Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adalarda yürüttüğü silahlanma faaliyetlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bakanlık açıklamasında, Yunanistan'ın söz konusu faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesi beklentisinin sürdüğü belirtildi.
MSB, Türkiye'nin Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdüreceğini, bununla birlikte uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya devam edeceğini bildirdi.
Doğu Akdeniz'deki gelişmeler yakından takip ediliyor
Bakanlık, bölgede kriz ve gerilimlerin arttığı bir dönemde Kıbrıs Adası'ndaki askeri gelişmelerin yakından takip edildiğini açıkladı.
GKRY'deki hava savunma sistemine ilişkin de değerlendirme yapan MSB, söz konusu sistemin Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan tehdit oluşturmadığı yönündeki iddiaların, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe oluşturamayacağını belirtti:
"Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. GKRY’deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez.
Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Akdeniz’in uluslararası sularında ve hava sahasında icra ettiği faaliyetlerle eğitimlere aralıksız devam etmektedir."
Denizaltı elektrik kablosu projesine ilişkin açıklama
Yunanistan, GKRY ve İsrail'i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosu projesine ilişkin de MSB'den açıklama geldi. Bakanlık, Türkiye'nin kıta sahanlığında gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin uluslararası hukuk uyarınca Türkiye ile önceden koordine edilmesi gerektiğini belirtti:
"Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. GKRY’deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez.
Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Akdeniz’in uluslararası sularında ve hava sahasında icra ettiği faaliyetlerle eğitimlere aralıksız devam etmektedir.
Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir. Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir.
Son bir haftada 671 kişi yakalandı
MSB'nin haftalık bilgilendirmesinde sınır güvenliğine ilişkin veriler de paylaşıldı.
Buna göre son bir hafta içerisinde 3 PKK mensubu teslim oldu.
Hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu 671 kişi yakalandı, 1069 kişi ise sınırı geçemeden engellendi.
1 Ocak'tan bu yana yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 11 bin 994, engellenenlerin sayısının ise 51 bin 338 olduğu bildirildi.
MSB’den ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ açıklaması
MSB, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin soruya da yanıt verdi.
Bakanlık, anlaşmanın üye ülkeler arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi, ortak savunma kapasitesinin ve caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunduğunu belirtti:
"Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üye ülkeler arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi ile ortak savunma kapasitesi ve caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşma kapsamındaki faaliyetler, üye ülkelerin ortak kararları ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda yürütülmektedir."




