Uluslararası Booker Ödüllü Georgi Gospodinov, son kitabı "Bahçıvan ve Ölüm" ekseninde Apaçık Radyo’nun sorularını yanıtladı. Yazmayı "bahçeciliğe" benzeten yazar, babasının kaybının ardından kaleme aldığı metinlerle yasın dönüştürücü gücünü ve babaların çocuklarına bıraktığı en ağır miras olan "onurlu ölüm" fikrini paylaştı.
Yazmak ve Bahçecilik: Sessiz Bir Yaratım
Söyleşide Gospodinov, yazma eylemini toprağı işleyen bir bahçıvanın sabrına benzetti. Yazmayı sadece bir metin üretimi değil, kişisel ve kolektif bir hafıza bahçesi inşa etmek olarak tanımlayan yazar, "En yaratıcı olanlar bahçıvanlardır; herkes kendi bahçesini kitaplarla inşa eder" diyerek edebiyatın kök salan doğasına dikkat çekti.
"Babalar Onurlu Ölmeyi Ölürken Öğretir"
Yazarın babasının ölümünden sonra kaleme aldığı “Bahçıvan ve Ölüm” kitabı, söyleşinin en duygusal ve felsefi durağı oldu. Gospodinov, 20. yüzyılın mirasını ve kuşaklar arası aktarılan sessiz bilgileri irdelerken, babalık ve ölüm arasındaki ilişkiyi "Babalar ancak ölürken, onurlu bir ölümü öğretir" sözleriyle
Okurla Kurulan Bağı Anlattı
Edebiyatın sessizlikle olan ilişkisine de değinen Gospodinov, bir öykünün başarısının alkıştan ziyade, o alkışın hemen öncesindeki sessizlikte gizli olduğunu belirtti. Okurla kurduğu bağın kırılgan ama bir o kadar da sarsılmaz olduğunu vurgulayan yazar, artık yazarken korkmadığını, çünkü hikâyenin yerine ulaştığını o "sessizlik anında" hissettiğini söyledi.
Röportaj Apaçık Radyo YouTube sayfasında. İzlemek için tıklayın.




