Ünal Erkan abimi en az 40 yıldır tanırdım.
Çok iyi bir futbol seyircisi ve Beşiktaş sevgisi ile doluydu.
O benim için başarılı bir Emniyetçi veya politikacı değil, her zaman abi-kardeş ilişkimizle bu günlere geldik.
Başkent Ankara’daki Atıfbey’in çocuğuydu.
Vurdulu-kırdılı bölgede yetişmişti.
Bu ortamda tahsilini tamnamlarken, kavgalı-gürültülü işlerden hep uzak kaldı
Kendisi verilen sözün yerine getirilmemesi üzerine Milletvekilliğini bile anında reddetti ve köşesine çekililmişti.
Öyle ki...
Birlikte yaşadığımız bir konuyu aktarırken, mertliğine yine şahit olmuştum.
Ankara Emiyet Müdürü olduğu dönemde, şimdilerde yıkılan Cebeci Stadında Emniyetçiler-Spor Yazarları karşı karşıya gelmiştik.
Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından kurulan takımda Ünal abim, ben ise spor yazarlarındaydım.
Maç oynanırken, tribündeki meslektaşlarımın bu özel maçta fotoğraf çektiklerinden dolayı rahatsızlığını söyledi ve arkadaşlarımı ikaz etmemi istedi. Ben de maçı bırakıp, Ünal Erkan büyüğümüz isteğini meslektaşlarımıza ilettim.
Meslektaşlarım çekilen filmlerin kasetini elime tutuşturdu.
Hemen tribünden, sahaya girip, çekilen filmleri Ankara Emniyet Müdürü Ünal Erkan’a verince “O filmleri arkadaşlarına iade et, görevlerini yapsınlar” cevabı ile karşılaşmıştım.
Böylesine herkesle abi-kardeş ilişkilerini göstermişti, Ünal abim.
Dediğim gibi, 40 yıl süre ile çok şeyimizi paylaşmıştık.
O bir siyasetçi ve Emiyetçi değildi., ben de gazeteciliğimi hiçbir zaman kullanadık. Çünkü, o herşeyden önce insan, sonra görevini yapan bir emniyetçiydi. Yani şini de dibine kadar yapardı.
Başkent’in sıkıntılı mahallesinde Atıfbey’de doğup büyümüştü.
O mahallenin şartlarını hiç kullanmadan, mesleğini ve siyasetini bildiği doğrularla gündemine almıştı.
İsteseydi, önüne konulan liste teklifini “Evet” deyip, çok daha büyük yerlere gelebilirdi.
Ünal abim sıkı bir Beşiktaş ve rahmetli Süleyman Seba’nın en yakın dostuydu.
Bazılarının görevden kaçmak için bahanelerle mazeretlerle kaçtıkları Olağanüstü Hal Bölge Valiliği görevinden bulundu. Makam aracında Türkiye ve Beşiktaş formaları ile futbol toplarının bölgedeki çocuklara dağıtarak, sosyal adamlığını da gösteriyordu.
Ünal abim için daha çok güzel şeyler yazmak isterim,ama anılarda kalan muhteşemliklerle bundan sonrasında da yaşamak isterim.
Onu, Gölbaşı’ndaki ebedi istirahatgahına yolcu ederken, vücudumun birçok uzvunu kaybetmiş gibi oldum.
Ne diyelim..
Onun acısını yaşarken, muhterem eşi ile birlikte sevenlerine başsağlığı dileyerek noktayı koyalım.i
Rahat uyu, Atıfbey’in sultanı...