Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2 Nisan'da yapılması çağrılan tüketim boykotuna yönelik sert açıklamalarda bulundu.
Boykotun ekonomiye zarar verdiğini belirten Bolat, boykotu destekleyen şirketlere tazminat davası açma hakkı tanınacağını ifade etti. Ancak, bu açıklama, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce verdiği bir kararı yeniden gündeme getirdi. Mahkeme, tazminat ödemesinin ifade özgürlüğü ile çeliştiğine hükmetmişti.
AYM'nin Boykot Kararı
Ömer Bolat'ın açıklamaları, daha önceki bir dava sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bir emsal kararla çelişiyor. 2016 yılında, Ozan Güven'in Turkcell'i boykot etmesine yönelik yaptığı sosyal medya paylaşımları sebebiyle açılan davada, İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, Güven'i 500 TL tazminata mahkum etmişti. Ancak, Anayasa Mahkemesi, bu tazminat kararını, ifade özgürlüğüne aykırı buldu ve kararı bozdu. AYM, ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız fikirleri değil, aynı zamanda rahatsız edici veya şok edici fikirleri de kapsadığını belirtti.
Bu durum, boykot çağrılarının hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği konusunda önemli bir emsal oluşturuyor. AYM'nin kararı, ticaretle ilgili zararların hukuki anlamda ifade özgürlüğüne karşı sınırlarını tartışmaya açtı.
Boykot Çağrıları Üzerine Soruşturma Başlatıldı
Ticaret Bakanı Bolat'ın açıklamaları ardından, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, boykot çağrısı yapanlar hakkında re’sen soruşturma başlattı. Boykot çağrılarının "nefret ve ayrımcılık" içerdiği, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle başlatılan soruşturma, pek çok kamuoyu tepkisine yol açtı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik, CHP'nin boykota destek vermesini "Türkiye'yi tehdit etmek" olarak nitelendirerek, boykota karşı sert bir tutum sergiledi.
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nden de peş peşe açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, boykotun toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef aldığını belirterek, bu tür hareketlerin kaybetmeye mahkum olduğunu söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, girişimcilerin ve sanayicilerin ekmeğiyle oynamaya çalışanların amacına ulaşamayacağını ifade etti.
Bakan Ömer Bolat'ın açıklamalarında en dikkat çeken nokta, boykot çağrılarını "ekonomiyi sabotaj girişimi" olarak tanımlamasıydı. Bolat, boykot çağrısı yapanlara karşı, ticaretinde maddi kayıplar yaşayan şirketlerin tazminat davası açabileceğini belirtti. Bu açıklama, boykotun Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığına yönelik bir tehdit olarak görülmesine neden oldu.
AYM İfade Özgürlüğüne Engel Teşkil Ettiğine Hükmetmişti.
Anayasa Mahkemesi, daha önce benzer bir davada verdiği kararda, tazminat ödemesinin ifade özgürlüğüne engel teşkil ettiğine hükmetmişti. Bu karar, boykot çağrılarının hukuki açıdan nasıl değerlendirileceği konusunda önemli bir tartışma yarattı. AYM, ifade özgürlüğünün sadece zararsız fikirlerle sınırlı olmadığını, şok edici ve rahatsız edici ifadeleri de kapsadığını belirterek, ifade özgürlüğünü koruyan bir karar almıştı.
Boykot çağrıları, özellikle üniversite öğrencileri arasında büyük yankı uyandırdı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınması ve tutuklanması sonrası, boykot çağrıları geniş bir destek buldu. Boykotu destekleyenler arasında sanatçılar, siyasetçiler ve birçok sosyal medya kullanıcısı yer aldı. CHP lideri Özgür Özel, boykot çağrılarına destek verenlerden biriydi. Ancak, hükümetin önde gelen isimleri, boykotun ekonomiye zarar verdiğini ve toplumsal huzuru bozmayı amaçladığını belirtti.
İşte Karara Konu Olay...
Kısa Dalga yazarı Kemal Vuraldoğan’ın yazısında yer verdiği karara konu olay şu şekilde:
“Ozan Güven, Turkcell hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımı sebebi ile tazminat ödemesine karar verilince Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 2016 yılının Mart ayı başlarında bir gazetede Ensar Vakfı ile ilgili olarak en az on öğrencinin yurt sorumlusu bir öğretmen tarafından tacize uğradığına ilişkin bir haber yayımlandı. Büyük infial uyandıran olay çok sayıda sivil toplum kuruluşunca takip edildi ve TBMM gündemine geldi.
Bu haberlerin ardından Turkcell ile Ensar Vakfı arasında mali destek ilişkisi bulunduğu iddiaları gündeme geldi. Turkcell iddialara ilişkin olarak 24 Mart 2016 tarihinde yaptığı açıklamada “Biz herhangi bir vakfı, derneği veya sivil toplum kuruluşunu değil, öğrencilerimizin eğitimini destekliyoruz,..., ülkemizin geleceğinin garantisi olan gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz" diyerek vakfa desteğe devam edeceğini duyurdu.
Bunun üzerine Ozan Güven 17 Mayıs 2016 tarihinde bir sosyal medya platformundaki hesabında "Pedofili destekçici ve sansürcü Turkcell ile olan 16 yıllık sözleşmemi iptal ettirdim. #sansür... @...Boykot" şeklinde bir gönderi paylaştı.
Turkcell, bu paylaşım nedeniyle Ozan Güven hakkında tazminat davası açtı. İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi de Güven’i 500 TL tazminat ödemeye mahkum etti. Karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi (İstinaf) tarafından da onanarak kesinleşti.
AYM ne karar verdi?
Ozan Güven’in başvurusu üzerine AYM, bu tazminat kararının insan haklarına aykırı olduğuna hükmetti. AYM Genel Kurulu’nun 27 Eylül 2023 tarihli kararında şöyle denildi:
“Başvurucu, kamuya hitaben davacı Şirket ile kurulacak ticari ilişkinin davacı Şirketin ilgili vakfın kampanyasına destek vermesi sebebi ile çocuk istismarcılarını desteklemek anlamına geleceğini sert ve kışkırtıcı bir dille ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında vurgulandığı üzere ifade özgürlüğü sadece kabul gören, zararsız, kayıtsızlık içeren bilgiler ya da fikirler için değil aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerlidir. Bu anlamda paylaşıma konu ifadeler her ne kadar rahatsız edici nitelikte olsa da ifadelerin davacının ticari itibarından ziyade temelde vakıf ve davacı arasındaki mali destek ilişkisini hedef alarak davacı üzerinde bir baskı oluşturmayı amaçladığı açıktır. Dolayısıyla başvurucunun tek amacının hakaret yoluyla saldırgan bir söylemde bulunmak olduğunun kabulüyle paylaşımın ifade özgürlüğü korumasının dışında kaldığı sonucuna ulaşmak mümkün değildir.”
AYM bu gerekçelerle Ozan Güven’e 18 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.





