Dünya Bankası tarafından 5 Kasım'da yayımlanan 2026 Uluslararası Borç Raporu, düşük ve orta gelirli ülkelerin dış borçlarına ilişkin güncel verileri ortaya koydu. Rapora göre söz konusu ülkelerin toplam dış borç stoku, 2025 yılında yıllık bazda yüzde 5,5 artış göstererek 9,4 trilyon dolara ulaştı. Ülke bazında yapılan sıralamada Türkiye de en fazla dış borca sahip ilk beş ekonomi arasında yer aldı.
Raporda paylaşılan rakamlar, ülkelerin kamu ve özel sektör kaynaklı toplam dış borçlarını kapsıyor. Dolayısıyla veriler yalnızca devletlerin üstlendiği borç yükümlülüklerinden oluşmuyor. Ayrıca karşılaştırma, düşük ve orta gelir grubundaki ekonomilerle sınırlı tutulduğu için ABD ve Japonya gibi yüksek gelirli ülkeler sıralamaya dahil edilmedi.
Listenin zirvesinde Çin var
Dünya Bankasının açıkladığı verilere göre, gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek dış borç miktarı Çin'e ait. Çin'in 2025 yılı sonu itibarıyla toplam dış borç stoku yaklaşık 2 trilyon 278 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Böylece ülke, listedeki diğer ekonomilerle arasındaki belirgin farkla ilk sıradaki yerini aldı.
Hindistan, 763,5 milyar dolarlık dış borç stoku ile listenin ikinci basamağında kendine yer buldu. Çin'in ardından gelen ülkenin toplam dış borcu, ilk sıradaki ekonominin oldukça altında kaldı. Buna rağmen Hindistan, gelişmekte olan ülkeler arasında en yüksek dış borç miktarına sahip ekonomilerden biri oldu.
Üçüncü sırada ise yaklaşık 659,8 milyar dolarlık dış borçla Brezilya yer aldı. Latin Amerika'nın en büyük ekonomisi olan ülke, Çin ve Hindistan'ın ardından sıralamaya giren ilk Latin Amerika ülkesi olarak kayıtlara geçti.
Meksika da 2025 yılı sonunda yaklaşık 645 milyar dolarlık dış borç büyüklüğüne ulaştı. Bu rakamla dördüncü sıraya yerleşen ülke, Brezilya'nın ardından listede bulundu. Böylece Latin Amerika'nın iki önemli ekonomisi, gelişmekte olan ülkelerin dış borç sıralamasında ilk dört içerisinde yer aldı.
Türkiye 572,8 milyar dolarla beşinci sırada
Türkiye, 2025 yılının sonunda kaydedilen 572,8 milyar dolarlık toplam dış borç stoku ile Dünya Bankasının hazırladığı listede beşinci basamakta yer aldı. Türkiye'nin önünde Meksika bulunurken, bir sonraki sırada Endonezya yer aldı.
Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi Endonezya, yaklaşık 438,1 milyar dolarlık dış borç miktarıyla altıncı sıraya yerleşti. Ülkenin toplam dış borcu Türkiye'nin altında kalsa da gelişmekte olan ekonomiler arasında yüksek borç stokuna sahip ülkeler arasındaki konumunu sürdürdü.
Arjantin, 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 261,7 milyar dolarlık dış borçla yedinci sırada kendine yer buldu. Ülkenin toplam borç miktarı, ilk altı sıradaki ekonomilerin gerisinde kaldı. Arjantin'in dış finansman kaynaklarına yönelik yükümlülükleri ise devam etti.
İlk 10'da dört Latin Amerika ülkesi bulunuyor
Listenin sekizinci sırasında yaklaşık 256 milyar dolarlık dış borç stoku bulunan Kolombiya yer aldı. Arjantin'in ardından gelen ülke, Latin Amerika'dan sıralamanın ilk 10'una giren dördüncü ekonomi oldu. Böylece Brezilya, Meksika, Arjantin ve Kolombiya, bölgeden listede bulunan ülkeler olarak kayıtlara geçti.
Dokuzuncu basamakta ise Rusya ile savaşını sürdüren Ukrayna bulunuyor. Ülkenin 2025 yılı sonundaki toplam dış borcu yaklaşık 250,3 milyar dolar olarak hesaplandı. Ukrayna'nın dış borç yükümlülükleri, devam eden savaşın ekonomik etkileri ve ihtiyaç duyulan dış finansman kaynaklarıyla birlikte önemini korudu.
İlk 10 sıralamasının son sırasında Tayland yer aldı. Güneydoğu Asya ülkesi, yaklaşık 208,9 milyar dolarlık dış borç stoku ile onuncu oldu. Böylece Endonezya'nın ardından Tayland da bölgeden sıralamaya giren ikinci ülke olarak kaydedildi.
Türkiye'nin dış borcu bir yılda 62,9 milyar dolar arttı
Dünya Bankasının verileri, Türkiye'nin toplam dış borç stokunda bir yıllık dönemde yaşanan yükselişi de gösterdi. Türkiye'nin 2024 yılı sonunda yaklaşık 509,9 milyar dolar olan dış borcu, 2025'in sonuna gelindiğinde 572,8 milyar dolara çıktı.
İki dönem arasındaki fark yaklaşık 62,9 milyar dolar olarak hesaplandı. Açıklanan tutar, kamu kesiminin yanı sıra özel sektörün yurt dışından sağladığı finansmanı ve diğer dış yükümlülükleri de içeriyor. Bu nedenle Türkiye'nin dış borç miktarı değerlendirilirken yalnızca merkezi yönetim borçlarının dikkate alınması yeterli olmuyor.
Dış borç stokunun yüksek olması, tek başına bir ülkenin borçlarını ödeyemeyecek durumda bulunduğunu göstermiyor. Borcun sürdürülebilirliği üzerinde ekonomik büyüklük, döviz kazandırıcı faaliyetler, merkez bankası rezervleri ve borçların geri ödeme takvimi gibi farklı unsurlar etkili oluyor. Dünya Bankasının hazırladığı sıralama ise ülkeleri yalnızca toplam dış borç miktarlarına göre karşılaştırıyor. Bu veriler, ekonomilerin olası bir borç krizine ne kadar yakın olduğunu doğrudan ortaya koymuyor.
Gelişmekte olan ülkelerin borç ödemeleri
Dünya Bankasının raporunda gelişmekte olan ülkelerin borç geri ödemelerine ilişkin veriler de yer aldı. Buna göre düşük ve orta gelirli ekonomilerin 2025 yılında gerçekleştirdiği toplam anapara ve faiz ödemeleri 1,4 trilyon dolara yükseldi.
Borç servisi olarak tanımlanan anapara ve faiz ödemelerindeki artış, 2025 yılıyla birlikte üst üste beşinci kez gerçekleşti. Küresel finansman koşullarındaki yüksek maliyetler, dış kaynak ihtiyacı bulunan ülkelerin borç ödeme yükünü artırdı.
Özellikle ekonomik kırılganlıkları yüksek olan ülkelerde faiz ve anapara ödemeleri, kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artıran unsurlar arasında yer aldı. Dünya Bankasının verileri, gelişmekte olan ekonomilerin dış borç stokundaki büyümenin yanı sıra bu borçların geri ödenmesi için ayrılan kaynakların da yükseldiğini ortaya koydu.



