Baro tarafından hazırlanan raporda, tutuklu ve hükümlülerin günün 23 saatini hücrede geçirdiği, havalandırma süresinin ise yetersiz ve insan onuruyla bağdaşmayacak koşullarda sağlandığı kaydedildi. Mahpuslar, yaz aylarında havalandırmanın aşırı sıcak olduğunu, gölgelik alan ya da korunak bulunmadığını, acil ihtiyaçların karşılanmasının da mümkün olmadığını ifade etti.
Kısa Dalga'da yer alan habere göre, baronun hazırladığı rapor şöyle:
“Hücreler Fanusa Benziyor”
Raporda, cezaevi hücrelerinin hava akışını engelleyen metal plakalarla kapatıldığı, bu nedenle içerideki havanın neredeyse hiç değişmediği belirtildi. Mahpuslar, yaşadıkları hücreleri “fanus”a benzetti.
Kameralı İzlemeye Tepki: “Özel Hayat Kalmadı”
Hücrelerin sürekli olarak kameralarla izlendiği aktarılan raporda, bu uygulamanın yasal bir dayanağının bulunmadığı ve mahpusların özel hayatına ciddi şekilde müdahale edildiği vurgulandı.
Elektrik Kesilirse Kapılar Açılmıyor
Raporda yer alan bir diğer dikkat çekici bilgiye göre, cezaevindeki hücre kapıları manuel değil, merkezi bir sistemle elektrikli olarak açılıyor. Elektrik kesintisi ya da sistem arızası durumunda kapıların açılamadığı, bu durumun acil müdahaleleri imkânsız hale getirdiği belirtildi.
Sohbet ve Spor Hakkı Uygulanmıyor
Adalet Bakanlığı’nın genelgesine göre mahpuslara haftada en fazla 10 saat sohbet hakkı tanınması gerekirken, bu hakkın hiç uygulanmadığı belirtildi. Spor hakkının ise ayda sadece bir kez, bir saatliğine kullandırıldığı ifade edildi.
Sağlık Hakkı Engelleniyor
Hastaneye sevk edilen tutuklu ve hükümlülerin, kelepçeli muayene dayatmasıyla karşı karşıya kaldığı, bunu kabul etmeyenlerin tedavi olamadığı aktarıldı. Ayrıca, mahpusların Çorlu Devlet Hastanesi’nde saatlerce ring aracında bekletildiği bildirildi.
Kitap ve Mektuba Keyfi Yasaklar
Rapora göre, mahpuslar hücrede 10 kitaptan fazlasını bulunduramıyor. Yayınevlerinden gönderilen kitaplar teslim edilmiyor. Ayrıca yalnızca iki kalem kullanmalarına izin veriliyor. Cezaevinde berber hizmeti bulunmuyor; mektuplara ise sık ve keyfi şekilde yasak getiriliyor. Tahliye olan mahpusların gönderdiği hediyeler dahi teslim edilmiyor.
“F Tipinin Devamı, Kuyu Tipinin İnşası”
Baro, Çorlu Karatepe Cezaevi’nin 2021 sonrası inşa edilen “yeni tip” hapishanelerden biri olduğunu belirtti. Bu yapılar, “Y” ve “S” tipi cezaevleri olarak adlandırılıyor. Raporda, bu cezaevlerinin F tipi hapishanelerin daha ağır bir versiyonu olduğu vurgulandı ve uygulamaların “kuyu tipi” hapishane anlayışına dönüştüğü kaydedildi.
Açlık Grevinde Olan Mahpuslar Var
Raporda ayrıca, Çorlu Karatepe Cezaevi’nde bulunan Fikret Akar ve Serkan Onur’un, kuyu tipi cezaevlerinin kapatılması talebiyle açlık grevinde olduğu, başka cezaevlerinde de benzer taleplerle açlık grevinde olan mahpusların bulunduğu belirtildi.
“İnsan Onuruna Aykırı”
İstanbul Barosu, raporun sonuç bölümünde, söz konusu uygulamaların mevcut ceza ve infaz yasalarına aykırı olduğunu belirterek, bu tip cezaevlerinin kapatılması ve yapım projelerinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.




