Fitch Ratings, Türkiye'deki finansal kiralama (leasing) ve faktoring şirketlerinin görünümüne ilişkin değerlendirmesini paylaştı. Kuruluş, her iki sektörde de önümüzdeki iki yılda takipteki alacak riskinin artabileceğini ve finansman giderlerinin kârlılık üzerinde baskı oluşturabileceğini bildirdi.
Fitch, gelişmekte olan Avrupa'daki finansman ve kiralama şirketlerine yönelik sektör görünümünü haziran ayında "kötüleşen" olarak değiştirmişti. Bu değerlendirmede küresel büyümedeki yavaşlama, enflasyonun kalıcılığı, yüksek finansman giderleri ve özellikle KOBİ'lerin borçlarını ödeme kapasitesine ilişkin riskler etkili olmuştu.
Leasing ve faktoring sektöründe piyasa dalgalanmalarının etkisi
Fitch'in değerlendirmesine göre Türkiye'de son dönemde görülen piyasa hareketlerinin leasing ve faktoring şirketlerine doğrudan yansıması sınırlı kaldı. Leasing şirketlerinin menkul kıymet portföylerinin düşük olması ve yerel fonlama kaynaklarına ulaşabilmesi, doğrudan piyasa riskini sınırlayan etkenler arasında gösterildi.
Banka iştiraki olan faktoring şirketlerinin de ana ortaklarından aldıkları destek ve istikrarlı finansman kaynakları sayesinde avantajlı bir konumda olduğu belirtildi.
Bununla birlikte kuruluş, sıkılaşan finansal koşulların borçluların ödeme gücünü azaltabileceğine ve bu durumun şirketlerin varlık kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Türk lirası faizlerindeki yükselişin ve kredi temerrüt takası (CDS) primlerindeki genişlemenin de fonlama giderlerini artırabileceği kaydedildi.
Leasing sektöründe iş hacmi yüzde 48 büyüdü
Türkiye'de leasing sektörünün yeni iş hacmi, 2026'nın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla dolar bazında yüzde 48 artış gösterdi. Bu dönemde yeni işlemlerin yüzde 38'inin sat ve geri kirala yönteminden oluştuğu bildirildi.
Bu yöntemde şirketler, sahip oldukları varlıkları satarak aynı varlıkları yeniden kiralıyor. İşlemlerin önemli bir bölümünün bu yöntemle gerçekleştirilmesi, yeni yatırımlardan ziyade işletme sermayesi ihtiyacının öne çıktığına işaret ediyor.
Fitch, sat ve geri kirala işlemlerinin ticari gayrimenkullerin değerlemesi ve varlıkların kalan değerine ilişkin riskleri artırabileceğini belirtti.
Leasing sektöründe takipteki alacak oranı yükselebilir
Leasing sektöründe takipteki alacak oranı yüzde 1,9 seviyesine geriledi. Ancak Fitch, bu oranın 2026 ve 2027 yıllarının sonunda aşamalı olarak yükselmesini bekliyor.
Sektörde ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 30 olarak gerçekleşirken, temel faaliyetlerden sağlanan kâr marjlarında daralma öngörülüyor. Ayrıca sektörün kaldıraç oranı, 2025 yılı sonundaki 3,8 kat seviyesinden 4,9 kata çıktı.
Faktoring işlem hacmi 1,1 trilyon liraya ulaştı
Türkiye'de faktoring sektörünün işlem hacmi, 2026'nın ilk yarısında yıllık bazda yüzde 33 artışla 1,1 trilyon liraya yükseldi. Fitch, sektörün yıl genelinde yüzde 32 büyümesini öngörüyor.
Bununla birlikte kuruluş, işlem hacmindeki artışın genel olarak enflasyonla aynı doğrultuda gerçekleşmesi nedeniyle faktoring sektörünün reel büyümesinin yatay kalacağını tahmin ediyor.
Faktoring şirketlerinde takipteki alacak oranı yüzde 2,3 olarak kaydedildi. Yeni takibe düşen alacakların ve kredi karşılık giderlerinin ise yüksek seviyelerini koruduğu belirtildi.
Faktoring şirketlerinde kârlılık geriledi
Fitch'in raporunda, faktoring sektörünün ortalama aktif kârlılığının 2025'teki yüzde 8,1 seviyesinden yüzde 6,4'e düştüğü bilgisi yer aldı. Sektörde kaldıraç oranı 4,1 kata yükselirken, bu seviyenin ılımlı kaldığı ifade edildi.
Kuruluşun değerlendirmesinde, leasing ve faktoring sektörlerinde işlem hacimleri artmayı sürdürse de yüksek fonlama maliyetleri, borçluların ödeme performansına ilişkin riskler ve kâr marjlarındaki daralmanın 2026 ve 2027 döneminde yakından izlenmesi gereken başlıklar olduğu belirtildi.




