Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen dört günlük medya buluşması, Türkiye ve Avrupa’dan gazetecileri, akademisyenleri, basın meslek örgütü temsilcilerini, hukukçuları ve uzmanları bir araya getirdi. “Gazeteciliğin Küresel Krizi” başlıklı Medya Konferansı ile Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun yıllık toplantısını kapsayan programda basın özgürlüğü, gazetecilerin güvenliği, dijital dönüşüm, yapay zekâ, medya ekonomisi, güvencesizlik, sendikalaşma sorunları ve uluslararası dayanışma başlıkları tartışıldı.
Gazeteciler Cemiyeti’nin “Güçlü Dayanışma Güçlü Medya” ve “9. Köy” projeleri kapsamında, Medya Dayanışma Grubu paydaşlarıyla birlikte düzenlediği konferans, 40’ın üzerinde ülkeden gazetecinin katılımıyla gerçekleştirildi. Program boyunca hem Türkiye’de hem de Avrupa’da gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı siyasi, ekonomik, teknolojik ve hukuki baskılar ele alınırken, gazetecilik mesleğinin geleceği için ortak çözüm arayışları gündeme geldi.

Birinci gün dijital dönüşüm çalıştayıyla başladı
Medya Konferansı’nın ilk günü, “Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik” temalı çalıştayla başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gazeteciler, basın meslek örgütü temsilcileri ve akademisyenleri bir araya getiren çalıştayın açılış konuşmasını Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin yaptı. Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın sunumuyla başlayan etkinlikte Bilgin, dijital çağın haberciliğe hız kazandırırken gazetecilere daha büyük etik sorumluluklar yüklediğini söyledi.
Bilgin, iletişim teknolojilerinin telgraf, radyo, gazete ve televizyonlardan bugünkü dijital çağa uzanan süreçte büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, artık dünyanın herhangi bir yerindeki gelişmenin dakikalar içinde öğrenilebildiğini ifade etti. Bu hızın gazeteciliğe yeni sorumluluklar yüklediğini vurgulayan Bilgin, haber yayılımında etik sorunların derinleştiğine dikkat çekti.
Konuşmasında Türkiye’de basın özgürlüğü ve demokrasi sorunlarına da değinen Bilgin, meslek hayatı boyunca örgütlenmenin önemini savunduğunu söyledi. Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde yaşanan askeri müdahaleleri ve gazetecilerin karşılaştığı baskıları hatırlatan Bilgin, “77 yıllık yaşamımın 10 yılı bile demokrasi içinde geçmedi” diyerek daha özgür ve demokratik bir ülkede gazetecilik yapma arzusunu dile getirdi. Çalıştay, Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici ve Dr. Çağrı Kaderoğlu Bulut moderatörlüğünde katılımcıların değerlendirmeleriyle devam etti.

Konferansın açılışında dayanışma vurgusu
“Gazeteciliğin Küresel Krizi” başlıklı Medya Konferansı’nın resmi açılışı, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın konuşmalarıyla yapıldı.

Açılış konuşmasında basın özgürlüğünün önündeki engellerin ancak dayanışmayla aşılabileceğini vurgulayan Bilgin, gazeteciliğin dünyanın her yerinde ortak sorunlarla karşı karşıya kalan evrensel bir meslek olduğunu söyledi. Bilgin, uluslararası buluşmaların farklı ülkelerdeki meslektaşları bir araya getirerek basın özgürlüğü mücadelesine güç kattığını belirtti.
Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder, ifade ve basın özgürlüğünün dünya genelinde baskı altında olduğunu belirterek Gazeteciler Cemiyeti’nin çalışmalarının cesaret ve ilham verdiğini söyledi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Jurgis Vilcinskas ise bağımsız ve çoğulcu medyanın demokratik toplumların vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayarak, “Güçlü medya daha güçlü bir demokrasi demektir” değerlendirmesinde bulundu.

Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, gazeteciliği “demokrasinin oksijeni” olarak nitelendirirken, özgür basının olmadığı bir ortamda halkın haber alma hakkından ve hesap verebilir siyasetten söz edilemeyeceğini ifade etti. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da halkın doğru bilgiye ulaşmasının güçlü ve bağımsız medya sayesinde mümkün olduğunu belirterek gazeteciliğin kamusal bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

Avrupa ve Türkiye medya ortamında zorluklar
Konferansın “Avrupa ve Türkiye Medya Ortamında Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı oturumunda Avrupa Gazeteciler Federasyonu Başkanı Maja Sever, gazetecilerin baskı altında olduğu dönemlerde dayanışmanın daha da önem kazandığını söyledi. Gazetecilerin terörizm ve casusluk suçlamalarıyla karşı karşıya bırakılmasının yalnızca gazeteciliği değil demokrasiyi de zayıflattığını belirten Sever, gazetecilerin haber alma hakkının korunması gerektiğini vurguladı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, gazetecilerin hem hukuki baskılar hem de yoksullukla sınandığını belirtti. Dezenformasyon yasasının ardından haber yapan gazetecilerin mahkeme salonları ve cezaevleriyle karşı karşıya kaldığını söyleyen Durmuş, çözümün meslek örgütlerinden muhabirlere kadar tüm gazetecilerin ortak mücadelesinden geçtiğini ifade etti.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu Başkanı Zuliana Lainez ise gazeteciliğin dünya genelinde benzer sorunlarla karşılaştığını, yalnızca baskının kapsamı ve boyutunun değiştiğini söyledi. Lainez, Gazze’den Ukrayna’ya, Pakistan’dan Meksika’ya kadar gazetecilerin ağır koşullarda görev yaptığını belirterek, “Dünyanın hiçbir yerinde güvende değiliz” mesajı verdi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar da Avrupa’da ve Türkiye’de basın özgürlüğü alanındaki gerilemeye dikkat çekti. Medya sahipliğinde tekelleşme, dijital tacizler, hukuki baskılar, siyasi müdahaleler ve ekonomik sorunların bağımsız gazetecilik üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.

Çatışma gazeteciliği, yapay zekâ ve basın özgürlüğü tartışıldı
Konferans kapsamında düzenlenen panellerde çatışma gazeteciliği, dijital dönüşüm, yapay zekânın haberciliğe etkileri, basında güvencesizlik, meslek örgütlerinin karşılaştığı sorunlar ve Türkiye’de basın ile ifade özgürlüğü ele alındı.
“Çatışma Gazeteciliği” başlıklı panelde Ukrayna Ulusal Gazeteciler Birliği Başkanı Sergiy Tomilenko, Selanik ve Trakya Gazeteciler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Antonis Repanas ve Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Felat Bozarslan; savaş ve kriz bölgelerinde gazetecilerin karşılaştığı güvenlik risklerini, psikolojik travmaları ve teknolojik tehditleri değerlendirdi. Panelin moderatörlüğünü üstlenen İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, gücünü halktan ve hakikatten alan bağımsız gazetecilik vurgusu yaptı.

Ukrayna’daki savaş koşullarında gazeteciliğin hedef haline geldiğini belirten Sergiy Tomilenko, 28 Ukraynalı gazetecinin hâlen Rusya’nın elinde tutsak olduğunu söyledi. Tomilenko, cephe hatlarında “PRESS” yazılı yeleklerin artık gazetecileri korumaktan çok hedefe dönüştürebildiğini, dronlar ve yapay zekâ destekli dezenformasyon nedeniyle çatışma gazeteciliğinin yeni bir evreye geçtiğini anlattı.
Antonis Repanas, serbest gazetecilerin sahada ekipman, eğitim, psikolojik destek ve iş güvencesi eksikliğiyle baş başa bırakıldığını belirterek EFJ ve IFJ’ye gazetecilerin korunması için protokol ve kılavuz hazırlanması çağrısında bulundu. Felat Bozarslan ise Türkiye’nin doğu ve güneydoğusunda uzun yıllardır yaşanan çatışma süreçlerinin gazetecilere kriz bölgelerinde habercilik pratiğini yakından deneyimlettiğini ifade etti.

“Dijital Dönüşüm, Güvencesizlik ve Yapay Zeka” başlıklı panelde yapay zekânın gazetecilik pratikleri, istihdam, ekonomik sürdürülebilirlik ve haber üretim süreçleri üzerindeki etkisi tartışıldı. Danimarka Gazeteciler Birliği Başkanı Allan Boye Thulstrup, yapay zekâyla mücadele etmenin hata olacağını, bu teknolojinin gazetecilere yardımcı olabileceğini ancak insan ilişkileri kurma, karar alma ve sorumluluk üstlenme gibi gazeteciliğin özünü oluşturan alanlarda insanın yerini alamayacağını söyledi.
Doç. Dr. Can Ertuna, yapay zekâ kullanımının editör istihdamını ciddi biçimde azaltma riski taşıdığına dikkat çekerken, Ahmet Sabancı gazeteciliğin güncel ve doğru bilgi üretimindeki pazarlık gücünü ekonomik ve kurumsal sürdürülebilirlik için masaya yatırması gerektiğini vurguladı.

Konferansta gazeteci örgütlerinin karşılaştığı zorluklar ve Türkiye’de basın özgürlüğü de ayrı oturumlarda tartışıldı. EFJ Başkan Yardımcısı Pablo Aiquel, dünyadaki gazetecilerin ortak sorunlar yaşadığını belirterek Türkiye’de hapisteki gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını söyledi. Kafkas Üniversitesi’nden Dr. Cengiz Ergün ekonomik bağımlılığın editoryal baskıya dönüşebildiğine dikkat çekerken, DİSK Basın-İş Başkanı Turgut Dedeoğlu gazetecilikte örgütlenme eksikliğinin mesleğin geleceğini tehdit ettiğini ifade etti.

“Türkiye’de Basın ve İfade Özgürlüğü” panelinde ise ÇGD Genel Başkanı Kıvanç El bilgiye erişim hakkının kısıtlandığını, gazeteci Alican Uludağ gazeteciliğin bir suç faaliyeti gibi görüldüğünü, TGS Avukatı Elif Ergin de basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil tüm yurttaşların haber alma hakkı olduğunu vurguladı.
Çalıştay sonuç bildirgesi açıklandı
Konferansın ikinci gününde, Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen “Dijital Dönüşüm ve Gazetecilik Çalıştayı”nın sonuç bildirgesi de katılımcılarla paylaşıldı. Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın moderatörlüğündeki oturumda, Dr. Çağrı Kaderoğlu Bulut ve Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici tarafından sunulan bildirgenin nihai olmadığı, meslek örgütleri, gazeteciler ve akademisyenlerden gelecek katkıların ardından son şeklinin verilerek basılacağı belirtildi.

Bildirici, gazeteciliğin krizden nasıl çıkacağına ilişkin ipuçlarının bildirgede yer aldığını belirterek amaçlarının gazetecilik mesleğinin daha iyi yapılabilmesi olduğunu söyledi. Dr. Çağrı Kaderoğlu Bulut da çalıştayda gazeteciliğin, dijitalleşmenin ve dijitalleşme krizinin tartışıldığını, gazeteciliğin daha önce de krizler yaşadığını ve bu krizin de aşılabileceğini ifade etti.
Bildirgede 7 başlık öne çıktı
-
Dijital platformlar medyayı algoritmalara ve trafik sistemlerine bağımlı hale getirdi.
-
Yapay zekânın habere erişimde birincil kaynak haline gelmesi gazetecilik kadar demokrasi açısından da risk oluşturuyor.
-
Dijital telif, gelir paylaşımı ve teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesi için yasal düzenleme ihtiyacı bulunuyor.
-
Gazetecilikte ekonomik sürdürülebilirlik için abonelik, ödeme duvarı, kitle fonlaması ve özel içerik modelleri önem taşıyor.
-
Dijital hız; doğrulama eksikliği, güven kaybı, dezenformasyon ve editöryal zayıflama riskini artırıyor.
-
Sansür, erişim engelleri, görünmezleştirme ve davalar dijital ortamda gazetecilik üzerindeki baskıyı büyütüyor.
-
Çözüm; kopyala-yapıştır habercilikten uzak, özgün, nitelikli, etik ilkelere bağlı ve dijital çağa uyumlu gazeteciliğin güçlendirilmesinden geçiyor.

Medya Konferansı'nın ikinci günü Yenimahalle’de tamamlandı
Medya Konferansı'nın ikinci günü Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın ev sahipliğinde düzenlenen akşam yemeğiyle tamamlandı. Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmada, Türkiye’nin farklı illerinden ve 40’ın üzerinde ülkeden gelen gazeteciler bir araya gelerek günün değerlendirmesini yaptı.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın da katıldığı yemekte, halk oyunları gösterisi de sahnelendi.
EFJ yıllık toplantısı Ankara’da başladı
Medya Konferansı’nın ardından Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun yıllık toplantısı da Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi. Dünyanın farklı bölgelerinden gazetecilerin katıldığı toplantı, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve EFJ Başkanı Maja Sever’in konuşmalarıyla başladı.

Bilgin, farklı ülkelerden gelen gazetecilerin aynı mesleki ailenin üyeleri olduğunu belirterek EFJ’nin yalnızca bir meslek örgütü değil, gazetecilerin birbirine uzattığı dayanışma eli olduğunu söyledi. Toplantının yalnızca yıllık bir buluşma olmadığını ifade eden Bilgin, gazeteciliğin ortak geleceğini konuşmak, ortak sorunlara çözüm aramak ve mesleki dayanışmayı güçlendirmek için Ankara’da bir araya geldiklerini vurguladı.

EFJ Başkanı Maja Sever ise Avrupa genelinde demokratik standartların aşındığını, gazetecilere yönelik tehditlerin, fiziksel saldırıların, stratejik davaların ve çevrim içi tacizlerin arttığını söyledi. Medya Özgürlüğü Acil Müdahale Kuruluşu verilerine göre geçen yıl Avrupa genelinde medya özgürlüğüne yönelik yaklaşık 1500 ihlal kaydedildiğini aktaran Sever, dijital tacizler ve koordineli kampanyaların en hızlı büyüyen tehditler arasında yer aldığını belirtti.
Sever, küresel teknoloji şirketlerinin algoritmaları ve ticari çıkarlarıyla hangi bilginin yurttaşa ulaşacağını belirlediğine dikkat çekerek gazeteciliğin yalnızca haber merkezlerinin değil, toplumun gerçeğe ulaşma hakkının savunulması anlamına geldiğini ifade etti.

IFJ Başkanı Zuliana Lainez de Fransa’da grevde olan gazetecilere selam göndererek dünyanın birçok bölgesinde gazetecilerin benzer baskılarla karşılaştığını söyledi. Lainez, basın özgürlüğü olmadan demokrasiden söz edilemeyeceğini belirterek, “Hiçbir gazeteci tek başına mücadele etmemelidir” mesajı verdi.

Kırım’da gazetecilik faaliyetleri nedeniyle Rusya tarafından tutuklanan ve 3 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakılan Ukrayna Büyükelçisi Nariman Celal ise Kırım’da gazeteciliğin baskı altında ayakta kalmaya çalıştığını anlattı. HVG Genel Yayın Yönetmeni ve IPI Yönetim Kurulu Başkanı Marton Gergely de Macaristan’da medya üzerindeki uzun süreli siyasi ve ekonomik baskının gazetecilik üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Türkiye’de baskı altındaki gazeteciler EFJ gündemindeydi
EFJ yıllık toplantısı kapsamında düzenlenen “Türkiye’de Baskı Altındaki Gazeteciler” başlıklı oturumda Türkiye’de gazetecilerin karşı karşıya kaldığı hukuki, idari, dijital ve ekonomik sorunlar tartışıldı. EFJ Başkan Yardımcısı Pablo Aiquel’in yönettiği oturumda konuşan sektör temsilcileri, gazeteciliğin yasal düzenlemeler, tutuklamalar, düşük ücretler, güvencesiz çalışma ve dijitalleşmenin yarattığı baskılarla giderek daha zor koşullarda sürdürüldüğünü ifade etti.

Gazeteciler Cemiyeti tarafından hazırlanan 2025 Medya İzleme Raporu’nu sunan Politika Uzmanı Yusuf Tuna Koç, yalnızca 2025 yılında 52 gazetecinin tutuklandığını, halen 11 gazetecinin cezaevinde bulunduğunu belirterek gazeteciliği suç haline getiren düzenleme ve uygulamalara dikkat çekti.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye’de üç buçuk yıl önce 3 bin 500 olan gazete sayısının 654’e gerilediğini belirterek bu tablonun ekonomik zorluklar, dijital dönüşüm ve siyasi baskılarla bağlantılı olduğunu söyledi. TGS Ankara Şube Başkanı Sinan Tartanoğlu, gazetecilerin polis, savcı, hâkim, iddianame ve hapis tehdidinin yanı sıra açlık sınırına yakın ücretlerle de baskı altında tutulduğunu ifade etti.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, ekonomik, yasal ve dijital sorunların gazeteciliğin karşısında bir bütün halinde durduğunu belirterek cezaevlerindeki gazetecilere yönelik genel eğilimin meslektaşların gözünü korkutup sindirmek olduğunu dile getirdi.
Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, meslek örgütleri arasındaki bölünmüşlüğün gazetecilerin mücadelesini zayıflattığını belirterek, “Kendi kendimize ‘böl ve yönet’ taktiğine uygun bir zemin yaratıyoruz” dedi. Gürcanlı ayrıca Türk gazetecilerin Avrupa’ya seyahatlerinde yaşadığı vize sorununa dikkat çekerek gazeteciler için seyahat özgürlüğünün de mesleki bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
DİSK Basın-İş Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi Esin İleri ise yeni kuşak gazetecilerin büyük ölçüde serbest zamanlı ve sözleşmesiz çalıştığını, sendikal dayanışma ağlarına dahil olamadığını belirterek serbest çalışan gazeteciler için yasal düzenleme hazırlığı yürüttüklerini söyledi.

EFJ toplantısının ilk günü Çankaya’da gala yemeğiyle tamamlandı
EFJ yıllık toplantısının ilk günü, Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen gala yemeğiyle tamamlandı. Çankaya Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmaya 40’ı aşkın ülkeden gazetecilerin yanı sıra basın meslek örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve diplomatik misyon temsilcileri katıldı.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, EFJ’nin yıllık toplantısını Ankara’da yapmasının uluslararası dayanışmayı güçlendireceğini belirterek Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’e ev sahipliği için teşekkür etti. Gazeteciler Cemiyeti’nin 81 yıllık tarihinde evrensel insan hakları, basın özgürlüğü, laik devlet ve cumhuriyet ilkelerinin savunucusu olduğunu vurgulayan Bilgin, “Biz korkuyu çok gerimizde bıraktık. Türkiye’de şartlar ne kadar sıkıntılı olursa olsun yılmadan mücadele ediyoruz. Bir daha dünyaya gelsem yine bu mesleği, gazeteciliği seçerim” dedi.

EFJ yıllık toplantısında Gazze ve Türkiye önergeleri kabul edildi
Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun Gazeteciler Cemiyeti ev sahipliğinde Ankara’da düzenlenen 2026 Yıllık Toplantısı, basın özgürlüğü, gazetecilerin güvenliği ve medya çalışanlarının haklarına ilişkin önergelerin kabul edilmesinin ardından sona erdi. 18-19 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen toplantıda Gazze’de gazetecilerin yaşadığı ağır koşullar, uluslararası basının bölgeye erişim hakkı, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskılar, sendikalaşma engelleri, güvenlik haberleri nedeniyle gazetecilere uygulanan adli kontrol tedbirleri ve Türk gazetecilerin vize sorunları gündeme geldi.
Toplantıda Gazze’ye yabancı gazetecilerin serbest ve bağımsız erişimine ilişkin önerge oy çokluğuyla kabul edilirken, Türkiye’ye ilişkin önergeler oy birliğiyle kabul edildi. Türkiye başlıklı önergelerde, kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen TCK 217/A maddesinin gazeteciler üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığı belirtilerek bu madde kapsamında tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılması, gazetecilerin haber ve yorumları nedeniyle açılan davaların düşürülmesi ve düzenlemenin kaldırılması çağrısı yapıldı.
Kabul edilen diğer önergelerde medya çalışanlarının sendikalaşmasının önündeki engeller, serbest çalışan gazetecilerin güvencesizliği, yetki davaları nedeniyle toplu iş sözleşmesi süreçlerinin aksaması, İncirlik Hava Üssü’ne ilişkin haberler nedeniyle gazetecilerin gözaltına alınması ve Türk gazetecilerin Avrupa ülkelerinden vize alma süreçlerinde karşılaştığı sistematik sorunlar ele alındı.
EFJ yıllık toplantısında kabul edilen önergeler
- Gazze’ye gazeteci erişimi: Uluslararası gazetecilerin Gazze’ye serbest, güvenli ve bağımsız erişiminin engellenmesi kınandı. Gazze’ye gazeteci erişiminin yalnızca basın özgürlüğü değil, halkın bağımsız bilgiye ulaşma hakkı açısından da temel önemde olduğu vurgulandı.
- Dezenformasyon yasası: TCK 217/A maddesinin gazeteciler üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığı belirtilerek bu madde kapsamında tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılması, gazetecilere haber ve yorumları nedeniyle açılan davaların düşürülmesi ve düzenlemenin kaldırılması çağrısı yapıldı.
- Türkiye’de basın özgürlüğü: Gazetecilerin tutuklanması, medya kuruluşlarına müdahaleler, hapis cezaları, erişim engelleri ve “sansür” düzenlemeleri üzerinden artan baskıların basın ve ifade özgürlüğünü tehdit ettiği belirtildi.
- Sendikalaşma engelleri: Medya çalışanlarının sendika üyeliği, toplu iş sözleşmesi süreçleri, serbest çalışan gazetecilerin örgütlenmesi ve işveren itirazları nedeniyle yaşanan sorunlar gündeme taşındı.
- İncirlik haberleri nedeniyle gözaltılar: Güvenlik, savunma ve savaş konularında haber yapan gazetecilere yönelik gözaltı ve adli kontrol tedbirlerinin, gazetecilerin mesleki ve kişisel özgürlüklerini sınırlayan bir baskı biçimi olduğu ifade edildi.
- Vize sorunları: Türk gazetecilerin Avrupa ülkelerinden vize alma süreçlerinde karşılaştığı engellerin basın özgürlüğü ve mesleki hareketlilik sorunu olduğu vurgulandı. Avrupa ülkelerine gazeteciler için vize kolaylığı ve hareketlilik mekanizmaları sağlama çağrısı yapıldı.
"Gazeteciler için makul ve yasal olanın yanında duracağız"
Toplantı, EFJ Başkanı Maja Sever ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in kapanış konuşmalarıyla tamamlandı. Sever, Ankara’da iki gün boyunca yürütülen tartışmaların ve kabul edilen önergelerin yıl boyunca süren ortak çalışmaların parçası olduğunu belirtti. Ankara’daki toplantının yalnızca kararların alındığı bir zemin değil, meslek örgütleri arasında bağların güçlendirildiği bir buluşma olduğunu söyledi.
Sever, EFJ’nin gazetecilere yönelik saldırılar ve hak ihlalleri karşısında üyelerinin yanında olmayı sürdüreceğini vurgulayarak, “Sokakta saldırıya uğradığınızda, grev hakkınız engellendiğinde, Avrupa değerlerinin uygulanması gerektiğinde yanınızda olmaya devam etmek istiyoruz. Gazeteciler için makul ve yasal olanın yanında durmayı sürdüreceğiz” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ise toplantının Türkiye’de gazetecilerin yoğun baskılarla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geldiğini belirterek alınan kararların kısa sürede hayata geçmesini diledi. Bilgin, “Bu toplantıyı tek kelimeyle ifade etsek, o kelime dayanışma olur. Bu toplantıyı tüm dünyaya anlatacak olan da bu dayanışma duygusudur” ifadelerini kullandı.

Ankara’daki temaslar Kent Konseyi ve kültürel ziyaretlerle sürdü
EFJ yıllık toplantısının tamamlanmasının ardından Ankara’da bulunan Avrupalı gazeteciler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın ev sahipliğinde Ankara Kent Konseyi’nde düzenlenen öğle yemeğinde bir araya geldi. Ulus’taki Ankara Kent Konseyi binasında gerçekleştirilen buluşmaya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in yanı sıra farklı Avrupa ülkelerinden gelen gazeteciler ve basın meslek örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Programda konuklara Ankara Kent Konseyi binası ve yapının kent yaşamındaki yeri hakkında bilgi verildi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Kent Konseyi’nin yalnızca belediyeye ait bir hizmet alanı değil, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve kent bileşenlerinin kullanımına açılan ortak bir kamusal alan olduğunu söyledi.

Programın son gününde Avrupalı gazeteciler, Polatlı’da Gordion Antik Kenti’ni ve ardından Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret etti. Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın organize ettiği geziye Türkiye’den basın meslek örgütü temsilcileri de katıldı. Polatlı’da Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya ve Polatlı Belediyesi Halkoyunları Topluluğu’nun seğmen ekibi tarafından karşılanan gazetecilere, 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan Gordion’un tarihsel önemi anlatıldı.

Gordion Kazısı Direktörü Brian Rose ve emekli Albay Kadim Koç rehberliğinde kazı alanını ve Midas Tümülüsü’nü gezen gazeteciler, Polatlı Belediyesi’nin yöresel ikramlarının ardından Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni de ziyaret etti. Müzenin açık bölümleri Gazeteciler Cemiyeti’nden Sibel Güven’in anlatımıyla gezildi.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi ziyaretinin ardından, Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen dört günlük program sona erdi. Program, basın özgürlüğü, gazetecilerin güvenliği, dijital dönüşüm, mesleki dayanışma ve uluslararası iş birliği mesajlarıyla tamamlandı.






