Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Merkezi, Temmuz ayı başında başkent Ankara'da gerçekleştirilecek olan uluslararası NATO Liderler Zirvesi öncesinde yaşanan akreditasyon krizine ilişkin bir açıklama yayımladı. Çok sayıda ulusal basın organizasyonu ve gazetecinin takip başvurusunun gerekçesiz olarak geri çevrilmesini kınayan dernek, uygulamanın basın özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

"Otoriter ve güvenlikçi bir zihniyetin yansıması"

Yazılı açıklamada, akreditasyon engellerinin zamanlamasına ve kararların tebliğ ediliş biçimine değinen ÇGD, şu tespitleri paylaştı:

CHP YDK, ihraç taleplerine yapılan itirazları reddetti
CHP YDK, ihraç taleplerine yapılan itirazları reddetti
İçeriği Görüntüle

"İktidarın yıllardır basına yönelik uyguladığı ayrımcı akreditasyon politikası, bu kez uluslararası bir zirveye taşınmıştır. Bu ret kararlarının aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu 200'ü aşkın yurttaşın NATO Zirvesi bahanesiyle gözaltında tutulduğu sırada gelmesini bir tesadüf olarak görmüyor, basın ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan otoriter ve güvenlikçi bir zihniyetin yansıması olarak değerlendiriyoruz. Gazetecilerin hangi gerekçeyle dışlandığının açıklanmaması, keyfiliğin ve siyasi ayrımcılığın kurumsallaştığını göstermektedir."

"Yalnızca basın özgürlüğüne değil, hesap verebilirlik ilkesine de zarar veriyor"

Engellemelerin kamusal şeffaflık zeminini zedelediğini ifade eden meslek örgütü, açıklamasını uluslararası camiaya ve kamuoyuna yönelik şu çağrıyla tamamladı:

"Kamuoyunun haber alma hakkını engelleyen bu yaklaşım, yalnızca basın özgürlüğüne değil, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine de doğrudan zarar vermektedir. Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bir zirvede gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinin engellenmesi kabul edilemez. Güvenlik veya organizasyon gerekçeleri, basın kuruluşları arasında ayrımcılık yapılmasının bahanesi olamaz. İktidarın eleştirel ve bağımsız medyaya yönelik dışlayıcı tutumu, Türkiye'nin demokratik standartları açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Basına yönelik bu ayrımcı uygulamayı kınıyor, kamuoyunu, uluslararası basın kuruluşlarını ve meslek örgütlerini bu antidemokratik tutuma karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz."

Kaynak: Anka Haber Ajansı