Sektör temsilcileri, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında belirlediği tavan fiyatların uzun süredir güncellenmemesinin maliyet artışlarıyla birleştiğini, bunun da özellikle diz protezi gibi ürünlerde yerli firmaların sürdürülebilirliğini zorladığını dile getiriyor.

DMO–Stryker anlaşması iddiası tartışma yarattı

Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre DMO’nun Kasım ayında ABD merkezli Stryker ile bir tedarik anlaşması imzaladığı öne sürülüyor. İddiaya göre anlaşmanın kapsamındaki ürünler, Stryker’in daha önce bünyesine kattığı Çin merkezli Trauson markasına ait implantları da içeriyor. Bu nedenle anlaşma ABD menşeli bir şirketle yapılmış olsa da, uygulamada Türkiye’ye tedarik edilecek bazı protezlerin Çin üretimi olacağı ileri sürülüyor.

Söz konusu iddialara ilişkin DMO veya şirket tarafından kamuoyuna yansıyan net bir doğrulama bulunmazken, yerli üreticiler anlaşmanın niteliğinin ve mali koşullarının sektörde rekabet dengesini etkileyebileceğini savunuyor.

Fiyat güncellemesi ve “eşit uygulama” talebi

Sektör temsilcilerinin paylaştığı bilgilere göre, 2023’ten bu yana yerli diz protezlerinde SUT tavan fiyatı 17 bin 800 TL seviyesinde bulunuyor. Yerli firmalar, bu tavan fiyatın üzerinde satışa izin verilmediğini; buna karşın bazı yabancı markaların farklı kanallar üzerinden daha yüksek fiyatlarla piyasaya ürün sunabildiğini iddia ediyor.

Yerli üreticiler, SUT tavan fiyatlarının maliyet artışlarına paralel biçimde güncellenmesi ve yerli-yabancı tüm tedarikçilere aynı kuralların uygulanması gerektiğini belirtiyor.

Ödeme vadeleri ve operasyonel maliyetler gündemde

Üreticiler, sağlık sektöründe ödeme vadelerinin geçmiş dönemde 23–24 aya kadar uzadığı, yapılan düzenlemelerle ortalama vadenin yeniden 6 ay seviyelerine gerilediği bilgisini paylaşıyor. Buna rağmen düşük tavan fiyat ve artan operasyonel giderlerin finansman baskısı yarattığı kaydediliyor.

Sektör tarafı ayrıca protez tedarikinin yalnızca ürün tesliminden ibaret olmadığını vurguluyor. Ameliyatlarda teknik/klinik destek personeli bulundurulmasının zorunlu olduğu, hastaya uygun implant seçimi için çok sayıda farklı ölçü ve parçanın stokta tutulması gerektiği, ayrıca cerrahi motor ve sarf maliyetlerinin de firmalarca karşılandığı ifade ediliyor.

Merkez Bankası Haziran 2026 raporu yayımlandı: Hane halkı kredilerinde güçlü yükseliş
Merkez Bankası Haziran 2026 raporu yayımlandı: Hane halkı kredilerinde güçlü yükseliş
İçeriği Görüntüle

İhracat fiyatları ile iç pazar arasındaki fark

Yerli üreticiler, Türkiye’de tavan fiyat nedeniyle daha düşük seviyelerde kalan satış fiyatlarının, bazı Avrupa ülkelerinde ve farklı pazarlarda daha yüksek fiyatlardan karşılık bulabildiğini savunuyor. Sektör kaynaklarına göre Türkiye’de 17 bin 800 TL düzeyinde olan bir diz protezinin, Avrupa’da binlerce euro seviyelerine ulaşan fiyatlarla satılabildiği; ihracatta en düşük fiyatın ise 550 dolar bandında olduğu öne sürülüyor.

Konkordato açıklamaları: “Finansal baskı artıyor”

Uzayan finansman ihtiyacı ve maliyet artışları nedeniyle sektörde şirket kapanmaları ve konkordato başvurularının gündeme geldiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, son 6–7 ayda dört yerli tıbbi cihaz üreticisinin konkordato ilan ettiğini ileri sürerek, mevcut fiyat mekanizmasının gözden geçirilmesini talep ediyor.

Yerli üreticiler, DMO’nun alım politikalarında yerli üretimi destekleyen, rekabet koşullarını dengeleyen ve maliyet artışlarını dikkate alan bir yaklaşımın hem kamu bütçesi hem de sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu dile getiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi