Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gazeteci ve YouTube yayıncısı Oya Lale Özan Arslan hakkında, sosyal medya ve YouTube üzerinden yaptığı bazı yayın ve paylaşımlar nedeniyle soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Arslan hakkında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlamaları yöneltildi.

Gözaltına alınan Arslan'ın ikametinde de arama gerçekleştirildi. Arama sırasında bazı dijital materyallere el konuldu. Arslan'ın savcılık sorgusunun tamamlanmasının ardından savcılık, tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmesine karar verdi.

Savcılıkta gazetecilik yaptığını ancak mevcut durumda basın kartının bulunmadığını belirten Arslan, gazetecilik ve yayıncılık faaliyetlerini YouTube üzerinden devam ettirdiğini söyledi. Kendisine ait YouTube ve X hesaplarını doğrulayan Arslan, "Lale Özan Arslan isimli YouTube ve X hesapları bana aittir. Bu hesapların içeriklerini kendim hazırlıyorum ve yayınlıyorum. Yayın başlıklarını da kendim hazırlıyorum" ifadelerini kullandı.

Yayınların konu başlıklarının önceden belirlendiğini anlatan Arslan, programa katılan konukların ortaya attığı iddiaların ise yayın sırasında kendiliğinden gündeme gelebildiğini belirtti. Arslan, "Konularla ilgili herhangi bir yerden bilgi temin etmiyoruz. Yayınlarımızın kamu düzeni, iç dış güvenlik konusunda tehlike oluşturup oluşturmayacağını teyit etmiyoruz ancak tehlike oluşturmayacağını düşündüğümüz yayınları paylaşıyoruz" dedi.

Genellikle gündemdeki gelişmeleri ele aldıklarını söyleyen Arslan, programlarda yapılan yorumların büyük bölümünün konuklara ait olduğunu, kendisinin ise moderatörlük yaptığını ifade etti.

"Kaos planı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum"

Arslan, 3 Nisan 2023 tarihinde yayımlanan "İktidarın seçim için kaos planı" başlıklı programla ilgili de savunma yaptı. Programın hazırlanmasındaki amacın vatandaşlardan seçim ve oylarla ilgili gelen endişeleri gündeme taşımak olduğunu belirten Arslan, yayında kullanılan bilgi kaynaklarının vatandaşlardan gelen şikayetler olduğunu söyledi.

Arslan, "Kaos planı iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum, kastettiğimiz bu değildir" ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz sonrası soyadı değiştirilen bürokratlar gizleniyor mu" başlıklı yayını ise uzun zaman geçtiği için hatırlamadığını belirten Arslan, "Büyük tehlike! Cemaat tarikat TSK çocukları" başlıklı içerikle ilgili de açıklama yaptı.

Arslan, bu başlıkta "çocuklar" ifadesiyle çocukların istismarına dikkat çekmek istediğini, TSK ifadesiyle de FETÖ gibi yapıların Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki yapılanmalarına ilişkin duyumları kastettiğini söyledi.

"İncirlik'te neler oluyor" başlıklı yayının gündemdeki gelişmeler nedeniyle hazırlandığını ifade eden Arslan, "Gözler 9 Temmuz'da-Natocular gidince neler olacak" başlıklı yayında ise Türkiye'nin ilgili toplantıdan elde ettiği kazanımların ele alındığını kaydetti. Arslan, söz konusu programda herhangi bir güvenlik endişesi dile getirmediğini savundu.

Bağımsız Maden-İş yöneticileri Gökay Çakır ve Başaran Aksu tahliye edildi
Bağımsız Maden-İş yöneticileri Gökay Çakır ve Başaran Aksu tahliye edildi
İçeriği Görüntüle

"Borsa'da rüşvet iddiası" başlıklı yayının içeriğini ise şu anda hatırlamadığını belirtti.

FETÖ/PDY suçlamasına ilişkin savunma

Arslan, ifadesinde FETÖ/PDY'ye ilişkin de açıklamalarda bulundu. FETÖ/PDY'yi terör örgütü olarak bildiğini belirten Arslan, "Ben FETÖ/PDY'yi bir terör örgütü olarak biliyorum. Eylemlerini asla kabul etmiyorum. Herhangi bir yayında FETÖ/PDY mensuplarını mağdur olarak nitelendirmedim" dedi.

Yayınlarında devlet kurumları ve kamu görevlileriyle ilgili "operasyon", "kumpas", "kaos" ve "gizli plan" gibi ifadeleri kullanmasının nedenini de açıklayan Arslan, bu ifadelerin daha dikkat çekici yayınlar hazırlama amacı taşıdığını söyledi.

Evinde yapılan aramada ele geçirilen Zaman gazetesine ilişkin de konuşan Arslan, gazetenin neden evinde bulunduğuna dair herhangi bir bilgisinin olmadığını ifade etti.

Erk Acarer ve Cevheri Güven ile iletişimini anlattı

Gazeteci Erk Acarer ile iletişimine ilişkin soruları da yanıtlayan Arslan, Acarer'in kendisine DM üzerinden mesaj göndererek ulaştığını belirtti. Acarer'in daha önce farklı suçlardan yakalanıp yakalanmadığını bilmediğini söyleyen Arslan, "Hatta yayınlarımdan önce birçok kez kendisini dikkatli olması konusunda uyardım" dedi.

Cevheri Güven ile olan iletişimine ilişkin ise bu iletişimi "tasvip etmediğini" ifade eden Arslan, herhangi bir suç işleme kastının bulunmadığını savundu.

İfadesinin sonunda ailesinden de söz eden Arslan, serbest bırakılmasını istedi. Arslan, "Benim herhangi bir suç işleme kastım bulunmamaktadır. Eşim devlet memuru, işinde gücünde, çocuklarım da okumaktadırlar. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Serbest bırakılmamı talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Savcılık sorgusunun ardından Arslan, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "terör örgütü propagandası yapma" suçlarından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

Kaynak: ANKA