İstanbul Valisi Davut Gül, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçim sürecine ilişkin eleştirilerine sosyal medya hesabından yanıt verdi.
Özel, bugün CHP’nin Üsküdar’da düzenlediği buluşmada, belediye başkan vekilliği seçim süreci üzerinden Vali Gül’ü eleştirmiş ve “Devletin valisi diye o makamda oturup da hükümetin valisi olana, AKP’nin il başkanından çok AKP’ye çalışan valiye yazıklar olsun” ifadelerini kullanmıştı.
Gül ise açıklamasında, seçim sürecinin hukuki kararlar ve yasal süreler çerçevesinde yürütüldüğünü savundu.
“Siyasi tartışmaların tarafı olmak görevim değil”
Özel’in açıklamalarında kendi isminin açıkça zikredildiğini belirten Gül, kamuoyunda gerçeğe aykırı bir kanaat oluşmaması için sürecin ayrıntılarını açıklama gereği duyduğunu söyledi.
Gül, siyasi partiler arasındaki rekabete ve siyasi tartışmalara müdahil olmasının görevi olmadığını belirterek, kamu görevlisi olarak sorumluluğunun görevini hukukun çizdiği sınırlar içinde yerine getirmek olduğunu ifade etti.
Üsküdar’da seçim sürecini tarihleriyle anlattı
Gül, Üsküdar Belediye Başkanlığı için yapılan ilk başkan vekilliği seçimine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiğini belirtti.
Bu kararın ardından ilk seçim sonucunda belirlenen belediye başkan vekilinin görevinin hukuki dayanağının ortadan kalktığını savunan Gül, bu süreçte Meclis 1. Başkan Vekili’nin görevi yürüttüğünü aktardı.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesine atıfta bulunan Gül, belediye meclisinin 10 gün içinde toplanarak kendi üyeleri arasından belediye başkanı veya başkan vekili seçmesi gerektiğini belirtti.
“İtirazın sonucunu bekledik”
Gül, mahkeme kararının ardından yasal sürenin işlemeye başladığını, 26 Ağustos 2026 tarihinin esas alınarak 10 günlük sürenin hesaplandığını belirtti.
Bu süreçte yürütmenin durdurulması kararına itiraz edildiğini ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin 2 Eylül 2026’da itirazı reddettiğini söyleyen Gül, bunun ardından seçim için gerekli sürecin işletildiğini ifade etti.
Gül, belediye meclisinin başkan vekili seçimi için 5 Eylül 2026 Cumartesi günü, yani yasal sürenin son gününde toplandığını belirtti.
“Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınması keyfî değildi”
Seçim sırasında yalnızca meclis üyelerinin salona alınması kararına da değinen Gül, uygulamanın siyasi bir tercih olmadığını savundu.
İlk seçimde üçüncü turun ardından ara verilmemesi gerekirken seçime ara verildiğini belirten Gül, bu sırada AKP İstanbul İl Başkanı ve beraberindeki kişilerin bazı meclis üyeleriyle görüştüğü iddialarını gündeme getirdi.
Gül, bazı meclis üyelerinin tercihlerini değiştirmeleri amacıyla baskı ve tehdide maruz bırakıldığı ve hakarete uğradığı yönündeki iddialar nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu belirtti.
Bu olayların ardından yeni seçimin güvenli ve dış müdahalelerden uzak bir ortamda yapılabilmesi amacıyla, savcılığın talebi üzerine meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması yönünde tedbir uygulandığını söyledi.
“Kanuni sürenin son günü seçim yapıldı”
Gül, açıklamasında seçim sürecinde mahkeme kararına uyulduğunu, yapılan itirazın sonucunun beklendiğini ve itirazın reddedilmesinin ardından yasal süre içerisinde seçim gerçekleştirildiğini savundu.
İlk seçimde meclis üyelerinin iradesine yönelik müdahale, baskı ve tehdit iddialarının tekrar yaşanmaması için de güvenlik tedbirleri alındığını ifade etti.
“Kamu görevlilerini hedef göstererek gerçeği değiştiremezsiniz”
Gül, Özel’e yönelik açıklamasının sonunda siyasi partiler arasındaki rekabetin tarafı olmadığını belirterek kamu görevlilerinin siyasi tartışmaların içine çekilmemesi gerektiğini savundu.
İstanbul Valisi Gül, “Siyasi tercihlerinizin ve yönetim anlayışınızın ortaya çıkardığı sonuçların sorumluluğunu kamu görevlilerine yükleyerek, onları hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz” dedi.
Gül, görevini kanunun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde yerine getiren kamu görevlilerini siyasi tartışmaların tarafı haline getirmenin gerçeği değiştirmeyeceğini ifade etti.
Gül, paylaşımında seçim sürecinin tarihleri ve hukuki dayanaklarıyla yürütüldüğünü belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Özel,
Siyasi partiler arasındaki yarışa, siyasi tartışmalara ve kişilerin demokratik tercihlerine müdahil olmak ne görevimdir ne de bugüne kadar benimsediğim bir tutumdur. Kamu görevlisi olarak sorumluluğum, görevimi hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ve siyasi tartışmaların dışında yerine getirmektir.
Ancak mitinginizde şahsımın ismini açıkça zikrederek Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçim süreci üzerinden birtakım suçlamalarda bulunmanız karşısında sessiz kalmam, kamuoyunda gerçeğe aykırı bir kanaatin oluşmasına sebebiyet verebilecektir. Bu nedenle, herhangi bir siyasi tartışmanın tarafı olmak amacıyla değil, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve gerçeklerin tüm açıklığıyla ortaya konulması adına süreci tarihleriyle ve hukuki dayanaklarıyla açıklamak zaruri hâle gelmiştir.
Üsküdar Belediye Başkanlığının ilk başkan vekilliği seçimine ilişkin (sizinkilerin Gültekin’in ‘G’sini 6, Ziya’nın ‘Z’sini 2 olarak okuduğu seçim) İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilince, bu seçim sonucunda belirlenen belediye başkan vekilinin görevinin hukuki dayanağı ortadan kalktı ve Meclis 1. Başkan Vekili görevi yürüttü.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca belediye meclisinin 10 gün içinde toplanarak kendi üyeleri arasından belediye başkanı veya başkan vekili seçmesi gerekiyordu.
Mahkeme kararının ardından yasal süre işlemeye başladı. 26 Ağustos 2026 tarihi esas alınarak 10 günlük yasal süre hesaplandı. Bu sırada mahkemenin yürütmenin durdurulması kararına itiraz edildi. Biz de itirazın sonucunu bekledik. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2 Eylül 2026 tarihinde itirazı reddetti. Bunun üzerine, kanunun öngördüğü 10 günlük süre geçirilmeden, sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 Cumartesi günü belediye meclisinin başkan vekili seçimi için toplanması sağlandı.
Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması da keyfî veya siyasi bir tercih değildir. İlk seçimde, meclis üyeleri başkan vekilliği seçimini yaparken üçüncü turun ardından, ara verilmemesi gerekirken seçime ara verildi. Bu ara sırasında il başkanınız ve beraberindeki kişilerin meclis üyeleriyle toplantı yaptığı; bazı meclis üyelerinin tercihlerini değiştirmeleri amacıyla baskı ve tehdide maruz bırakıldıkları, hakaretlere uğradıkları iddiaları üzerine suç duyurusunda bulunuldu. Yaşanan bu olayların ardından, yeni seçimin güvenli ve dış müdahaleden uzak bir ortamda yapılabilmesi amacıyla savcılığın talebi üzerine Meclis üyeleri dışında kimsenin salona alınmaması yönünde gerekli tedbir uygulandı.
Dolayısıyla ortada gizlenecek veya çarpıtılacak bir süreç yoktur. Mahkeme kararına uyulmuş, karara yapılan itirazın sonucu beklenmiş, itirazın reddedilmesinin ardından kanuni sürenin son günü olan 5 Eylül 2026 tarihinde seçim yapılmış ve ilk seçimde meclis üyelerinin iradesine yönelik müdahale, baskı ve tehdit iddialarının tekrar yaşanmaması için gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır.
Sayın Özel; siyasi partiler arasındaki rekabetin ve demokratik siyasetin tarafı değilim. Ancak siyasi tercihlerinizin ve yönetim anlayışınızın ortaya çıkardığı sonuçların sorumluluğunu kamu görevlilerine yükleyerek, onları hedef göstererek veya tehdit ederek değiştiremezsiniz. Görevini kanunun verdiği yetki ve sorumluluk çerçevesinde yerine getiren kamu görevlilerini siyasi tartışmaların tarafı hâline getirmek de gerçeği değiştirmeyecektir.”





