Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesinin (FADA) kuruluşunun 40. yılı kapsamında 29 Eylül’de ziyarete açılan sergide, iki yüze yakın eserin yanı sıra projeler, yayınlar, belgeler ve arşiv malzemeleri yer alıyor. Fakülte tarihini doğrusal bir kronoloji olarak sunmak yerine zaman içinde kesişen, ayrışan ve yeniden birleşen üretim süreçlerine odaklanan sergi, fakülte çatısı altında kurulan ilişkilerin mezuniyet sonrasında da sürmesine ve yeni çalışmalara dönüşmesine dikkat çekiyor.

Bilkent Fada Sergi (8)

Sanat ve kent kültürüne katkı

Sergi açılışında konuşan Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Aytür, üniversitenin kuruluşundan bu yana Türkiye’nin bilimsel, sanatsal ve kültürel yaşamına katkı sunduğunu belirterek, FADA’nın da bu katkının sanat, tasarım, mimarlık, iletişim ve kent kültürü alanlarındaki önemli temsilcilerinden biri olduğunu kaydetti.

Bilkent Fada Sergi (7)

Üç disiplin aynı çatı altında

Sergiyi, kırk yıl boyunca yolu FADA’dan geçen isimlerin çalışmalarından oluşan bir seçki olarak tanımlayan Fakülte Dekanı Prof. Dr. Yasemin Afacan, öğrencileri, tasarımcıları, öğretim üyelerini, mimarları ve film yönetmenlerini bölümleri temsilen altı tema altında buluşturduklarını belirtti.

Genelde güzel sanatlar, iletişim ve mimarlık fakültelerinin ayrı kurulduğuna dikkat çeken ve serginin adının kendi fakültelerindeki disiplinlerin bir aradalığından geldiğini aktaran Afacan, “Bölümler arası duvarlar değil; kesişen öğrencilerimiz, çalışma ortamlarımız, hocalarımız ve tasarımcılarımızla aslında hepimiz bir aradayız. Bizim fakültemiz bu üç farklı disiplini aynı çatı altında topluyor. Bu durum zorluklarıyla birlikte fırsatlar da yaratıyor ve kendi içinde çok zengin bir dil oluşuyor” diye konuştu.

Teknoloji, yapay zeka ve değişen kentlerin bugünün gündemini oluşturduğunu hatırlatan Afacan, “Bir fakülteyi 40 yılla anlatmak çok zor. Sergilerle mi, derslerle mi? Herhalde kesiştirdiklerimizle, hayata bıraktığımız izlerle anlatmak daha doğru olacaktır. Belki 10 yıl sonra neyi konuşacağımızı bilemiyoruz ama FADA’da belki 1986’dan bugüne hep bir merak duygusu var: Nasıl yaparız, farklı disiplinleri birbiriyle nasıl kesiştirebiliriz? Bir mimarlık öğrencisinin sanatçı hocamızdan öğrendikleri merak duygusu, herhalde her zaman var olmasını arzu ettiğimiz duygu” ifadelerini kullandı.

Bilkent Fada Sergi (2)

Kırk yılın arşivinden altı tema

Serginin, fakültenin arşivi üzerine yürütülen bir araştırmadan doğduğunu anlatan küratör Batuhan Türker, bu araştırmada bölümler arasında benzer dillerin ve farklılaşmaların bir arada bulunduğunu gördüklerini, son ürünler farklı olsa da ortak ilgi odaklarının aynı tema altında toplandığını fark ettiklerini ve “Kesişimler” fikrinin buradan çıktığını kaydetti.

Peyzaj üzerine çalışan yönetmenlerin ve sanatçıların, şehircilik ve peyzaj üzerine tasarımlar yapan tasarımcıların ya da beden üzerine üretim yapan sanatçıların farklı bölümlerden gelseler de ortak ilgi alanlarında buluştuğuna dikkat çeken Türker, altı ana temaya ayrılan serginin bu benzerlikler üzerinden neyin sürdüğünü, neyin değiştiğini ve farklılaşmaların ne durumda olduğunu görünür kılmayı amaçladığını aktardı.

Bilkent Fada Sergi (3)

Ankara peyzajından yeni üretim araçlarına

Fakültenin Ankara’da ve bir peyzajın içinde kurulmuş olmasının belki de herkeste peyzaja yönelik yüksek bir ilgi oluşturduğunu belirten Türker, sanatçıların peyzaj ile şehrin değişimi ve yeniden inşası üzerine üretimler yaptığını, peyzaj bölümünden mezun olan Ardan Özmenoğlu’nun da topoğrafik yüzeyler üzerine eserler ürettiğini kaydetti.

Kırk yıl içindeki en önemli farklılaşmanın üretim araçları ve teknolojilerdeki değişim olduğunu vurgulayan küratör, yeni teknolojilerle birlikte iletişim tasarımı, grafik tasarımı ve mimarlık bölümlerinde benzer araçlarla farklı üretimler yapıldığını ve bu süreçte büyük bir dönüşüm yaşandığını aktardı.

Bilkent Fada Sergi (6)

Bir sandalye, farklı kuşaklar

Sergide dikkat çeken işlerden biri, Afacan’ın aktardığına göre, Hayati Misman’ın uzun yıllar boyunca öğrencilerine gravürünü yaptırdığı mavi sandalye seçkisi. Aynı sandalyenin kuşaklar boyunca farklı öğrenciler tarafından yeniden çizilmesiyle oluşan bu arşivin önemine değinen Türker, “Tek bir nesnenin ve ortak bir kurgunun, farklı tasarım dillerinin inşa edilmesinde nasıl farklılaşmalar yaratabildiğini de gördük” dedi.

Ramize Erer'in "Ayrılık" serisi Paris'te
Ramize Erer'in "Ayrılık" serisi Paris'te
İçeriği Görüntüle

1986 yılında Bilkent Üniversitesinin ilk fakültelerinden biri olarak kurulan FADA; Grafik Tasarımı, Güzel Sanatlar, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, İletişim ve Tasarımı, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı ile Mimarlık bölümlerinden oluşuyor. Bu altı bölümün üretiminden örnekler sunan “Kesişimler”, 7 Ekim 2026’ya kadar CerModern’de ziyaret edilebilecek.

Muhabir: M. Ferhat Yüksel