Devlet Memurları Sendikası, TBMM önünde yaptığı basın açıklamasında kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme taşıdı. “Devletin yükünü omuzlayan, kamu hizmetinin çarkında alın teriyle görev yapan milyonlarca memur artık yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor” denilen açıklamada, Meclis’e seslenilerek ek zam, vergi adaleti ve 3600 ek gösterge talepleri yinelendi.

Sendika temsilcileri, son toplu sözleşme sürecinin “hezimetle” sonuçlandığını belirterek, kamu çalışanlarının beklentilerinin karşılanmadığını vurguladı. “Toplu sözleşme masası bir kez daha hezimetle sonuçlanmış, kamu emekçisinin alın teri görmezden gelinmiştir” denilen açıklamada, memurların kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği dile getirildi.

Temsilciler, “Bugün milyonlarca memur kirasını ödemekte zorlanıyor, maaş evin faturasına, çocuğun okul masrafına yetmiyor. Kamu çalışanları ay sonunu dahi getiremiyor” ifadesini kullanarak, TBMM’yi kamu çalışanlarının sesine kulak vermeye çağırdı.

1-157

“TÜİK’in tabloları değil, memurun mutfağı gerçeği anlatıyor”

Açıklamada, Ekim 2025 itibarıyla yoksulluk sınırının 92 bin TL’yi, açlık sınırının ise 28 bin TL’yi geçtiği belirtilerek, memur maaşlarının bu iki sınır arasında sıkıştığı ifade edildi. Sendika, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının sokaktaki gerçeklerle uyuşmadığını belirterek, “Ekim ayı itibarıyla yoksulluk sınırı 92 bin lirayı, açlık sınırı ise 28 bin lirayı aşmıştır. Bugün ortalama bir memur maaşı, yoksulluk ile açlık sınırı arasına sıkışmaktan bir adım öteye geçmiş, yoksulluk sınırından açlık sınırına doğru tepetaklak yuvarlanmaktadır. Bir memur maaşıyla geçinen aileler artık temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale gelmiştir. Memur artık faturasını ödeyemiyor, ev kirasına yetişemiyor, sofrasına et koyamıyor. TÜİK’in her ay açıkladığı ‘hayali’ enflasyon rakamları, sokaktaki gerçeği yansıtmıyor. Rakamlar düzeltiliyor, ama memuru kimse umursamıyor. Bugün TÜİK’in tabloları değil, memurun mutfağı gerçeği anlatıyor” ifadelerini kullandı.

Devlet Memurları Sendikası, ek zam talebinin bir “lüks değil, zorunluluk” olduğuna ayrıca vergi adaletsizliğine de dikkat çekerek, gelir vergisi diliminin yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini belirtti. “Devletin memuru açlık sınırına mahkûm edilemez. Bu ülkede memur artık maliyet kalemi değil, değer üreten emek gücü olarak görülmelidir”

diyen sendika temsilcileri, “Memur maaşını eline almadan vergi dilimleriyle tekrar kaybediyor. Yıl ortasında maaş artmıyor ama vergi oranı artıyor. Bu adaletsizlik artık son bulmalı. Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz” vurgusuyla Meclis’e seslendi.

Bölgesel asgari ücret tartışmasına TÜRK-İŞ'ten sert tepki
Bölgesel asgari ücret tartışmasına TÜRK-İŞ'ten sert tepki
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, Cumhurbaşkanı tarafından daha önce verilen 3600 ek gösterge sözünün yerine getirilmesi de talep edildi. Sendika, bunun “bir müjde değil, gecikmiş bir borç” olduğunu vurguladı.

Ayrıca şu talepler de sıralandı:

• Enflasyon farklarının maaşlara aylık olarak yansıtılması,

• Ramazan ve Kurban bayramlarında ikramiye verilmesi,

• Büyükşehirlerde görev yapan memurlara “büyükşehir tazminatı” ödenmesi,

• Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın kaldırılarak personelin Genel İdare Hizmetleri (GİH) sınıfına geçirilmesi.

Sendika, bu düzenlemelerin sadece ekonomik değil, sosyal adalet açısından da zorunlu olduğunu belirtti.

3-95

“Yüzde 3 kesinti kabul edilemez”

Açıklamada ayrıca Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) düzenlemesine de tepki gösterildi. Sendika, TES’in gönüllü hale getirilmesi, düşük gelir gruplarının muaf tutulması ve tasarrufun lüks harcamalardan yapılması gerektiğini vurguladı. “Maaşlarımızdan zorunlu olarak yüzde 3 kesinti yapılması kabul edilemez. Bu adım, adaletsiz bir fon yaratma girişiminden başka bir şey değildir” denildi.

Basın açıklamasında memur ve emeklilere yönelik çağrılar da yer aldı. Sendika temsilcileri, kamu çalışanlarına seslenerek, “Toplu sözleşme masalarında hakkınızı alamayan, emeğinizi yok sayan sendikalardan istifa edin. Sessizlikle değil, birlikle mücadeleyle kazanacağız” ifadelerini kullandı.

“Ya memurun sofrasına bereket gelecek ya da bu sessizlik adaletsizliğe dönüşecek”

Açıklamanın sonunda ise “Meclise çağrı, emeğe saygı” sloganlarıyla TBMM önünde ses yükselten kamu emekçileri, Meclis’i sorumluluk almaya davet etti. Açıklamada, “Bugün bu ülkede memur, sefaletin değil; refahın, güvencenin ve onurun tarafında olmalıdır. Ancak bu onuru tesis edecek olan, meclisimizin iradesidir. TBMM’ye sesleniyoruz: Memur için yapılacak her düzenleme sadece ekonomik bir adım değildir. Bu adım, devletin adaletine olan güvenin yeniden tesis edilmesidir. Ya memurun sofrasına bereket gelecek ya da bu sessizlik daha büyük bir adaletsizliğe dönüşecek. Biz buradayız, memur için adalet istiyoruz, emeğin hakkını istiyoruz” denildi.

Muhabir: Naz Akman