Kültürel Diplomasi ve İş Birliği Derneği’nin Rus Evi’nin katkılarıyla organize ettiği, Rus ressam ve harp muhabiri Yevgeni Yevgenyeviç Lansere’nin 34 eserinden oluşan “Bir Başkentin Hafızası: Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara” sergisi Ankara Devlet Sanatlar Galerisi’nde açıldı. Sanatçının kitabındaki eserlerinin kopyalanmasıyla oluşturulan sergide sanatçının, Kafkas Cephesi ve Kurtuluş Savaşı sonrası geldiği Ankara’ya ait çizimleri yer alıyor.

Bir Başkentin Hafızası Sergi

25 Ekim tarihine kadar izleyicilerin beğenisine açık olan serginin açılışına Ankara Resim ve Heykel Müzesi Müdürü Erdem Akkurt ve Ankara Devlet Güzel Sanatlar Müdürü Dilek Abiş de katıldı. Açılışta konuşan Kültürel Diplomasi ve İş Birliği Derneği Başkanı Mehmet Emre, serginin, bir başkentin hafızasına ve milletin tarihi yürüyüşüne tanıklık olduğunu söyledi. “Ankara, yalnızca bir şehir değildir. Ankara; Millî Mücadele'nin merkezi, bağımsızlık iradesinin sembolü ve milletimizin geleceğe uzanan kararlılığının ifadesidir” diyen Cilt, sergide yer alan her bir fotoğrafın/resmin de geçmişin Ankara'sını anlatırken aynı zamanda bir milletin azmini, fedakârlığını ve yeniden inşa iradesini de gözler önüne serdiğini söyledi. Diplomasi yalnızca devletler arasında yürütülen resmî görüşmelerden ibaret olmadığını, aynı zamanda toplumların birbirini tanıması, tarihî hafızaların buluşması ve karşılıklı güvenin inşa edilmesi olduğunu ifade eden Cilt, “Türkiye ile Rusya Federasyonu arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine katkı sunan bu sergiyi de söz konusu anlayışın kıymetli bir örneği olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Bir Başkentin Hafızası Sergi3

Atatürk-Lenin arasındaki mektuplaşma

Daha sonra söz alan Rus Evi Ankara Müdürü Dr. Alexander Sotniçenko sergide eserleri yer alan sanatçı Yevgeni Yevgenyeviç Lansere hakkında bilgi verdi. Sanatçının babasının da heykeltraş olduğunu belirten Sotniçenko, sanatçının Kafkas cephesine muhabir olarak gittiğini, oradaki çizimleri ve yazılarını sonradan kitap haline getirdiğini söyledi. Sergide kitabın ilk orijinal baskısının da yer aldığını belirten Sotniçenko, Türkiye Sovyetler Birliği ilişkilerine, Mustafa Kemal'in Lenin’e yazdığı mektuba, Lenin’in de cevap yazdığına ilişkin bilgiler verdi. Lenin’in Türkiye Cumhuriyeti’ne desteklerinden söz eden Sotniçenko, Lenin’in Mustafa Kemal'e yanıt verdiği 3 Haziran 1920’nin iki ülke arasındaki diplomatik işbirliğinin de başlangıcı olduğunu ifade etti.

Bir Başkentin Hafızası Sergi9

Sovyetler Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin iyi ilişkilerinden ve Hamamönü’ndeki ilk Sovyet Büyükelçiliği binasından söz eden Sotniçenko, bu binanın daha sonra yandığını belirtti. Hamamönü’ndeki St Petersburg Meydanı, Puşkin ve Nazım Hikmet müzeleri ve Rus hastanesi konusunda da bilgi veren Sotniçenko, bu hastanede Türk askerlerinin tedavi olduğunu anlattı.

Sotniçenko, serginin de Lansere’nin yaptığı küçük küçük ve ayrıntıların ince ince işlendiği eserlerden oluştuğunu söyleyerek tek tek eserler hakkında bilgi verdi ve bu eserlerin yer aldığı 15 sergi açtıklarını da sözlerine ekledi.

Bir Başkentin Hafızası Sergi1

Bir başkentin dönüşümünün görsel hafızası

Yevgeni Yevgenyeviç Lansere’nin 34 eserinden oluşan “Bir Başkentin Hafızası” sergisinde sanatçının, Kafkasya Cephesi’nde tanıklık ettikleri ile 1922’de Ankara’ya geldiğinde gördüklerini çizgilerine aktardıklarından oluşuyor. Sergi, sanatçının savaşın ve bir başkentin dönüşümünün görsel hafızasını yansıtıyor.

Lansere’yi yalnızca bir ressam olarak değil, gördüklerini çizgileriyle kayda geçiren bir harp muhabiri olarak da öne çıkaran sergi, iki ayrı tarihsel dönemi bir araya getiriyor: Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kafkasya Cephesi ve Millî Mücadele’nin sürdüğü 1922 Ankara’sı.

Bir Başkentin Hafızası Sergi5

Cepheden Ankara’ya uzanan tanıklık

1875’te doğan Lansere, Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1914-1915 yıllarında Kafkasya Cephesi’nde askerî ressam ve muhabir olarak görev yaptı. Cephede gördüklerini hem haberlerine hem çizimlerine aktardı. Böylece savaşın yalnızca askerî gelişmelerini değil, insanlarını ve gündelik gerçekliğini de görsel kayıtlarla belgeledi.

Lansere’nin Türkiye’yle kurduğu bağ ise 1922’de Ankara’ya yaptığı yolculukla yeni bir boyut kazandı. Dönemin Sovyet Rusya’sının Ankara Büyükelçisi Semyon İvanoviç Aralov’un davetiyle Türkiye’ye gelen sanatçı, Trabzon ve İnebolu üzerinden Ankara’ya ulaştı ve kentte yaklaşık üç ay kaldı.

Daver Darende’nin eserleri “Anısına Saygıyla” sergisinde yeniden sanatseverlerle buluştu
Daver Darende’nin eserleri “Anısına Saygıyla” sergisinde yeniden sanatseverlerle buluştu
İçeriği Görüntüle

Bir Başkentin Hafızası Sergi07

1922 Ankara’sının sokakları, insanları ve gündelik hayatı

Lansere, Ankara’da geçirdiği süre boyunca kentin sokaklarını, tarihî yapılarını, pazarlarını ve gündelik yaşamını çizdi. Yerel halkın portrelerinin yanı sıra Mustafa Kemal Paşa, Halide Edip Adıvar ve Fatma Çavuş gibi dönemin önemli isimlerini de resmetti.

Bir Başkentin Hafızası Sergi6

Sanatçının çizimleri, Ankara’nın henüz Cumhuriyet’in başkenti olarak şekillenmeye başladığı dönemin atmosferini yansıtıyor. Kentin mimarisi, insanları ve yaşam biçimleri, onun gözlemci yaklaşımıyla kayıt altına alınıyor.

Çizimler ve günlük tutulan notlar

Lansere, çizimlerinin yanı sıra gezi boyunca günlük notları da tuttu. Türkiye izlenimlerini ve çalışmalarını daha sonra “Ankara’da Bir Yaz 1922” adıyla bilinen eserinde bir araya getirdi. Bu kayıtlar, dönemin Ankara’sını yalnızca siyasi tarih üzerinden değil, kent yaşamı ve insan ilişkileri üzerinden de anlamaya imkân sağlıyor.

Bir Başkentin Hafızası Sergi Kitaplar

Sergideki 34 eser, bir yandan savaşın ve insan hikâyelerinin, diğer yandan yeni bir başkentin gündelik yaşamının çizgilerle nasıl kaydedildiğini gösteriyor. Sergide Lansere’nin “Ankara’da Bir Yaz 1922” kitabının orijinal ilk baskısı da sergileniyor.

Muhabir: Sultan Özer