Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne bölgesinde meydana gelen gemi faciasında bir kişinin daha cansız bedenine ulaşılmasıyla hayatını kaybedenlerin sayısı 10’a çıktı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, acı gelişmeyi duyurdu.

Kazayla ilgili yürütülen adli soruşturmada geminin sefer öncesindeki durumu, teknik özellikleri, geçmişteki denetimleri ve gerekli izinlerinin bulunup bulunmadığı araştırılıyor. Ayrıca kaza sırasında mürettebatın gerçekleştirdiği müdahaleler de soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Kaptanın farklı manevrayla kazayı önleyebileceği belirtildi

Mahkemede bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede, kaptanın gemiyle manevra yapmak yerine geri dönmesi halinde kazanın önüne geçilebileceği ifade edildi.

Soruşturma kapsamında kaptanın mesleki geçmişine ilişkin de dikkat çeken bilgiler ortaya çıktı. Kaptanın ehliyetinin süresinin dolmasının ardından yaklaşık 10 yıl denizcilik mesleğine ara verdiği, daha sonra Türkiye’den kaptanlık ehliyeti almanın zor olması nedeniyle Honduras’tan ehliyet temin ettiği belirtildi.

Öte yandan yaklaşık iki ay önce sosyal medyada paylaşılan ve geminin su aldığı anları gösteren görüntülerin de dava dosyasına dahil edildiği aktarıldı.

Mürettebatın belge ve eğitimlerinin olmadığı iddiası

Mahkemeye yansıyan bilgilerde geminin geçmişine ilişkin ayrıntılar da yer aldı. Geminin 2003 yılında Türkiye-KKTC seferi sırasında bir kazaya karıştığı, ardından Yunanistan’daki bir şirkete satıldığı ve burada yapılan onarım sonrasında 300’den fazla sefer gerçekleştirdiği kaydedildi.

Geminin 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alındığı belirtilirken, mürettebatın herhangi bir belgeye sahip olmadığı ve gerekli eğitimlerden geçmediği iddiası da soruşturma dosyasına girdi.

Geminin son bakımının ise Filo Denizcilik tarafından Nisan ayında gerçekleştirildiği ifade edildi. Ayrıca olayda kamu görevlilerinin herhangi bir sorumluluğu veya suçu bulunup bulunmadığının araştırılmasına karar verildi.

Kazanın nedeni araştırılıyor

Polisin yürüttüğü soruşturma kapsamında geminin sefere çıkmadan önceki teknik ve fiziki durumu ayrıntılı şekilde inceleniyor. Geminin teknik özellikleri, geçmişte yapılan kontroller, sefere çıkabilmesi için gerekli izinlerin mevcut olup olmadığı ve kaza sırasında mürettebatın uyguladığı müdahaleler araştırılıyor.

Mahkemede, zanlıların gönüllü ifadelerinde yer alan bazı bilgiler de dosyaya yansımaya başladı.

İkinci kaptanın “çıkmayalım” dediği belirtildi

Aktarılan ifadelere göre zanlılardan ikinci kaptan Merve Nur Seraslan, sefer öncesinde birinci kaptana “çıkmayalım” yönünde uyarıda bulundu.

İddialara göre gemi kaptanı ise sefere çıkmadan önce mevcut hava ve deniz koşullarını değerlendirerek hareket etme kararı aldı. Seyir sırasında geminin henüz belirlenemeyen bir nedenle su almaya başladığı, bunun üzerine yolculara müdahale edilerek kurtarma çalışmalarının başlatıldığı belirtildi.

Taşucu Limanı fırtına nedeniyle kapalıydı

İkinci kaptanın ifadesinde, kazanın meydana geldiği gün bölgede etkili olan fırtına nedeniyle Taşucu Limanı’nın kapalı olduğu bilgisi de yer aldı.

Gazeteci Hasan Erel’in acı günü
Gazeteci Hasan Erel’in acı günü
İçeriği Görüntüle

Buna rağmen sefere çıkılması kararının kaptanın kendi değerlendirmesi ve sorumluluğu doğrultusunda alındığı ifade edildi.

Soruşturma dosyasında ayrıca mürettebatın, geminin su alma ihtimali konusunda daha önceden uyarıldığına ilişkin iddiaların da bulunduğu belirtildi.

Kazanın kesin nedeninin ve sorumluların belirlenmesine yönelik soruşturma sürüyor.

Muhabir: Tolga Çifci