Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), mahkeme tarafından verilen "mutlak butlan" kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun hukuken yeniden genel başkanlık makamına getirilmesiyle başlayan "çift başlı meclis grubu" gerilimi sürüyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) her salı düzenlenen haftalık olağan grup toplantısı öncesinde kulisler hareketlenirken, parti yönetiminden iki önemli isim ANKA Haber Ajansı aracılığıyla mevcut tabloyu değerlendirdi ve ortak bir kurultay takvimi çağrısında bulundu.
Mahmut Tanal: "Konuşmak istiyorsa AKP grubuna gitsin"
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yargı kararıyla genel merkezin idaresini devralan Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylem ve politikalarını hedef alarak şu ifadeleri kullandı:
"Sayın Kılıçdaroğlu, eğer gerçekten konuşmak istiyorsa, canı çok konuşmak istiyorsa AKP grubuna gitsin. İstediği kadar konuşabilir. 15 günden beri genel başkanım diye kayyım olarak atandığı genel merkezde bugüne kadar AKP aleyhine tek bir cümle sarf etmedi. İşçi lehine tek bir cümle sarf etmedi. Emekçi lehine tek bir cümle sarf etmedi. Allah rızası için, sen gerçekten bu ülkenin huzuru, mutluluğu, Anayasa'mızın 5. maddesi uyarınca vatandaşın önündeki sosyal, siyasal, ekonomik engelleri kaldırmakla mı yükümlüsün? Yoksa AKP'nin umudu olmak için mi Cumhuriyet Halk Partisi'nin içini karıştırıyorsun?"
Krizden çıkış reçetesinin meclis grubunda Özgür Özel'e destek vermekten geçtiğini savunan Tanal, sözlerini şöyle sürdürdü:
"'Sosyal demokratım' diyen, 'ülkede demokrasi istiyorum' diyen, 'özgürlük istiyorum' diyen, 'hukuk devleti istiyorum' diyen, 'adalet istiyorum' diyen herkesin seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel'i takip etmelerini istiyoruz. Demokrasi isteyenlerin, adalet isteyenlerin, hukuk devleti isteyenlerin, liyakat isteyenlerin tarafıdır. Diğer taraf da işte AKP'nin ülkeyi getirdiği çıkmaz sokaktır. Bu işin krizi nedir derse, krizin reçetesi nedir? Krizin reçetesi, kayyum olarak atanmış olan kişinin 45 gün içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir an önce kurultaya götürmesi gerekir. Onun için tüm 86 milyon insanımızı, Özgür Özel'in liderliğinde birleşmeye davet ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz diyoruz."
Aylin Nazlıaka: "Kurultay yapacağım deyip tarih vermemekle olmaz"
CHP'li Aylin Nazlıaka ise Türkiye'nin asıl gündeminin yeni anayasa taslakları ve Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler olması gerekirken tüm odağın CHP iç krizine kaydırılmasını eleştirdi. Nazlıaka, Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek şu açıklamayı yaptı:
"Kendisiyle uzun yıllar birlikte çalıştım. Hiçbir zaman şu anda saygıda kusur etmedim. Kendisini bir an için Özgür Özel'in yerine koymasını rica ediyorum. Kendisi bir seçime giriyor, seçimi kazanıyor. Sonra AKP yargısı geliyor, onun koltuğuna bir başkasını oturtuyor. Bu kabul edilemez. Biz Cumhuriyet Halk Partililer olarak, kuruluş felsefemizde de var olduğu gibi, her zaman demokrasiye, adalete sahip çıkanlarız. Bizler, fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür tüm yurttaşlarız."
Partinin dışarıya karşı "bölünmüşlük" imajı vermemesi gerektiğini söyleyen Nazlıaka, tıkalı olan siyasi sürecin çözüm yolunu şu sözlerle tarif etti:
"AKP yargısının partimizi şekillendirmesine asla ve asla izin vermemeliyiz. Bugün burada ikili bir görüntü oluşmamalı. Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde bir iç kavga var, everyone birbirine düşmüş gibi bir görüntü oluşmamalı. Bunun da yolu bellidir, kurultaydan geçiyor. Ama kurultay yapacağım deyip tarih vermemek ile olmaz. Bu tıkanıklığı aşmak için 45 gün içerisinde kurultay yapılması gerekiyor."



