Erdoğan: Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken ülkelerden aynı hız beklenemez
Erdoğan: Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken ülkelerden aynı hız beklenemez
İçeriği Görüntüle

Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yıllar sonra yeniden başlatılan ve genişletilen soruşturmada kritik ifadeler gün yüzüne çıktı. Soruşturma kapsamında geçtiğimiz günlerde "Yasaklanan Bilgileri Siyasal veya Askerî Casusluk Maksadıyla Açıklama" ve "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" suçlamalarıyla tutuklanan dönemin Cihan Haber Ajansı (CHA) adliye muhabiri Osman Arslan'ın savcılık ifadesine ulaşıldı.

Arslan, Kozinoğlu’nun 10 Mart 2011 tarihinde ifade vermek üzere Beşiktaş'taki mülga İstanbul Özel Yetkili Adliyesi'ne geldiği gün yaşananları ve kamuoyuna yansıyan görüntülerin arka planını anlattı.

"Koşturma videosunu ben çektim, Günday ile anlaşmıştık"

Kozinoğlu’nun adliye bahçesinde koştuğu ve o dönem geniş yankı uyandıran tek görüntünün kaynağına değinen Osman Arslan, çekimi bizzat kendisinin yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Koşturma videosunu sadece ben çektim. O videonun sonunda Kaşif Kozinoğlu arabaya binip gitti. Yaklaşık 10-15 dakika sonra araçla protokol kapısından girmişler. Görüntüyü kendi ajansıma gönderdim, Cihan Haber Ajansı logosuyla yayınlandı. Videoyu daha sonra dönemin Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabiri Selahattin Günday'la da paylaştım."

Adliye önündeki gazetecilik organizasyonunu ve haber takibini aktaran Arslan, Kozinoğlu’nun ifadeye geleceği bilgisini aldıktan sonra meslektaşı Selahattin Günday ile iş bölümü yaptıklarını kaydetti:

"Kozinoğlu'nun ifade vermeye geleceği bilgisi bana ulaşmıştı. Gazeteciler görüntü almak için adliye çevresinde bekliyordu. Biz zaten o gün Selahattin ile anlaşmıştık. İki ayrı kapıda bekleyecektik. Görüntüleri o çekerse bana verecekti, ben çekersem ona verecektim."

Sorgusunda, Kaşif Kozinoğlu’nu tutuklamaya sevk eden ve sorgusunu gerçekleştiren dönemin özel yetkili savcıları Zekeriya Öz ve Fikret Seçen ile olan irtibatı da sorulan Arslan, iki ismi de yalnızca mesleki faaliyetleri kapsamında tanıdığını savundu. Seçen’in o dönem basın savcılığı görevini de yürüttüğünü hatırlatan Arslan, temaslarının adliye muhabirliği sınırları içerisinde kaldığını öne sürdü.

Arslan ayrıca, Kozinoğlu’nun adliyeye ikinci kez gelişi sırasında Selahattin Günday’ı telefonla aradığını, yeni bir görüntü çektiğini söylediğini, Günday’ın da kendilerinde kayıt bulunduğunu belirttiğini aktardı.

Kaynak: Haber Merkezi