Gazeteciler Cemiyeti, gazeteciler, akademisyenler ve iletişim fakültesi öğrencileriyle Antalya’da bir araya geldi. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde gerçekleştirilen programın açılışında İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan konuştu. Gün boyunca gazeteciliğin temel değerleri ve mesleğin güncel sorunlarının yanı sıra yapay zekâ, YouTube yayıncılığı ve gazetecilikte kariyer inşası gibi başlıklar ele alındı.

Deren Van Het Hof: Deneyimli gazetecilerle öğrencileri buluşturmak çok kıymetli
Programın ilk konuşmasını yapan Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seçil Deren Van Het Hof, gazetecileri ve öğrencileri fakültede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Deren Van Het Hof, programın öğrencilerin deneyimli gazetecilerle bir araya gelmesine, gazetecilik üzerine konuşmasına ve mesleğe ilişkin farklı deneyimler edinmesine katkı sağlamasını diledi. Etkinliğe katkı sunanlara teşekkür eden Deren Van Het Hof, verimli bir program geçirilmesi temennisinde bulundu.

Taş: Gazeteci yalnızca gerçeğe ve halka karşı sorumludur
Deren Van Het Hof’un ardından konuşan Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, gazeteciliğin temelinde kamuya karşı sorumluluğun bulunduğunu söyledi.
“Gazeteci sadece ve sadece gerçeğe ve halka karşı sorumludur” diyen Taş, bu sorumluluğun kamu otoritesi ve işverenden önce geldiğini vurguladı. Gazetecilerin mesleklerini yürütürken evrensel gazetecilik ilkelerini ve Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ni temel alması gerektiğini belirten Taş, dijitalleşmenin getirdiği dönüşüme rağmen mesleki ilkelerin önemini koruduğuna dikkat çekti.
Gazeteciliğin usta-çırak ilişkisi içinde öğrenilen ve yaşam boyu gelişmeyi gerektiren bir meslek olduğunu ifade eden Taş, gazetecilerin haber kaynaklarıyla ilişkilerinde de mesleki mesafeyi koruması gerektiğini söyledi. Taş, iletişim alanının gelecekte daha da önem kazanacağını belirterek içerik üretme, tasarım ve sunum becerilerine sahip genç iletişimcilerin önünde geniş bir alan bulunduğunu kaydetti.

Bilgin: Güvenilen gazeteci iyi gazetecidir
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ise konuşmasında 55 yılı aşan gazetecilik deneyiminden örnekler vererek genç iletişimcilere mesleki tavsiyelerde bulundu.
Mesleğe başladığı yıllarda yaşadığı bir anıyı anlatan Bilgin, ailece tanıdığı bir siyasetçiyle yaptığı görüşmede kullandığı samimi hitap nedeniyle hazırladığı haberin editörü tarafından yayımlanmadığını aktardı. Bilgin, bu olaydan çıkardığı mesleki dersi, “Hiçbir haber kaynağıyla ileride aleyhinde haber yazamayacak kadar samimi olmayacaksın” sözleriyle anlattı.
Gazetecilerin haber kaynaklarıyla ilişkilerinde mesafeyi korumasının mesleğin bağımsızlığı açısından önem taşıdığını belirten Bilgin, kendi meslek yaşamı boyunca da bu ilkeye bağlı kalmaya çalıştığını söyledi.

Konuşmasında Türkiye’nin yakın siyasi tarihine de değinen Bilgin, darbeler, sıkıyönetim dönemleri ve demokrasi mücadelesinden örnekler verdi. Türkiye’nin geçmişte de çok zor dönemlerden geçtiğini hatırlatan Bilgin, yaşanan sorunların gazetecilerde ve gençlerde umutsuzluk yaratmaması gerektiğini vurguladı.
Gazeteciliğin önemli bir kamusal sorumluluk taşıdığını belirten Bilgin, gazetecinin gördüklerini, duyduklarını ve öğrendiklerini yalnızca kendisi için değil toplum adına değerlendirdiğini söyledi. Mesleğin yalnızca teknik bilgiyle değil, eleştirel bakış açısı, merak ve iletişim yeteneğiyle de şekillendiğini ifade etti.
Bilgin, gazetecilikte tevazunun önemine de dikkat çekerek meslekte unvan ve şöhretten daha değerli olanın güvenilirlik olduğunu söyledi. “İyi bir gazeteci ünlü bir gazeteci değildir. Güvenilen gazeteci iyi bir gazetecidir, saygı duyulan gazeteci iyi bir gazetecidir” diyen Bilgin, genç gazetecilere meslek yaşamları boyunca güvenilirliklerini korumaları çağrısında bulundu.

Özkan: Gazetecinin en büyük cesaretlerinden biri beklemek olabilir
Açılış konuşmalarının sonuncusunu yapan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, gazeteciliği “toplumun kendisine tuttuğu ayna” olarak tanımladı. Haberlerin saniyeler içinde milyonlarca kişiye ulaştığı bir dönemde hız kadar doğrulamanın da önemli olduğunu belirten Özkan, “Gazetecinin en büyük cesaretlerinden biri de belki bugün yayınlamamak, beklemek olabilir” dedi. Yanlış bir haberin yarattığı zararın sonradan yayımlanan bir düzeltmeyle her zaman giderilemediğine dikkat çeken Özkan, “Doğruluk haberin sonuna giren bir dipnot değil, haberin başlangıç noktasıdır” ifadelerini kullandı.
Şiddet haberlerinde insan onurunun korunması, bilim gazeteciliğine daha fazla yer verilmesi ve yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin doğrulanması gerektiğini vurgulayan Özkan, “Etik, habere sonradan eklenen bir fren değil, direksiyonudur” dedi. Geleceğin gazeteciliğinde dijital becerilerin yanı sıra eleştirel düşünme, etik muhakeme ve bilimsel okuryazarlığın önem kazanacağını ifade eden Özkan, genç gazetecilere hız yerine doğruluğu öncelemeleri çağrısında bulunarak, “Hakikat yalnızca bulunmayı değil, savunulmayı da bekler” diye konuştu.

Gürcanlı Gazeteciler Cemiyeti’nin faaliyet ve projelerini anlattı
Açılış konuşmalarının ardından Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, Cemiyetin faaliyetleri ve projelerine ilişkin sunum yaptı. 1946 yılında kurulan Gazeteciler Cemiyeti’nin demokrasi, Cumhuriyet, insan hakları ve ifade özgürlüğünü temel alan çalışmalar yürüttüğünü belirten Gürcanlı, bağımsız gazetecilere teknik ekipman desteği sağlandığını ve genç gazetecilere yönelik çeşitli eğitim programları düzenlendiğini anlattı.
Gürcanlı, 9. Köy Projesi kapsamında genç gazetecilerin deneyimli editörlerle üç ay boyunca haber üretebildiklerini ve hazırladıkları haberler karşılığında telif aldıklarını belirterek Akdeniz Üniversitesi öğrencilerini programa başvurmaya davet etti. Afet ve savaş koşullarında gazetecilik eğitimlerinden de söz eden Gürcanlı, genç gazetecilere haber takibinden psikolojik dayanıklılığa ve temel ilk yardıma kadar farklı alanlarda eğitim verildiğini söyledi. Gürcanlı ayrıca GC Akademi’de gazetecilik etiği, yapay zekâ, internet gazeteciliği ve alan gazeteciliği gibi konularda ücretsiz çevrim içi eğitimler sunulduğunu kaydetti.

Gazeteciler Cemiyeti’nin deprem sonrasında geliştirdiği Mobil Basın Evi’ni de anlatan Gürcanlı, aracın uydu interneti, güneş enerjisi, üç kamera ve kurgu masasıyla elektrik ve internet erişiminin bulunmadığı bölgelerde de yayın yapabilecek şekilde donatıldığını söyledi. Öğrencilerin program kapsamında Mobil Basın Evi’nde kameraman, sunucu ve yönetmen gibi farklı görevleri üstlenerek uygulamalı canlı yayın eğitimi aldığını belirtti. Gürcanlı, Ankara’daki Stüdyo Cemiyet’in de gazetecilere ve gazeteci adaylarına ücretsiz olarak açık olduğunu ifade etti.
Gazeteciliğin güncel sorunlarının çözümü için ulusal ve uluslararası meslek örgütleriyle iş birliğine önem verdiklerini vurgulayan Gürcanlı, çalışma koşullarından basın özgürlüğüne ve örgütlenmeye kadar mesleğin sorunlarının ortak çalışmalarla ele alındığını söyledi. Avrupa Gazeteciler Federasyonu Genel Kurulu’nun Ankara’da gerçekleştirilmesini uluslararası dayanışmaya örnek gösteren Gürcanlı, farklı görüşlerden gazetecilerin ortak mesleki sorunlar etrafında bir araya gelmesinin önemine dikkat çekerek genç gazetecileri Cemiyetin proje ve eğitimlerine katılmaya davet etti.

“Türkiye’de gazeteci olmak” paneli
Program, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın moderatörlüğünü yaptığı “Türkiye’de gazeteci olmak” başlıklı panelle devam etti. Gazeteciler Ayşe Sayın, Erdoğan Süzer ve Zeynel Lüle ile Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı Rıza Özel, mesleki deneyimlerini paylaşarak gazeteciliğin güncel sorunlarını değerlendirdi.

Sayın: Güç odakları adına hareket ediyorsak gazetecilik orada bitiyor
Gazeteci Ayşe Sayın, gazeteciliğin temel görevlerinden birinin kamu adına güç odaklarını denetlemek ve sesi duyulmayan kesimlerin sorunlarını gündeme taşımak olduğunu söyledi. Editoryal denetimin, cevap hakkının ve bilgiyi farklı kaynaklardan doğrulamanın önemine dikkat çeken Sayın, “Güç odakları adına hareket ediyorsak gazetecilik orada bitiyor” dedi. Sayın, gazetecinin kendisine ulaşan bilginin neden ve hangi amaçla verildiğini de sorgulaması gerektiğini vurguladı.
Süzer: Gazetecilik işe yarıyor
Gazeteci Erdoğan Süzer, medya sektöründe yaşanan küçülme ve çalışma koşullarındaki sorunlara değinerek gazetecilik yapabilmenin giderek daha fazla mücadele gerektirdiğini söyledi. Mesleğe başladığı yıllarda Ankara’da su ve yol sorunu yaşayan yurttaşların sesini duyurduğu haberin ardından sorunun çözülmesini örnek veren Süzer, “Gazetecilik işe yarıyor” diyerek gazetecilerin halkın haber alma hakkını gözetmesi ve mesleği cesaretle sürdürmesi gerektiğini ifade etti.
Lüle: Basın her zaman baskılarla mücadele etti
Gazeteci Zeynel Lüle, uzun yıllara dayanan yurt içi ve yurt dışı gazetecilik deneyimlerinden söz ederek basın ve ifade özgürlüğünün mesleğin temel meseleleri arasında yer aldığını belirtti. Türkiye’de gazetecilerin geçmişten bugüne gözaltı, soruşturma ve çeşitli baskılarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Lüle, meslek örgütlerinin gazetecilik değerlerini ve basın özgürlüğünü korumak için mücadeleyi sürdürmesi gerektiğini vurguladı. Lüle, “Korkmuyoruz” diyerek gazetecilerin mesleklerini yapmaktan vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.

Özel: Görüntünün güvenilirliği, onu çeken kişiyle ilgilidir
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkanı Rıza Özel ise dijitalleşme, sosyal medya ve yapay zekânın foto muhabirliği açısından yarattığı sorunlara dikkat çekti. Yapay zekâyla üretilen veya manipüle edilen görüntülerin gerçek fotoğrafmış gibi dolaşıma sokulmasının gazetecilik açısından ciddi bir doğrulama problemi yarattığını belirten Özel, profesyonel gazeteciliği sosyal medyadan ayıran temel unsurun güven olduğunu söyledi. Özel, “O görüntünün güvenilirliği, o görüntüyü çekenle ilgilidir. O haberin güvenilirliği de o haberi yazan kişiyle ilgilidir” ifadelerini kullandı.
Yapay zekâ ve dijital gazetecilik oturumları
“Türkiye’de gazeteci olmak” panelinin ardından program, iletişim danışmanı Mehmet Şafak Sarı’nın “Yapay zekâ çağında medya”, gazeteci Ünsal Ünlü’nün “YouTube’da var olmak” ve gazeteci Mustafa Büyüksipahi’nin “Yapay zekâ çağında gazetecilik, değişmeyen değerler ve kariyer inşası” başlıklı oturumlarıyla sürdü.

Sarı: Yapay zekâ gazetecinin yerine değil, yanına konumlanmalı
İletişim danışmanı Mehmet Şafak Sarı, “Yapay zekâ çağında medya” başlıklı eğitiminde yapay zekâ araçlarının gazeteciler için güçlü bir yardımcı olabileceğini söyledi. Büyük veri kümelerinin analiz edilmesi, uzun belgelerin taranması, ses kayıtlarının deşifre edilmesi ve araştırma süreçlerinin hızlandırılmasında yapay zekâdan yararlanılabileceğini belirten Sarı, bu teknolojinin özellikle araştırmacı gazetecilik açısından önemli imkânlar sunduğunu ifade etti. Yapay zekâyı “çok güçlü bir asistan” olarak tanımlayan Sarı, bu araçları etkin kullanabilmenin gazeteciler açısından giderek önemli bir mesleki beceri hâline geldiğine dikkat çekti.
Yapay zekâ modellerinin doğruluk aracı değil, olasılıklara dayalı tahmin sistemleri olduğunun altını çizen Sarı, üretilen sonuçların mutlaka gazeteci tarafından doğrulanması gerektiğini vurguladı. “Mantıklı görünmek gerçek olmak demek değildir” diyen Sarı, gazetecilikte teyit, bağlam ve editoryal sorumluluğun yapay zekâya devredilemeyeceğini belirterek, “Bu bir araç, akıllı bir daktilo gibi. Haberci olmadan haber olmaz” ifadelerini kullandı.

Ünlü: YouTube’da var olmanın ötesinde, meslekte var olmak benim derdim
Gazeteci Ünsal Ünlü, “YouTube’da var olmak” başlıklı oturumunda geleneksel medyada çalışma imkânlarının daralmasının ardından dijital yayıncılığa yönelme sürecini anlattı. Evindeki bir odadan başladığı yayının zamanla geniş bir izleyici kitlesine ulaştığını belirten Ünlü, dijital yayıncılıkta teknik imkânlardan çok gazetecilik disiplini, düzenli yayın ve izleyiciyle güven ilişkisi kurmanın belirleyici olduğunu söyledi. “YouTube’da var olmanın ötesinde, meslekte var olmak benim derdim” diyen Ünlü, dijital mecraların kendisine gazeteciliği sürdürebileceği bağımsız bir alan sağladığını ifade etti.
Medyanın hızla dönüşürken gazeteciliğin temel ilkelerinin korunması gerektiğini vurgulayan Ünlü, genç iletişimcilere dijital yayıncılığı mutlaka öğrenmeleri çağrısında bulundu. Yeni teknolojilerin gazetecilere kendi mecralarını oluşturma imkânı verdiğine dikkat çeken Ünlü, “Değişen medya teknolojisinin nimetlerinden yararlanacağız ama temel gazeteciliği unutmayacağız” mesajını verdi.

Büyüksipahi: Dijitalleşme gazeteciliğin temel kriterlerini değiştirmiyor
Gazeteci Mustafa Büyüksipahi, “Yapay zekâ çağında gazetecilik, değişmeyen değerler ve kariyer inşası” başlıklı oturumunda teknolojinin gazeteciliği dönüştürmesine rağmen mesleğin temel ilkelerinin değişmediğini vurguladı. Yapay zekâ, sosyal medya ve internet mecraları kullanılsa da haberciliğin doğruluk, teyit ve etik ilkelerinden vazgeçilemeyeceğini belirten Büyüksipahi, “Dijitalleşme, hız ve yapay zekâ gazeteciliği dönüştürebiliyor ama gazeteciliğin kriterleri değişmiyor” dedi. Gazetecinin yaptığı hatayı kabul etmesi ve gerektiğinde düzeltmesinin de mesleğin temel sorumluluklarından biri olduğunu ifade etti.
Yeni medya ortamında gazetecilerden daha fazla beceri beklendiğine dikkat çeken Büyüksipahi, genç gazetecilerin haber yazmanın yanı sıra fotoğraf ve video üretimi, farklı platformlara uygun içerik hazırlama, dikey video, görsel-işitsel kurgu ve SEO gibi alanlarda da kendilerini geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Muhabirlik ve saha gazeteciliğinin azalmasının haber üretimi ve editoryal kaliteyi zayıflattığını belirten Büyüksipahi, buna karşılık yeni teknolojileri gazetecilik ilkelerine bağlı kalarak kullanabilen çok yönlü gazetecilerin öneminin arttığını kaydetti.

Program Mobil Basın Evi eğitimiyle devam edecek
Gazeteciler Cemiyeti’nin Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’ndeki programı, 22 Ekim Perşembe günü Mobil Basın Evi’nde gerçekleştirilecek uygulamalı teknik eğitimle devam edecek.
Saat 10.30'da başlayacak olan eğitimde öğrenciler, Mobil Basın Evi’nin yayın altyapısını kullanarak kamera, kurgu, sunuculuk ve canlı yayın süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleyecek. Programın sonunda eğitime katılan öğrencilere sertifika verilecek.







