Elif Gamze Bozo, engelli bir kadın kimliğini sahiplenmekten çekinmediğini belirterek, “Engelli bir kadın olarak kimliğimi seviyorum. Kadın olmaktan da mutluyum. Engelli olmak benim için kötü bir şey değil. Tabii kimse engelli olmak istemez çünkü yaşadığımız zorluklar kolay kavranabilecek şeyler değil. Ama dünyanın sonu da değil, insan her şekilde hayata uyum sağlayabiliyor. İçimde büyümeyen bir kız çocuğu neşesi var ve bunu seviyorum. Yapmak istediğim çok şey, çok proje var. Yazmak, çizmek, okumak ve üretmek benim için önemli bir ifade alanı oldu” dedi.

Zülal Tannur ise kimlik üzerine düşüncelerini paylaşarak, “Dünya insanın önüne çok fazla sıfat koyuyor ve engellilik de kimliğinizin bir parçası olduğunda sizi kapsayan bir hale geliyor. Ama benim kimliğimin birçok parçası var ve bunların hiçbiri, yani engelli olmam ya da kadın olmam, diğerlerinden önce gelmiyor. Hepsi aynı düzlemde yer alıyor. Bu yüzden kendimi tek bir sıfatla tanımlayamıyorum. Benim için Zülal olmak yeterli. Ama bilim insanı ve girişimci olmayı da çok seviyorum. Çünkü birinde merak ediyorsunuz, diğerinde ise inşa ediyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Kadinlar Gunu Haber (3)

Hayatlarını değiştiren dönüm noktaları

Bozo, hayatındaki önemli dönüm noktalarından birinin Afrika’ya yaptığı seyahat olduğunu belirterek, “2015 yılında Uluslararası İzmir Fotoğraf Günleri’ne katıldım ve fotoğraf sanatçısı Gabriel Peral Gelabert ile tanıştım. Bana ‘Sen bunun daha iyisini yapabilirsin’ dedi. Ben de engelli olduğumu ve Afrika’ya gitmenin zor olduğunu söyledim. Bana ‘Git, sen zaten kendine engel koymuşsun’ dedi. Bu söz beni çok etkiledi. Afrika’ya gittiğimde hayatımın en büyük derslerinden birini aldım. Oradaki hikâyelere dokunmak, onları yazmak ve belgesel çekmek benim için bir dönüm noktası oldu” dedi.

Tannur ise görme yetisini kaybettiği dönemin hayatında önemli bir kırılma olduğunu belirterek, “On yaşında görme kabiliyetimi tamamen kaybettim. O an bunu hayatımı tamamen değiştiren bir şey olarak tanımlamadım çünkü kontrol edebildiğim bir durum değildi. Ama bu elbette bir dönüm noktasıydı. Hayatımı başka bir yöne çevirdi. O süreçte hayatı yeniden nasıl kurabileceğimi öğrendim. Bu deneyim girişimcilikte de bana çok şey öğretti. Pandemi döneminde bütün dünyanın yaşadığı belirsizliği ben daha önce kendi hayatımda deneyimlemiştim. Bu yüzden değişimlere daha hızlı uyum sağlayabildim” dedi.

Kadinlar Gunu Haber (1) (1)

Önyargılarla mücadele

Tannur, girişimcilik yolculuğunda yatırım ararken farklı önyargılarla karşılaştığını anlatarak, “Yatırımcılarla konuşurken çoğu zaman teknoloji yerine benim hikâyemle ilgileniyorlardı. Görme yetimi kaybettiğim günü soruyorlar ama ürettiğimiz teknolojiyi dinlemiyorlardı. Kadın girişimcilerin aldığı yatırım oranı zaten çok düşük, engelli kadınların aldığı yatırım ise neredeyse yok denecek kadar az. Sunumlarda birkaç farklı önyargıyla karşılaştım. Bazen teknoloji yerine trajedi anlatısına odaklanılıyor, bazen de benim lider olmadığım varsayılıyordu” dedi.

Bozo ise çocukluk yıllarında karşılaştığı önyargıları anlatarak, “İlkokulu Osmaniye’de okudum. Annemin yolunu kesip ‘Neden okutuyorsun? Sakat, işe yaramaz. Bundan ne olacak?’ diyen insanlar oluyordu. ‘Zaten sağlıklı bir çocuğun var, ona odaklan’ gibi sözler söyleniyordu. Hastalığın getirdiği zorluklar zaten yeterince ağırdı. Ama bunun yanında önyargılar ve ayrıştırıcı sözlerle de karşı karşıya kalıyordum” dedi.

Kadinlar Gunu Haber (4)

Engelli kadınların temsili sınırlı

Engelli bireylerin istihdam alanında hâlâ ciddi sorunlar yaşadığını ifade eden Bozo, “Engelli kadınlar siyasette ve kamusal alanda çok az yer alıyor. Eğitimlerini tamamlasalar bile çoğu zaman yeteneklerine uygun alanlarda çalıştırılmıyorlar. Yüksek lisans yapmış bir engelli psikolog arkadaşım var ama kendisine verilen görev santral memurluğu. Aynı şekilde atama bekleyen çok sayıda engelli öğretmen olduğunu biliyoruz” dedi.

Tannur ise medyada engelli bireylerin temsil biçimine dikkat çekerek, “Dijital dizilere ve filmlere baktığınızda otistik ya da farklı nörolojik özelliklere sahip karakterlerin genellikle uç örnekler üzerinden anlatıldığını görüyorsunuz. Aşırı zeki ya da matematik dahisi gibi karakterler gösteriliyor. Sonra da hikâyelerde ‘topluma uyum sağladı ve ödüllendirildi’ anlatısı kuruluyor. Bu yaklaşım insanların ne kadar biricik olduğunu çoğu zaman görmezden geliyor” dedi.

“Engelli hakları politiktir”

Bozo, engelli hakları konusunun çoğu zaman romantik bir söylemle ele alındığını belirterek, “Engelli hakları siyaset üstüdür söylemi yıllardır kullanılan romantik bir cümle. Ama gerçekte engelli hakları politiktir ve politik olmak zorundadır. Yasalar Meclis’te yapılıyor ama çoğu zaman engelliler olmadan engelliler adına karar alınıyor. Engelli bireylerin siyasette yer alması gerekiyor” dedi.

Tannur ise karar mekanizmalarında engelli bireylerin yeterince yer almadığını belirterek, “Dünyada neden ülkelerin başında engelli liderler görmüyoruz, yönetim kademelerinde neden neredeyse hiç yoklar diye sormak gerekiyor. Bunun tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Engelli bireylerin sadece ‘engellilerle ilgili’ alanlarda değil, doğrudan karar mekanizmalarında yer alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kadinlar Gunu Haber (1) (2)

“Ne trajediyiz ne ilham nesnesiyiz. Biz hak öznesiyiz ve hak sahibiyiz”

Bozo, 8 Mart mesajında engelli kadınların görünmez kılınmasına dikkat çekerek, “Patriyarka kadına ‘güzel ol, ince ol, makbul ol’ der. Sağlamcılık ise buna ‘ama önce sağlam ol’ diye ekler. Peki bizim bedenlerimiz, emeğimiz, üretimimiz, liderliğimiz ve siyasetimiz nerede? Engelli kadınlar ya görünmez kılınır ya da kahraman ilan edilir. Oysa basit bir gerçek çoğu zaman görülmez. Biz kadınlar ne trajediyiz ne de bir ilham nesnesiyiz. Biz hak öznesiyiz ve hak sahibiyiz” dedi.

Tannur ise kadınlara seslenerek, “Eğer herhangi bir şekilde farklılıkları olan bir kadınsanız kendinizi yalnız hissetmeyin. Çünkü hepimiz benzer şeyleri farklı alanlarda yaşıyoruz. Yaşadığımız sistematik önyargılar bizim daha yetersiz olduğumuz anlamına gelmiyor. Kadın olmanın başlı başına güçlü ve değerli bir şey olduğuna inanıyorum. Sahip olduğumuz üretkenliği ve düşünme biçimini bir avantaja çevirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Kadinlar Gunu Haber (2) (2)

Cam kemik hastalığıyla dünyaya gelen Bozo, hastalığın yol açtığı skolyoz ve işitme kaybına rağmen eğitimini tamamladı. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Gazetecilik bölümünden mezun oldu, Atatürk Üniversitesi Adalet Yüksekokulu’nda öğrenim gördü. Gazetecilik, sivil toplum ve sanat alanlarında çalışmalar yürüten Bozo, Evrensel, BirGün, Bianet ve Cumhuriyet gibi yayınlarda yazdı. Batı Afrika’da çektiği “Kendime Engel Olamıyorum” belgeseli ve fotoğraf projeleriyle uluslararası sergilere katıldı. Uzun yıllar Türk Telekom’da görev yapan Bozo, emekliliğinin ardından gazetecilik ve engelli hakları alanındaki çalışmalarını sürdürüyor.

Kadinlar Gunu Haber (2)

Hüseyin Can Güner: "Ne mutlu ki alnımız açık, başımız dik, verilemeyecek hiçbir hesabımız yok"
Hüseyin Can Güner: "Ne mutlu ki alnımız açık, başımız dik, verilemeyecek hiçbir hesabımız yok"
İçeriği Görüntüle

24 yaşındaki teknoloji girişimcisi ve araştırmacı Zülal Tannur ise erken doğum nedeniyle az gören olarak dünyaya geldi ve on yaşında görme yetisini tamamen kaybetti. Yapay görme ve görüntü işleme teknolojileri üzerine çalışan Tannur, Türkiye’de kurduğu From Your Eyes ve Silikon Vadisi merkezli NeuroVision AI Tech ve MYELION girişimleriyle yapay zekâ destekli erişilebilirlik teknolojileri geliştiriyor. Microsoft Imagine Cup 2024’te dünya şampiyonu olan Tannur, Google Women Techmakers ve Microsoft programlarında yer aldı ve çalışmalarını The University of Arizona’da nörobilim ve bilgisayar bilimleri alanında sürdürüyor.

Muhabir: M. Ferhat Yüksel