Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda düzenlenen "Bosphorus Diplomasi Forumu"nda konuştu.
Uluslararası sistemde kırılmalar yaşandığını belirten Erdoğan, "Küresel barış ve güvenlik, yerini bitmek bilmeyen savaş ve istikrarsızlık girdabına bırakmıştır. Su ve iklim krizlerinden ticaret savaşlarına, türlü meydan okumalarla karşı karşıyayız. Evrensel değerler rafa kalkmış, uluslararası sistem tamamıyla felce uğramıştır. İnsan hakları ve insanlık onuru yara almış, merhamet gibi duygular sessize alınmıştır. Çok büyük bir sistem krizi vardır" dedi.
Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Çok Büyük Sistem Krizi Var"
"Ülkemizin güçlü yarınları için fedakârca çalışan her bir gencimiz bizim için değerlidir. Umudumuzu artıran bir istikbal yıldızıdır. Asra yön vermekle kalmayıp mührümüzü de vuracağımız Türkiye Yüzyılı gençlerimizin çalışmalarıyla vücut bulacaktır. Hepinize şimdiden başarılar diliyor, Rabbim yolunuzu da bahtınızı da açık etsin diyorum.
Uluslararası sistemde kırılmalar yaşanıyor. Küresel rekabetin dozu her geçen gün artarken belirsizlikler de dalga dalga yayılıyor. Küresel barış ve güvenlik yerini bitmek bilmeyen savaş ve istikrarsızlık girdabına bırakmıştır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) gibi mekanizmaların gayesi insani felaketlerin önüne geçmekti. Gelinen noktada çözümün anahtarı olması gereken yapılar sorunun parçası haline dönüşmüştür.' Su ve iklim krizlerinden ticaret savaşlarına, türlü meydan okumalarla karşı karşıyayız. Evrensel değerler rafa kalkmış, uluslararası sistem tamamıyla felce uğramıştır. İnsan hakları ve insanlık onuru yara almış, merhamet gibi duygular sessize alınmıştır. Çok büyük bir sistem krizi vardır.
Ülke olarak biz iflas etmiş bu sistemin tüm yükünü çeken bir bölgede yer alıyoruz. Türkiye, bölgesinde bir istikrar abidesi olarak yükselse de hadiselerin uzağında bir ülke değildir.
İnsan komşusuna sırtını dönebilir mi? Bu ülke ve bu aziz millet tarihin hiçbir döneminde bana ne dememiştir. Gönül coğrafyasına sırtını dönmemiştir. Yardım çağrılarına kulaklarını tıkamamıştır. İmdat diyenin yardımına koşmuştur. Bu dün böyleydi, bugün de böyle. Sadece elimizi değil zaman zaman tüm gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Türkiye olarak işte bu yolu açmanın derdindeyiz. 500 yılı geride bırakan Hariciye geleneğimizle coğrafyamızdaki yangını söndürmeye çalışıyoruz. Barışın, istikrarın paylaştıkça çoğaldığına inanıyoruz.
Bizim tek amacımız vardır; o da bölgede barışın, huzurun, istikrarın güçlü bir şekilde sağlanmasıdır. Herkes kayıtsız kalsa dahi biz coğrafyamızdaki acılara, zulümlere, sonu gelemeyen çatışmalara duyarsız kalamayız.
“Başkasının Acısından Medet Ummak Kan Tüccarlığı Yapmaktır”
Mesele istikrarı körüklemek, çatışmayı, kavgayı büyütmek değil; birlikte kazanmaya odaklanmaktır. Başkasının acısından medet ummak kan tüccarlığı yapmaktır. Biz hiçbir zaman böyle olmadık, hiçbir zaman da olmayacağız. Türkiye, tarihine, büyüklüğüne yakışır biçimde herkesle görüşebilen bir aktördür. Çok boyutlu dış politika anlayışımızla bölgesel ve küresel sorunların çözümüne azami katkı sunuyoruz. Suriye'de 14 yıl boyunca bunu yaptık.
Dünya sırtına dönerken biz onları yalnız bırakmadık. Savaş baronları ateşe benzin dökerken Rusya-Ukrayna savaşında bunu yaptık. Şimdi de Gazze'de bunu yapıyoruz.
Gazze, Yemen ve Suriye sokaklarında yere düşen her can bizim canımızdan can koparıyor. Filistin'de neler oluyor gördünüz? Ellerinde tencerelerle bir kap yemek alayım diye nasıl çaba gösteriyorlar izlediniz.
Türkiye hiçbir kompleksi olmadan büyüklüğüne yakışır biçimde barış ve huzur için çalışan her kesimle çalışabilen, herkesin güven duyduğu bir ortaktır. Bölgesel ve küresel meselelerin çözümüne azami katkı sunuyoruz.
"Alma Mazlumun Ahını Çıkar Aheste Aheste"
Gazze'de tam 2 yıldır dünyanın gözleri önünde utanç verici bir soykırım yaşanıyor. Sivillerin üzerine bomba yağdırıyorlar. Gazze'de açlık, bir kitle imha silahı olarak pervasızca kullanılıyor.
Gazze'de çok kayıplar verildi. 2 buçuk milyon insan tarihin en vahşi soykırımına maruz bırakıldı. Dün soykırım şebekesinin başı, BMGK'da yalanlarını ve tehditlerini dinleyecek kimseyi bulamadı, boş koltuklara konuştu. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
"İsrail Uluslararası Spor Turnuvalarından Men Edilmeli"
Uluslararası spor turnuvalarından men dahil, İsrail'e caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır. Şu anda Futbol Federasyonu Başkanımız da bu konuyla ilgili duruşunu ortaya koydu. Biz de bunun değerlendirmesini mutlaka yapacağız. İspanya'nın aldığı kadar bir kenara konulamaz.
İsrail'in Gazze'de yarattığı 100 milyar dolarlık kayıp ödetilmelidir. Aksi takdirde bu yangın daha da yayılacaktır."




