Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü AAtölye'de gerçekleştirilen AA Editör Masası programına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin gerekliliğini iki temel parametreye dayandırdıklarını söyledi. Müfredatın salt bilgi aktarımından ziyade bilgiyi beceriye dönüştüren bir çerçeveye oturtulduğunu belirten Tekin, öğretim programlarının yaş seviyelerine ve uluslararası standartlara göre hafifletildiğini kaydetti. Yaklaşık yüzde 30 oranında seyreltme yapılmasına karşın müfredatın halen belirli bir yoğunluk taşıdığına dikkati çeken Tekin, ders saati ve içerik azaltımının öğretmen norm kadro dengeleri gözetilerek planlandığını ifade etti.
Dijital dünya ve sosyal medya aracılığıyla yerel ve milli kimlikleri aşındıran tek tip bir küresel vatandaşlık profilinin dayatıldığını dile getiren Bakan Tekin, yeni modelle köklü devlet geleneğini yansıtan milli ve manevi değerlerin müfredatın bütününe entegre edildiğini belirtti. Okul, ilçe, il ve ülke genelinde düzenlenen zümre öğretmenler toplantılarından elde edilen geri bildirimler doğrultusunda ders kitaplarında minimal düzeyde revizyonlar yapıldığını anlatan Tekin, modelin bu yıl okul öncesi, ilkokul 1, 2 ve 3, ortaokul 5, 6 ve 7 ile lise hazırlık, 9, 10 ve 11'inci sınıflarda uygulandığını, önümüzdeki yıl ise tüm öğretim kademelerinde yürürlüğe girmiş olacağını bildirdi. Tekin, sürecin Milli Eğitim Akademisi üzerinden yürütülen öğretmen eğitimleri ve güncellenen ders kitaplarıyla eş zamanlı ilerlediğini aktardı.
Adrese dayalı kayıt sistemi ve okullardaki şube belirleme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, velilerin okul ve öğretmen tercihi baskısı nedeniyle ortaya çıkan kayıt ücreti iddialarını ele aldı. Öğretmenlerin sosyal çevreleri veya sosyal medya görünürlükleri üzerinden ayrıma tabi tutulmasının meslektaşlar arasında eşitsizlik ve ötekileştirme yarattığını söyleyen Tekin, geçen yıl devreye alınan elektronik kura sistemiyle şube ve sınıf dağılımlarının merkezi parametrelerle netleştirildiğini hatırlattı.
Bakanlık Yönetim Sistemi üzerinden illerdeki öğrenci yoğunluğu ve derslik ihtiyaçlarının anlık takip edildiğini ifade eden Tekin, popüler hale gelen okullara yönelimin kamu kaynaklarının dengeli kullanımını zorlaştırdığını belirtti. Aynı standartlara ve kadrolu öğretmenlere sahip okullar arasında kapasite dengesini korumayı hedeflediklerini kaydeden Tekin, çocukların ikamet adreslerine göre doğrudan e-Okul sistemi üzerinden yerleştirildiğini, velilerin herhangi bir kayıt ücreti ödemesine ya da okul idareleriyle kayıt görüşmesi yapmasına gerek bulunmadığını söyledi.




