Türkiye’de iş yaşamında en sık karşılaşılan sorunlardan biri mobbing. Psikolojik taciz ya da yıldırma olarak tanımlanan bu olgu, çalışanların iş yerinde maruz kaldığı en görünmez şiddet biçimlerinden biri. Her gün binlerce kişi sessizce işini kaybetme korkusuyla susuyor, bir kısmı da maruz kaldığı baskı nedeniyle psikolojik yıkım yaşıyor. Ancak tüm bu tabloya rağmen Türkiye’de halen müstakil bir mobbing yasası bulunmuyor. Bu boşluk nedeniyle mobbingle ilgili davalar Borçlar Kanunu’ndan Medeni Kanun’a, İş Kanunu’ndan Türk Ceza Kanunu’na kadar farklı yasal düzenlemelere dayanılarak sürdürülüyor.
Peki, ayrı bir mobbing yasası olsa ne değişirdi? Mobbing nasıl tanımlanmalı, hangi yaptırımlarla engellenebilir? İLO’nun imzaladığı uluslararası sözleşmeler Türkiye için nasıl bir fırsat sunuyor? Tüm bu soruları yıllardır alanda çalışmalar yürüten Mobbingle Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman’a sorduk. İşman, “Mobbing kanunu olmadığı için mobbingle ilgili yasal süreç ve kararlar Borçlar Kanunu’na, Medeni Kanun’a, Anayasa’nın ilgili hükümlerine, uluslararası anlaşmalara, özellikle İLO sözleşmelerine, iş sağlığı ve güvenliğine, İş Kanunu’na ve Türk Ceza Kanunu’na göre çerçeve yasalardan yola çıkılarak mahkemelerde hükme bağlanıyor. Oysa müstakil bir mobbingle mücadele kanunu olsa, zorbanın ne yaptığında ne yaptırımı olacağı, hangi cezayı alacağı net bir biçimde belirlenecek” dedi.
“Önerilerimizin yüzde 80’i dikkate alındı”
İşman, derneğin kuruluş süreci ve ilk adımları şöyle anlattı:
“Biz 2010 yılında derneğimizi kurduk. Ardından TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ve İnsan Hakları Komisyonu bizi davet etti. ‘Mobbing nedir, ne tür önlemler alınmalıdır?’ diye sordular. Biz Mobbingle Mücadele Derneği olarak mobbingi anlattık, yapılabilecekleri söyledik. Bunun üzerine Türkiye’de ilk olarak bir genelge çıktı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan imzalı 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi. Bu genelgede Çalışma Bakanlığı’nda psikolojik tacizle mücadele kurulunun kurulması, bir çağrı merkezi oluşturulması, bu merkezde çalışan psikologların mağdurlara telkin ve destek sağlaması gibi maddeler vardı. Bu genelgedeki maddelerin yüzde 80’i bizim önerilerimizdi. Ancak Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçildikten sonra Başbakanlık genelgesi lağvedildi. Yerine 2025/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çıktı. Bizden yine görüş istediler fakat bu kez görüşlerimizin pek dikkate alınmadığını söylemek zorundayım.”
“Çalışma yaşamında şiddet ve tacizin önlenmesi sözleşmesi Türkiye için fırsat”
İşman, Türkiye’nin İLO’nun 190 sayılı sözleşmesini imzalamasının önemine dikkat çekerek;
“Türkiye, Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’ni imzalarsa içeride de yasalarda değişiklikler yapmak zorunda kalacak. Aslında bu bir fırsat. Müstakil bir kanun yapmaktansa bu sözleşme imzalansa zaten geriye dönük olarak kanunu yapmak zorunda kalacak. Çünkü uluslararası sözleşmeler anayasanın 90. maddesine göre kanun niteliğinde” dedi.
“Çalışanlarımız Fiji Ve Uruguay’daki çalışanlardan daha mı kıymetsiz?”
İşman, İLO’nun 2019 yılında kabul ettiği 190 sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’ne dikkat çekterek “İLO 2019 yılında 190 sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Sözleşmesi’ni imzaladı. Bu sözleşmeyi ilk Fiji ve Uruguay imzaladı. Bugüne kadar da 24 ülke imzaladı. Bizim çalışanlarımız Fiji ve Uruguay’daki çalışanlardan daha mı kalitesiz, yetersiz, kıymetsiz? Çünkü mobbing ülkelerin beşeri sermayesini kemiriyor, heba ediyor, yok ediyor” ifadelerini kullandı.
İntihar vakaları: “Mobbingin etkisi dikkate alınmalı”
İşman, mobbingin ağır sonuçlarını hatırlatarak bazı intihar vakalarını örnek gösterdi:
“Çocuk doktoru Ece, dördüncü kattan atlayarak intihar ediyor. İntihar mektubunda ‘meslektaşlarım beni kurtarmaya çalışmasınlar, benim amacım ölmek’ diyor. Saadet, Gaziantep’te öğretmendi. Ona ‘sen sözleşmeli öğretmensin, senin geleceğin bizim iki dudağımızın arasında’ deniyor. Saadet öğretmen ‘çocuklarım yapamadım’ diye mesaj bırakıyor. Öğrencilerinin önünde ona yumruk atıyorlar. Bir başka örnek, operatör doktor Mustafa kalp ameliyatından çıkıp Uludağ’a gidiyor, kendine zehir enjekte ederek intihar ediyor. Sadece bunlar değil, üniformalı mesleklerde çok sayıda intihar var ve bu intiharlar şehit sayısından fazla.”
İşman, intiharların kök sebeplerine inmek gerektiğini belirterek, “İlla mobbingden kaynaklıdır demiyoruz ama olabileceğini de dikkate almak gerekiyor. Çünkü bu konuda çok sayıda başvuru geliyor” dedi.
Mobbingle Mücadele Kararlılık Beyanı
Dernek olarak 2026 yılı Türkiye Mobbing Farkındalığı Araştırması’nı başlattıklarını belirten İşman, sonuçların Mobbingle Mücadele Haftası’nda açıklanacağını söyledi. Şubat ayının ikinci haftasının “Mobbingle Mücadele Haftası” ilan edildiğini kaydeden İşman, bu hafta boyunca çeşitli farkındalık etkinlikleri düzenlediklerini ifade etti.
İşman, ayrıca “Mobbingle Mücadele Kararlılık Beyanı” hazırladıklarını belirterek, “Bu beyan imzalandığında bağlayıcılığı olmasa da bir algı yönetimi sağlıyor. Çünkü mobbingi görünür kılmak, zorbanın cesaretini kırıyor” dedi.
“Mobbing uzmanlığı meslek haline getirilmeli”
Derneğin çalışmalarını da anlatan İşman, mobbing uzmanlığının bir meslek haline getirilmesi için Mesleki Yeterlilik Kurumu’yla görüştüklerini belirtti. Ayrıca “Bu İşyerinde Mobbing Yoktur” akreditasyon programı başlattıklarını, başvuru yapan işyerlerinin kriterlere uygun bulunması halinde üç yıl boyunca bu unvanı taşıyabileceğini ifade etti.
2010’dan bu yana eğitimler verdiklerini dile getiren İşman, yakında bir üniversitenin sürekli eğitim merkeziyle anlaşarak “Mobbing Temel Analiz Uzmanlık Eğitimleri” başlatacaklarını, bu eğitimlerde vaka analizleri yapılacağını ve katılımcıların mobbing parametrelerine göre değerlendirme yapabilecek seviyeye geleceğini söyledi.
Son olarak yürüttükleri portal projesine de değinen İşman, “Bu portalda mağdurlar başvuru yapabilecek, psikolojik ve hukuki destek alabilecek. Türkiye’de mobbing konusundaki tüm büyük veriyi biz toplayacağız” dedi.
İşman, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin'e 'Mobbing İle Mücadele Kararlılık Beyanı'nı Takdim Etti
Mobbingle Mücadele Derneği Başkanı İlhan İşman, Gazeteciler Cemiyeti'ne yaptığı ziyarette Başkan Nazmi Bilgin'e 'Mobbing İle Mücadele Kararlılık Beyanı'nı takdim etti.




