrudan idari, hukuki ve cezai sorumluluk altına itilmektedir. Hekimlerin yoğun poliklinik ve ameliyat temposu içerisinde bu yüzlerce veriyi tek tek inceleyecek bir zamanı bulunmamaktadır. İdarelerin 'veriyi sorgulamadan hızla onaylayın' yönündeki sözel talimatları hekimleri büyük bir risk havuzuna atmaktadır. Hekimin vaktini idari fatura onaylarıyla çalmak, doğrudan halkın sağlık hizmetine erişim süresinden çalmaktır."

Zelenskiy: Üçlü zirvenin Türkiye’de yapılmasını destekleriz
Zelenskiy: Üçlü zirvenin Türkiye’de yapılmasını destekleriz
İçeriği Görüntüle

Ankara Tabip Odası, hekimleri hem yasal risklerle hem de yoğun angaryayla karşı karşıya bırakan MEDULA fatura onay mecburiyetinin gecikmeksizin iptal edilmesini, söz konusu denetimlerin hastane yönetimleri ile teknik personel tarafından yürütülmesini talep etti.

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar