CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Et ve Süt Kurumu'nun piyasayı düzenleme amacıyla yürüttüğü uygulamaların yerel esnafı olumsuz etkilediğini savundu. İlgezdi, uygun fiyatlı et satışlarının belirli market zincirleri üzerinden yapılmasının haksız rekabete yol açtığını öne sürdü.
"Vatandaş ucuz et için kuyruğa giriyor"
İlgezdi, vatandaşların uygun fiyatlı ete ulaşabilmek için sabahın erken saatlerinde uzun kuyruklar oluşturduğunu belirterek, bu durumun ekonomik sıkıntıların bir göstergesi olduğunu ifade etti. Yerel kasapların sisteme dahil edilmesi halinde vatandaşların mahalle esnafından da uygun fiyatlı et temin edebileceğini dile getirdi.
Soru önergesinde, son bir yıl içinde Et ve Süt Kurumu şubeleri ile anlaşmalı marketler üzerinden yapılan et satışlarının miktar ve tutar bazında açıklanması talep edildi. Ayrıca ithal edilen etlerin menşei, denetim süreçleri ve hangi illerde satışa sunulduğu konusunda da bilgi istendi.

İlgezdi, soru önergesinde, şunları kaydetti:
"Et ve Süt Kurumu’nun yürüttüğü süreç şeffaflıktan uzak ve adaletsizdir. Kasaplar devre dışı bırakılırken, vatandaş sabahın ilk ışıklarında bir kilo ucuz et alabilmek için yüzlerce kişilik kuyruğa mahkûm ediliyor. Büyük şirketlerin kârına kâr katılıyor. Kasaplara uygun fiyatlı et verilmemesi haksız rekabeti körüklüyor. Oysa bu et kasaplara da verilse, vatandaş mahallesindeki esnaftan uygun fiyata et alabilecek, bu kuyruklar son bulacaktır. Piyasa regülasyonu adı altında yapılan bu uygulama, yerel esnafı piyasadan silme operasyonuna dönüşmüş durumdadır.
Kurum ithal ettiği hayvanların kesimini yapıyor ancak bu etlerin nereden ve hangi koşullarda geldiği bilinmiyor. Vatandaşın şeffaf bilgiye ve sağlıklı ürüne erişimi bizzat kamu eliyle engelleniyor. Bugün ESK’de 540 TL olan biftek, kasapta bin 200 TL’ye çıkmış durumda. Aradaki bu fahiş uçurum, piyasa regülasyonunun sadece kağıt üzerinde kaldığının kanıtıdır.
Hükümetin yanlış hayvancılık ve ekonomi politikaları nedeniyle halk, temel besin kaynağı olan ete ulaşabilmek için gün ağarmadan sokaklara dökülüyor. Ucuz ete ulaşabilmek için vatandaşımız sabah saat 05.00’te ESK’nin önünde kuyruğa giriyor. Bu tablo, bir yönetim başarısını yansıtmak yerine ekonomik çöküşün gerçek yüzünü ortaya koyuyor. Halkı yoksulluğa, esnafı ise iflasa sürükleyen bu sistem derhal değişmelidir.”
"Kasaplar sisteme dahil edilecek mi?"
İlgezdi, ESK ürünlerinin yalnızca belirli zincir marketlerde satılmasının gerekçesini sorarken, yerel kasapların da sisteme dahil edilerek uygun fiyatlı etin daha geniş kitlelere ulaştırılmasına yönelik bir çalışma bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
İlgezdi’nin önergesinde Bakan Yumaklı'ya yönelttiği sorular ise şöyle:
"Et ve Süt Kurumu aracılığıyla gerçekleştirilen ithal kesim etlerin menşei hangi ülkelerdir? Bu etlerin kesim ve saklama koşulları, gıda güvenliği standartları açısından hangi sıklıkla denetlenmektedir? Hâlihazırda Et ve Süt Kurumu ürünleri Türkiye genelinde kaç ilde satışa sunulmaktadır? Bu iller hangileridir?
Son bir yıl içerisinde, iller bazında Et ve Süt Kurumu şubeleri ve anlaşmalı marketler üzerinden yapılan toplam et satış rakamları (miktar ve tutar olarak) nedir? ESK ürünlerinin sadece belirli zincir marketlere verilip yerel kasaplara verilmemesinin gerekçesi nedir? Kasapların da bu sisteme dâhil edilerek uygun fiyatlı etin halka daha yaygın kanallar üzerinden ulaştırılmasına yönelik bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Piyasa regülasyonu adı altında yapılan bu uygulamanın, mahalle kasaplarının rekabet gücünü yok ettiği ve büyük şirketlerin kârlılığını artırdığı yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın görüşü nedir? Vatandaşların uygun fiyatlı ete ulaşabilmek için sabah saat 05.00’te kuyruğa girmek zorunda kalması, Bakanlığınız tarafından 'başarılı bir regülasyon' olarak mı değerlendirilmektedir? Bu görüntülerin ortadan kaldırılması için arz kapasitesinin artırılması planlanmakta mıdır?"





