Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 103. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, muhalefet içi tartışmalara ve parti içi dengelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuksuz yargılanması gerektiğini ve görevinin başında olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını vurguladı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı ise CHP meclis gruplarında Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti propagandası yapılmasına ve parti içi ikiliğe tepki göstererek, kurumsal kimliğe uymayan isimlerin yollarını ayırması gerektiğini söyledi.
İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında "siyasi tutsak" tartışması
Kılıçdaroğlu’nun kendisi hakkındaki "Siyasi tutsak değil" nitelemesine daha önce tepki gösteren tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, durumunu şu ifadelerle dile getirmişti:
"Ben siyasi tutukluyum, tutsağım. Ben, bu ülkenin 87 milyon yurttaşımız için verdiğim cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesinin siyasi esiriyim. Ancak Yaradan’a şükürler olsun ki milletin gözünde sokağa çıkamayan, caddelerde, meydanlarda dolaşamayan, toplumun vicdanına hapsolmuş siyasi bir beden değilim. Allah kimseyi 80 yaşında bu duruma düşürmesin."
Genel Merkez’de Saygı Öztürk ile bir araya gelen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun tutukluluk sürecine yönelik tavrının değişmediğini belirterek şunları kaydetti:
"Ben Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına da karşı çıktım. Evini ziyaret ettiğim gün neler söylediysem, bugün de aynı şeyi söylüyorum. O tutarlılık devam ediyor. Tutuksuz yargılanabilirdi. Kamu görevi yapıyordu. Dolayısıyla o, görevinin başında olmalı. Bunu defalarca söyledim. ‘Yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanıyor musunuz?’ derseniz, ‘Hayır, inanmıyorum’ diyorum. Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız değil. Yargının ne bağımsızlığı, ne tarafsızlığı var."
Kılıçdaroğlu ayrıca davanın seyrine ilişkin olarak, Ekrem İmamoğlu'nun davada aklanması, Mansur Yavaş'ın da CHP'de kalması durumunda ortak aday formülünün gündeme gelebileceği mesajını verdi.
"Hatalar kan davasına dönüştürülmemeli, 103. yılda birlik olmalıydık"
Kişisel ikbal ve koltuk hesapları üzerinden siyaset yürütmenin halkın sorunlarını çözemeyeceğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, muhalefet partilerinin dayanışma içerisinde bulunmasının zorunlu olduğunu belirtti:
"Siyasette eksiklikler, hatalar olabilir. Bunlar kan davasına dönüştürülmemeli. Sonuçta insanoğluyuz. Hata insana özgü bir kavramdır zaten. Yeri geldiğinde otururuz, konuşuruz. Ülkenin sorunları sadece beni ilgilendirmiyor ki. Siyasetle, muhalefet partilerinin hepsini ilgilendiriyor. Muhalefetin birlik, bütünlük içinde hareket etmesi lazım. Örneğin 103. yıl dönümünde birlik, beraberlik içinde olmamız gerekirdi."
Öte yandan Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın partinin 103. yıl dönümü törenlerine katılmamasının genel merkezde bir kırgınlık meydana getirmediğini söyledi.
Müslim Sarı: "Bir partide olup başka bir parti için çalışamazsınız"
Parti teşkilatlarında ve belediye meclis gruplarında yaşanan iç tartışmalara ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, parti disiplinine ve kurumsal aidiyete vurgu yaparak çok sert uyarılarda bulundu:
"Hem bir partinin içerisindesiniz, hem de bir başka parti için çalışıyorsunuz. Böyle bir şeyi kabul etmemiz söz konusu değil. Böyle bir durumu hiçbir parti kaldıramaz. CHP’nin ilçe başkanı, belediyenin grup başkanı ama benim ilçe başkanım ilçe grubunu yönetemiyor. Böyle bir şey olabilir mi?"
Belediye meclislerinde başka bir siyasi yapının propagandasının yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Partimizde siyaset yapmayı tercih ediyorlarsa, CHP’nin kurumsal kimliğine uygun hareket etmelerini bekliyoruz. Örneğin CHP belediye meclis gruplarında, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ya da Yeni Parti’nin broşürleri, posterleri olamaz. Bu arkadaşlarımız başka bir siyasal partinin faaliyetlerine katılamazlar, başka bir siyasal partinin propagandasını yapamazlar ya da belediye meclis üyesi olup da ondan sonra CHP üyelerinin istifa etmesi için baskı oluşturamazlar. Bu kurumsal kimlik içinde hareket etmelerini, eğer bunu yapamayacaklarsa da bir an önce yollarını ayırmalarını bekliyoruz. Belediye başkanlarımızı toplantıya çağıracağız. Arkadaşlarımızın siyasal aidiyetlerini net olarak göreceğiz."
AK Parti’ye geçişlere karşı "Yeni Parti" ile iş birliği formülü
Görüşmede parti yönetiminin en çok rahatsızlık duyduğu konulardan birinin CHP’den seçilen belediye başkanları ile belediye meclis üyelerinin AK Parti’ye geçmesi olduğunu aktaran Müslim Sarı, bu durumun önüne geçebilmek ve transferleri engellemek amacıyla Özgür Özel’in liderliğini yaptığı Yeni Parti ile de iş birliği zemininde temas kurulacağını ifade etti.





