Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren Ravive Kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025 tarihinde çıkan ve kentin sanayi güvenliğini tartışmaya açan feci yangında 3’ü çocuk olmak üzere toplam 7 işçi yaşamını yitirmişti. Facianın ardından adalet arayışı başlatan işçi aileleri ve yakınları, eylemlerinin 5. haftasında Gebze Kent Meydanı'nda kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında yakınını kaybeden Emine Kaya Baş tarafından okunan ortak metinde, yargı sürecindeki eksikliklere, idari ihmallere ve şüpheli kamu görevlilerinin hukuki durumuna dikkat çekildi.
6 günlük tahliye kararlarına ailelerden tepki
16 sanığın yargılandığı ve 2'sinin halen firari olduğu ana davanın 3'üncü duruşmasının 21 Temmuz'da Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görüleceğinin hatırlatıldığı açıklamada, kamu görevlilerine yönelik yürütülen ayrı soruşturma dosyasındaki son gelişmeler paylaşıldı.
Dosyaya giren bilirkişi raporunun ardından 26 Haziran'da dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, Selim San, Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telli, zabıta yöneticileri Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı ile Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz’in tutuklandığı; denetim tutanağında imzası olan belediye personeli Ömer Kocabay’ın ise serbest bırakıldığı anımsatıldı. Ancak zabıta yöneticileri Cengiz Taşdemir ile Nizamettin Balcı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla tutuklanmalarından yalnızca 6 gün sonra tahliye edilmesine aileler şu sözlerle tepki gösterdi:
"Tutukluluk bir mahkumiyet değildir. Ancak 7 insanın yaşamını yitirdiği bir dosyada, sorumlulukları bilirkişi raporunda değerlendirilen iki kamu görevlisinin yalnızca 6 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesi aileler olarak ciddi kaygı duymamıza neden olmuştur. Bu tahliye kararlarını kabul etmiyoruz. Tahliye kararları verilirken dosyaya yeni bir delil girip girmediğinin, mevcut belgelerin nasıl değerlendirildiğinin ve soruşturmanın bundan sonra hangi işlemlerle sürdürüleceğinin açıklanmasını istiyoruz."
"Yangından 15 gün önce ruhsatsız olduğu belgelenmiş"
Açıklamada, idari makamların fabrikadaki kaçak faaliyetten haberdar olduğunu kanıtlayan en önemli resmi evrakın 24 Ekim 2025 tarihli belediye yazısı ve aynı tarihte düzenlenen tespit tutanağı olduğu açıklandı. Resmi belgelere göre, şirketin daha önce ruhsatlı olduğu adresten taşınarak yangının çıktığı Mimar Sinan Mahallesi'ndeki yeni adresinde ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiğinin belediye tarafından yangından 15 gün önce saptandığı belirtildi.
Tutanakta Nizamettin Balcı ile Ömer Kocabay'ın imzalarının bulunmasına rağmen, iş yerinin faaliyetini durduracak, kapatılmasını sağlayacak veya kaçak kullanımı sona erdirecek etkili bir işlem yapılmadığı, bu ihmalin ardından yangının meydana geldiği vurgulandı. Sorumluluğun sadece işverenle sınırlı kalamayacağını ifade eden aileler, şu kurumsal denetim mekanizmalarına işaret etti:
"Soruşturma yalnızca birkaç belediye görevlisiyle sınırlandırılamaz. Ravive hakkında yapılan CİMER başvurularının hangi kurumlara gönderildiği, başvurular üzerine hangi işlemlerin yapıldığı, yıkım kararının neden uygulanmadığı, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan üretimin nasıl sürdürüldüğü, sigortasız ve çocuk işçiliğin neden tespit edilmediği açıklığa kavuşturulmalıdır. Valilik, Kaymakamlık, Dilovası Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK, İŞKUR, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile elektrik dağıtım ve denetim kurumlarının sorumlulukları ayrı ayrı incelenmelidir."
"Avukatımıza baskı yapılıyor, TBMM komisyon kurmalı"
Süreç içerisinde ailelerin gönüllü avukatlığını üstlenen avukat Saruhan Efe Kadaifçi'nin, sanık Ali Osman Akat'ın şikayeti üzerine ifadeye çağrılmasını ve kendilerine yönelik "helalleşme" adı altındaki teklifleri hukuki takibi zayıflatma ve dosyayı kamuoyundan uzaklaştırma girişimi olarak niteleyen mağdur yakınları, taleplerini şu şekilde sıraladı:
-
Kamu görevlileri hakkındaki soruşturma gecikmeden tamamlanmalı ve sorumluluğu bulunan herkes yargı önüne çıkarılmalıdır.
-
Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı hakkında verilen tahliye kararlarına yapılan itirazlar etkili biçimde değerlendirilmelidir.
-
Ruhsat, yıkım, zabıta, denetim, iş sağlığı-güvenliği, sigorta, elektrik ve CİMER başvuru kayıtları eksiksiz olarak adli dosyaya getirtilmelidir.
-
Dava, ailelerin ve kamuoyunun daha rahat takip edebileceği uygun bir adliye salonunda görülmelidir.
-
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) araştırma komisyonu derhal kurulmalıdır.
Eylemlerini "Dilovası için adalet, herkes için adalet" sloganıyla tamamlayan aileler, 3'ü çocuk 7 işçinin ölümüne yol açan bütün idari ve ticari sorumlular ortaya çıkarılana kadar 21 Temmuz'daki üçüncü duruşma dahil olmak üzere tüm hukuki süreci Gebze Kent Meydanı'nda takip etmeyi sürdüreceklerini beyan etti.




