İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) üyeleri, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın gerçek usulde vergilendirme yetkilerini esnaf odalarına devretmesine karşı İstanbul Defterdarlığı önünde toplandı. Mali müşavirler, uygulamanın 3568 sayılı kanuna, beyanname esasına ve kamu yararına aykırı olduğunu belirtti.
Düzenleme ne getiriyor?
1 Ocak 2026’dan itibaren bazı mükelleflerin basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilmesi planlanıyor.
13 Aralık 2025’te yayımlanan tebliğ ile, gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflerin Defter-Beyan Sistemi işlemlerinin esnaf odaları ve birlikler tarafından da yürütülmesi öngörülüyor.
"Vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırıdır"
İSMMMO Başkanı Erol Demirel, uygulamanın hukuka aykırı ve belirsizliklerle dolu olduğunu söyledi. Demirel, düzenlemenin kayıtdışılığı artıracağını ve vergi sisteminde gedikler açacağını vurguladı:
“Hiçbir hukuki ve teknik gerekçe ile açıklanamayacak ve kendi içerisinde onlarca belirsizlik içeren hukuka aykırı bu yetkilendirmenin nasıl bir amaca hizmet ettiğini anlamak maalesef mümkün değildir. Bu düzenleme hukuki dayanağı olmayan Anayasa ve Kanunla idareye verilmiş yetkiyi aşan bir düzenlemedir. Ülkemizde, mevcut krizden çıkış için 'kayıtdışılıkla mücadele' ihtiyacı ortadayken ve bu kapsamda birçok mükellef ağır vergisel ödevlere katlanmak zorunda kalırken, kayıtdışılığı körükleyecek ve vergi sistemimizde gedikler açacak bu gibi uygulamaların yürürlüğe sokulması, bu mücadeleleri ve çabaları anlamsızlaştırmaktadır”
"Söz konusu tebliğ uygulamaya girmeden derhal kaldırılmalıdır"
Demirel, düzenlemenin iptali için yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı ve beş kritik soruyu kamuoyuyla paylaştı:
"1. Esnaf odalarının yöneticileri, yanlış tutulan muhasebe kayıtlarından ve gerçeğe aykırı beyannamelerden tıpkı meslek mensuplarımız gibi tüm mal varlıkları ile sorumlu olacak mıdır?
2. Mükelleflerin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerinde bu odaların yöneticilerine iştirak ve vergi suçu raporu yazılacak mıdır? Hiç değilse bu yöneticilerin bir disiplin sorumluluğu olacak mıdır?
3. Gerçek usulde vergilendirilecek bu kadar mükellefin muhasebesi hangi teknik altyapı ve bilgi ile esnaf odaları tarafından tutulacaktır? Bu esnafların mevzuatta yer alan yükümlülüklere uyup uymadıkları kim tarafından kontrol edilecektir? Örneğin bir mükellefe vergi idaresinden izaha davet yazısı geldiğinde, bu mükellefin müşavirliği Oda tarafından yapılacak mıdır? Doğru yönlendirmeler yapılmadığında esnafın uğrayacağı zararın sorumlusu kim olacaktır?
4. Esnaftan muhasebe ücretini odalar toplayacağına ve bu durumda Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca iktisadi işletme oluşacağına göre, kuruluş amaçlarına aykırı olarak devasa muhasebe ofislerine dönüşebilecek bu odalardan kurumlar vergisi beyannamesi istenecek midir?
5. İşi ehline bırakmayı şiar edinmek gerekir iken, liyakati olamayan kişi ve kurumlara iş yaptırmaya kalkmak hangi bilim, felsefe ve inanış ile bağdaşmaktadır?
Ve belki de en acı soruyu şöyle sormak gerekmektedir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, adeta çile çeken muhasebe camiasının ne zaman hayrına ve lehine bir işe imza atacaktır? Yoksa bu sistematik olarak istenmeyen bir şey midir?"





