Görme engelliler için hayata karışmanın, bağımsız hareket etmenin yegâne aracı olan beyaz baston, Türkiye’deki yüksek enflasyon ve döviz kurundaki artışın kurbanı oldu. Son bir yılda fiyatı ikiye katlanan ithal bastonlar 5 bin TL’ye dayanırken, kullanıcılar kalitesiz yerli üretim ile fahiş fiyatlı ithal ürünler arasında sıkışıp kaldı.

Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz ve alım gücünün erimesi, toplumun en kırılgan kesimlerinden biri olan görme engellileri, en temel ihtiyaçlarından vuruyor. Görme engelli bireylerin "elimiz, kolumuz, gözümüz" diye tanımladığı, sokağa çıkmak için hayati önem taşıyan nitelikli beyaz bastonlara erişim giderek imkânsızlaşıyor.

I M G 20250114 W A0019(1)

İstanbul Gayrettepe'de, görme engellilerin yaşam rutinlerine empatinin ötesinde yaşama olanağı sağlayan Karanlıkta Diyalog'ta çalışan Ecem Umay Erol, Kadriye Arıkan, Özlem Yeni ve Kübra Yaman ile "hareket etmenin maliyetini" konuştuk. Ortaya çıkan tablo, sosyal devlet anlayışının yetersizliğini ve engelli bireylerin "teneke" ile "lüks" arasına sıkıştırılmış hayatlarını gözler önüne seriyor.

Uygun fiyatlı olanı "teneke" kalitesinde

Piyasada devletin karşıladığı veya ucuza temin edilebilen yerli bastonlar ile "Kanada bastonu" olarak bilinen ithal ürünler arasında dağlar kadar fark var. Kullanıcılar, yerli ürünleri dayanıksızlığı nedeniyle "teneke" olarak nitelendiriyor.

25 yaşındaki Ecem Umay Erol, baston fiyatlarındaki artışın korkutucu boyutlara ulaştığını belirtiyor. Henüz geçen sene Ekim ayında indirimli haliyle 2 bin 400 TL’ye aldığı Kanada bastonunun şu anki fiyatının 5 bin TL’ye dayandığını söyleyen Erol, durumu şöyle özetliyor:

Dolar, euro ve altın yükselişte: Piyasada haftayı hangi yatırım aracı zirvede kapattı?
Dolar, euro ve altın yükselişte: Piyasada haftayı hangi yatırım aracı zirvede kapattı?
İçeriği Görüntüle

"Kanada bastonları piyasadaki en iyisi. Eklemleri sağlam, katlanabilir ve dayanıklı. Ancak yerli, ucuz bastonlar en ufak bir engebe ya da çukurda bükülebiliyor. Baston bizim dengemiz. O büküldüğünde bizim de dengemiz bozuluyor, güvenliğimiz tehlikeye giriyor. Sadece baston da değil, ucundaki tekerlekli aparat bile bin 800 TL olmuş durumda."

SGK nitelikli bastonları karşılamıyor

30 yaşındaki Kadriye Arıkan, 16 yaşından beri aktif baston kullanıcısı. Arıkan, ucuz baston kullanmanın bedelini "yolda kalmak" olarak tanımlıyor. SGK'nın nitelikli bastonları karşılamadığını belirten Arıkan, yaşadığı bir mağduriyeti şu sözlerle anlatıyor:

"Zamanında ucuz, teneke diyebileceğimiz bir bastonla yola çıkmıştım ve kırıldı. Bir vatandaşın yardımına muhtaç kaldım, beni evime o götürdü. Kanada bastonu aldım, iki yıldır kırılmadı ama ona ulaşmak çok zor. Türkiye'de bu işi yapan tek bir tedarikçi (Engeller Marketi) kaldı, onlar da dolar üzerinden getirdiği için fiyatlar uçmuş durumda. Bu bir aksesuar değil, benim gözüm. Ama ben gözümü satın alamıyorum."

Bozuk yollar can güvenliğini tehlikeye atıyor

Konya Selçuk Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu 23 yaşındaki Özlem Yeni, üniversite yıllarında mecburen Kanada bastonuna geçtiğini, çünkü diğerlerinin kampüs ve şehir şartlarına dayanmadığını ifade ediyor. Ancak Türkiye'deki bozuk kaldırım ve yolların, bu pahalı ekipmanların ömrünü kısalttığına dikkat çekiyor:

"Sadece bastonu almakla bitmiyor. Yollardaki çukurlar, bozuk zeminler bastonun ucundaki 'Portakal teker' dediğimiz parçayı aşındırıyor. Bastonun kendisi 3 bin 800 TL civarındayken, sadece ucundaki tekerleği değiştirmek 2 bin 800 TL. Yani neredeyse bir baston parası daha harcamanız gerekiyor. Beş ayda bir zam geliyor, yetişemiyoruz."

Yeni ayrıca piyasadaki "titreşimli/akıllı baston" gibi teknolojik ürünlerin, sahadaki pratiklikten uzak olduğunu ve kullanıcıyı yorduğunu, bu yüzden klasik ama sağlam bastonun yerini tutmadığını belirtiyor.

Teknoloji lüks değil, zorunluluk

Röportajda öne çıkan bir diğer hayati konu ise akıllı telefonlar. Görme engelliler için akıllı telefon, bir iletişim aracından öte, sesli betimleme ve navigasyon özellikleri sayesinde bir "bağımsızlık aracı".

24 yaşındaki Kübra Yaman, iPhone gibi erişilebilirlik konusunda öncü cihazların fiyatlarının Türkiye şartlarında ulaşılmaz olduğunu vurguluyor:

"Bu bizim için lüks tüketim değil, temel ihtiyaç. Ailemle yaşadığım için bir nebze şanslıyım ama tek başına yaşayan bir görme engellinin asgari ücretle hem kirasını ödeyip hem de 40-50 bin liralık bir telefonu veya 5 bin liralık bir bastonu alması imkansız. Android cihazlar var ama Apple erişilebilirlikte hala çok önde. Teknolojiye erişememek, hayata erişememek demek."

Muhabir: Ahmet Çağatay Bayraktar