Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat kesintileri nedeniyle Avrupa'nın kış mevsimine son derece kırılgan girdiğini açıkladı. Berlin'deki uluslararası bir konferansta Al Jazeera'ya konuşan Birol, Avrupa Birliği'nin yer altı doğalgaz depolarındaki doluluk oranının geçmiş yılların çok gerisinde kaldığını belirterek, sert geçecek bir kışın enerji fiyatlarında yeni bir patlamaya yol açabileceğini ve kıta için bu yılın da gelecek yılın da zor geçeceğini vurguladı.
Depolardaki doluluk yüzde 72 seviyesinde kaldı
Avrupa genelinde kış öncesinde alışılagelen yüzde 90'lık doğalgaz depolama hedefinin bu yıl yakalanamadığına dikkat çeken Birol, mevcut tablonun ciddiyetini şu sözlerle aktardı:
"Normalde kış öncesinde Avrupa ülkelerinin yüksek miktarda gaz stoku olur. Ancak bu kışa girerken elimizdeki gaz stokları tarihsel ortalamaların çok altında bulunuyor. Sert bir kış geçirirsek Avrupa’da doğalgaz fiyatlarının yeniden yükseldiğini görebiliriz. Avrupa için bu yıl da gelecek yıl da hayat kolay olmayacak."
Verilere göre, AB depolarındaki doluluk oranı kritik eşik olan yüzde 72 bandında seyrediyor. Aradaki yaklaşık yüzde 18'lik açık, analist hesaplamalarına göre 10 ila 12 milyon hanenin yıllık enerji tüketimine denk geliyor.
Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki kriz arzı kilitledi
Avrupa'nın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarikinin yaklaşık yüzde 10'unun geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, tanker trafiğini sekteye uğrattı. Kızıldeniz güzergâhındaki Babülmendep Boğazı çevresinde yaşanan gerilimlerle birleşen bu durum, Avrupa'yı küresel pazarda Asyalı alıcılarla kıyasıya bir LNG rekabetine itti.
Hükümetlerin enerji güvenliği altyapısını çeşitlendirmede geç kaldığını eleştiren Birol, tepkisini şöyle dile getirdi:
"Hükümetlerin gerekli önlemleri almamış olması beni gerçekten hayal kırıklığına uğratıyor. Şimdi herkes aceleyle önlem alıyor; Orta Doğu ülkeleri Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakan yeni boru hatları inşa ediyor, mevcut hatları genişletiyor. Ancak bana göre bu adımlar çok daha önce atılmalıydı. Ateşkes için en iyi gün dün olurdu."
Tehlike sadece doğalgazla sınırlı değil
Krizin boyutu yalnızca doğalgazla sınırlı kalmıyor. Avrupa'nın yaşlanan rafineri kapasitesi ve Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik operasyonları sebebiyle Rusya'dan yapılan teslimatların üçte bir oranında kesilmesi, taşımacılık, tarım ve sanayi için hayati önemdeki motorin arzını da baskılıyor.
Şubat ayından bu yana doğalgaz fiyatlarının yüzde 140 arttığı, Brent petrolün varil fiyatının ise 100 doların üzerinde seyrettiği piyasada, G7 ve IEA koordinasyonuyla mart ayında 400 milyon varillik stratejik rezerv piyasaya sürülmüştü. Ancak Birol, stratejik stokların koruma kalkanının sınırlı olduğunu ve sadece birkaç aylık tüketimi karşılayabileceğini ifade etti.
"Enerji siyasi baskı aracına dönüştü"
Enerji piyasalarındaki tıkanıklığın doğrudan Avrupa'daki siyasi dengeleri sarstığını belirten IEA Başkanı, küresel enerji jeopolitiğine ilişkin çarpıcı bir tespitte bulundu:
"Jeopolitiğin karanlık ve uzun gölgesinin enerji sektörüne bu kadar hâkim olduğunu daha önce hiç görmedim. Dünya çok zor dönemlerden geçti, ancak jeopolitiğin enerji oyununa hâkim olması açısından en kötüsü bu. Enerji şu anda bir ticari faaliyet olarak değil, siyasi baskı aracı olarak görülüyor. Her iki boğazın da yakında koşulsuz açılmasını umuyorum; aksi halde fiyatları bugünkü seviyelerde tutabilmek için elimizde fazla tampon kalmadı."




