Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da 9-20 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde açıklama yaptı. Federasyon, konferansa katılacak dünya liderlerine iklim değişikliğinin topluluklar üzerindeki etkilerini azaltmak için daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu.

IFRC'nin yazılı açıklamasında, aşırı hava olaylarının dünya genelinde insanların yaşamını, geçim kaynaklarını ve sağlığını tehdit ettiği belirtildi. Aşırı sıcaklar, seller, kuraklıklar ve fırtınaların etkilerine dikkat çekilen açıklamada, bu risklerden en fazla yoksulluk, çatışma ve yerinden edilme sorunları yaşayan toplulukların etkilendiği ifade edildi.

IFRC'den iklim risklerine karşı yatırım çağrısı

Federasyon, COP31 kapsamında liderlerin iklim değişikliğinin giderek büyüyen insani sonuçlarına karşı toplulukları korumaya yönelik yatırımları artırması gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, "COP31'de bir araya gelen dünya liderlerine, iklim değişikliğinin giderek artan insani etkilerine karşı toplulukları daha iyi korumak amacıyla yatırımları acilen artırmaları çağrısında bulunuyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Gelecek aylarda daha şiddetli hava olaylarına yol açması beklenen güçlü El Nino olgusuna da değinilen açıklamada, afetlere hazırlık ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarının önemine işaret edildi.

IFRC, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

"Önümüzdeki aylarda daha şiddetli hava olaylarını beraberinde getirmesi beklenen güçlü bir El Nino olgusu göz önüne alındığında, toplulukları korumak ve hayat kurtarmak için hazırlık ve uyum süreçlerine yatırım yapmak her zamankinden daha kritik bir hal alıyor."

TMMOB’den COP31 eleştirisi: “Karbon ticareti yeni bir finans piyasasına dönüştü”
TMMOB’den COP31 eleştirisi: “Karbon ticareti yeni bir finans piyasasına dönüştü”
İçeriği Görüntüle

Doğa temelli çözümler tehlikelerin şiddetini azaltabiliyor

IFRC ile Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan güncel bir analizde, doğa temelli çözümlerin iklim ve hava olaylarından kaynaklanan tehlikelerin şiddetini ortalama yüzde 31 azaltabileceği belirtildi.

Analizde, bu yöntemlerin gelişmekte olan ülkelerin karşılaşabileceği ekonomik kayıpların önlenmesine de katkı sağlayabileceği tahmin edildi. Buna göre doğa temelli çözümlerin, gelişmekte olan ülkelerde 2030'a kadar yıllık en az 148 milyar dolar, 2050'ye kadar ise yıllık 577 milyar dolar tutarında ekonomik kaybın önüne geçilmesine yardımcı olabileceği aktarıldı.

COP31 için üç öncelikli alan belirlendi

IFRC, konferansta somut adımlar atılması gereken üç temel alanı sıraladı. Bu başlıklar sağlık ve refahın korunması, yerel topluluklara yatırım yapılması ve afetlerin önlenmesi olarak açıklandı.

Federasyon, bu alanlarda yürütülecek çalışmaların iklim değişikliğinin etkilerine karşı toplulukların korunmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Chapagain'den hükümetlere pratik çözüm çağrısı

IFRC Genel Sekreteri Jagan Chapagain de birçok topluluğun giderek ağırlaşan iklim risklerine karşı hazırlık yapabilmek için ihtiyaç duyduğu destekten yoksun kaldığını ifade etti.

Chapagain, COP31'e katılacak hükümetlerden yalnızca taahhüt açıklamakla yetinmemelerini, özellikle risk altındaki grupların yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve sağlıklarını koruyacak uygulamalara yatırım yapmalarını beklediklerini belirtti.

Chapagain, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:

"COP31'de hükümetlerden sadece taahhütte bulunmanın ötesine geçmelerini, özellikle en büyük risk altındaki grupların yaşamlarını, geçim kaynaklarını ve sağlıklarını koruyacak pratik çözümlere yatırım yapmalarını bekliyoruz. Bütçelerin baskı altında olduğu bir dönemde, hazırlık çalışmalarına yatırım yapmak sadece doğru bir adım değil, aynı zamanda felaketler yaşandıktan sonra müdahale için gereken maliyetleri de önemli ölçüde azaltabilir."

Kaynak: Anadolu Ajansı