Artık, Ankaragücü TFF’de var, ama...

Metin Akyüz

Son 6 maçta galibiyete hasret kalan A Millî Takımımızda Montella ile yollar ayrıldı. Mevcut durumdan memnun olmayan Futbol Federasyonu Genel Sekreteri ile 6 yönetici de istifa etti.
Yaşanan bu çalkantılı süreçte boşalan koltuklara yeni isimler geldi. Yeni yönetimde, Ankaragücü sevdalısı ve kulübün eski yöneticilerinden Metin Akyüz ile İbrahim Özbay’ın da yer alması dikkat çekti.
Her iki ismin de Türkiye Futbol Federasyonu yönetiminde görev almasını, hem Türk futbolu hem de Ankaragücü adına olumlu sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum.
Metin Akyüz ve İbrahim Özbay’a yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Umarım bu gelişme, Türk futboluna ve Ankaragücü’ne hayırlı olur.

59 yıllık direnişe saygı duyalım

T S Y D-7

Bizim TSYD Ankara Kupamız 59 yıldır aralıksız yaşatılıyor. Her türlü engeli aşarak bu geleneği sürdüren TSYD Ankara Şubesi’nin eski ve mevcut tüm yöneticilerini kutluyorum. Son kupada Gençlerbirliği ile Keçiörengücü karşı karşıya geldi. Tribünlerdeki seyirci sayısı az olsa da TSYD Ankara Şubesi, organizasyonun üstesinden gelmeyi bildi.
Bu köklü geleneğin yaşatılmasında emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

Ergin kardeşim de uğurlandı

Ergün-5

Bazı insanlar vardır; insana kardeşinden daha yakın gelir. İşte Ergin Özençel de benim için o insanlardan biriydi.
Babası Muzaffer, annesi Mübeccel ve abisi Ersin Özençel, benim için her zaman ailem gibiydi. Ailenin en küçüğü Ergin ise hep yanımızdaydı; bize destek olur, her zaman yardımımıza koşardı.
Baba Muzaffer Özençel, bizim için adeta bir babaydı. O günlerde çalıştığım gazeteden yeterli ücret alamadığımız için öğle yemeklerimizde hep Baba Muzaffer’e yaslanırdık. Ergin de işin başka bir boyutunda bize yardımcı olur, desteğini hiçbir zaman esirgemezdi.
Ergin’le son konuşmamız, hastaneden çıkarken olmuştu. Hastane kapısında eşi, kardeşim Fatoş’a “Geçmiş olsun” dileklerimi iletirken, taburcu olan Ergin’le de ayaküstü sohbet etmiştim. Ona takılarak, “Hanımından kurtulmak için hastaneye yatmışsın!” demiştim.
Karşılıklı gülüşmelerin ardından yollarımız ayrıldı. Ergin’le son konuşmamızın böyle olacağını nereden bilebilirdim ki…
Aradan yalnızca iki saat geçmişti. Kızımız Sibel’in telefonuyla o acı haberi öğrendim.
Basın mesleğinin gerçek emekçilerinden Ergin Özençel, 13 Ekim günü, ikindi namazının ardından, babası Muzaffer Özençel’in yanına, Ünalı’da ebedî istirahatgâhına uğurlandı.
Kardeşim Ergin Özençel’e Allah’tan rahmet; abim Ersin Özençel’e, eşi Fatoş Özençel’e, kızımız Sibel’e ve oğlumuz Tolga’ya sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânın cennet olsun kardeşim Ergin. Seni hep sevgiyle, özlemle ve o son sohbetimizdeki gülüşmelerimizle hatırlayacağım.

İşte ligin tozunu atan takım

Fırtına-20

1965-66 futbol sezonu. Ligin tozunu atan Gençlerbirliği, bir çoğu bugün rahmetli oldu. Ligin dişli takımı Gençlerbirliği karşımızda.
Fotoğrafta kimler var olduğuna baktığımızda şu isimler karşımıza çıkar.
(Ayakta soldan itibaren): Abdullah, İlhan Ali Cevdet, Zeynel, Selçuk ve Tevfik.
(Oturanlar): Oktay, Naci, Faik ve Burhan

Cüneyt Kıran artık şeref diplomalı

Cüneyt Kıran

Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bölümler mezunu, TRT’nin emektar spor spikeri kardeşim Cüneyt Kıran, Türkiye Olimpiyat Komitesi Fair Play Kurulu tarafından Şeref diplomasını hak etti.
Büyük bir titizlikle adayları inceleyen Fair Play Kurulu tarafından Şeref diplomasını hak eden meslektaşım Cüneyt Kıran, TRT’de verdiği diksiyon dersleriyle de tanınıyor.
Meslektaşımı aldığı ödüllerden de dolayı kutlarım.

İlie Datcu

Datcu

20 Temmuz 1937’de Bükreş’te dünyaya gelen Ilie Datcu, uzun yıllar Dinamo Bucuresti forması giydi. Romanya Millî Takımı’nda 36 kez görev yapan başarılı kaleci, 1969 yılında Fenerbahçe’ye transfer oldu. Sarı-lacivertli formayla 1975 yılına kadar 220 maça çıkan Datcu, Fenerbahçe’de geçirdiği beş sezonda üç lig şampiyonluğu yaşadı.
1975 yılında Giresunspor’a transfer olan Datcu, burada geçirdiği bir sezonun ardından futbolculuk kariyerini noktaladı. Futbolu bıraktıktan sonra Almanya ve Türkiye’de antrenörlük yapan Datcu, Türk millî takımının efsane kalecilerinden Rüştü Reçber’e de dört yıl boyunca kaleci antrenörlüğü yaptı.
Teknik direktörlük kariyerinde önemli başarılara imza atan Datcu, 1982-1983 sezonunda Fatih Karagümrük’ü 1. Lig şampiyonluğuna taşıyarak takımın Süper Lig’e yükselmesini sağladı. Futbolculuk kariyerinin ardından Türkiye’de Fenerbahçe, Göztepe, Fatih Karagümrük, Kartalspor, Diyarbakırspor, Bakırköyspor, PTT, Eskişehirspor ve Gaziosmanpaşaspor’da teknik direktör olarak görev yapan Datcu; Denizlispor ve Vefaspor’da yardımcı antrenörlük, Beşiktaş’ta ise kaleci antrenörlüğü yaptı. Türk vatandaşlığına geçerek İlyas Datça adını alan deneyimli futbol adamı, Türk futboluna uzun yıllar hizmet etti.
Türk futbolunun unutulmaz isimleri arasında yer alan Ilie Datcu, 5 Ekim 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Ardında unutulmaz anılar, önemli başarılar ve Türk futboluna adanmış bir ömür bıraktı.