Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Basat Öztürk, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki NATO Karargahı'nda açıklamalarda bulundu. Ankara'da zirve için olağanüstü mekansal ve lojistik hazırlıklar yapıldığını ifade eden Öztürk, organizasyonun yeni bir standart ortaya koyacağını öngördüğünü belirtti.

Büyükelçi Öztürk, müttefik liderlerin zirveye ortak bir başarı azmiyle gelmelerinin önemine değinerek, organizasyona dair öncelikli beklentiyi şu sözlerle ifade etti:

"Türkiye'nin de tüm müttefiklerin de kolektif olarak hedefi ve beklentisi, müttefikler arasındaki birlik, dayanışma ve uyumun net bir şekilde bir kez daha ortaya konulması. Bu bir numaralı beklenti."

İttifak içindeki siyasi iradeye ve ABD liderinin katılım kararına dikkat çeken Öztürk, konuya ilişkin olarak aynen şunları kaydetti:

"Şüphesiz ABD Başkanı (Donald) Trump'ın zirveye katılacak olması ve bunu, Sayın Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) ve ona olan saygısı nedeniyle yapmakta olduğunu ilan etmiş bulunması çok önemli. Bu durum Cumhurbaşkanımızın ağırlığını ve ülkemizin ev sahipliğini çok iyi yapacağını herkese gösteriyor."

"Türkiye'nin NATO içinde çok ayrı ve özel bir yeri var"

NATO'nun entegre askeri komuta kontrol ve kuvvet yapılarıyla emsalsiz bir nitelik taşıdığını, kararların hür irade ve oy birliğiyle alındığını belirten Öztürk, Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu ve askeri yeteneklerini şu ifadelerle aktardı:

"Burada Türkiye'nin çok önemli ağırlığa sahip olduğunu da biliyoruz. Türkiye, 75 yıla yakın süreden beri çok deneyimli bir müttefik. Ayrıca da gayet muktedir imkan ve kabiliyetleriyle de temayüz eden bir müttefik. Bu nedenle Türkiye'nin NATO içinde çok ayrı ve özel bir yeri var."

Türkiye'nin teknolojik imkanlarını askeri operasyon sahasına ve tatbikatlara yansıttığını hatırlatan Büyükelçi Öztürk, yakın dönemdeki askeri faaliyete dair şu bilgileri paylaştı:

'Casusluk' davasında mütalaa açıklandı: İmamoğlu ve 3 sanığın tutukluluğuna devam istendi
'Casusluk' davasında mütalaa açıklandı: İmamoğlu ve 3 sanığın tutukluluğuna devam istendi
İçeriği Görüntüle

"En son Steadfast Dart 2026 tatbikatında, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi'nde Türk Deniz Görev Grubu, firkateynlerimiz, lojistik destek gemilerimiz, TCG Anadolu ve gemide konuşlu Bayraktar TB3 silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve ZAHA (Zırhlı Amfibi Hücum Aracı) ile Türkiye gerçekten etkileyici bir katılım sergiledi."

Öztürk, Türkiye'nin yaklaşık 4 bin savunma sanayisi şirketiyle dünyada ilk 10 ihracatçı arasına yükseldiğini ve sektörde 100 bini aşkın nitelikli personelin görev yaptığını sözlerine ekledi.

"NATO 3.0 vizyonu zorlanan müttefikler ortaya çıkardı"

Soğuk Savaş dönemini kapsayan "NATO 1.0" ve alan dışı misyonların öne çıktığı Soğuk Savaş sonrasını içeren "NATO 2.0" süreçlerinin ardından küresel güvenlik ortamının yeniden değiştiğini vurgulayan Öztürk, "NATO 3.0" kavramı ve savunma sanayisindeki kısıtlamalar hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Güvenlik ortamı değiştiğinde ve tekrar kolektif savunma ön plana çıktığında, yani NATO 3.0 bir zaruret olarak ortaya çıktığında bir parça zorlanan müttefiklerimiz oldu. (...) Hazır olan müttefikler açısından aslında bir sıkıntı yok. Yani çünkü böyle bir külfet aktarımı konusunda zaten hazır olan müttefikler üzerlerine düşeni rahatlıkla yapabilecekler. Dolayısıyla bu külfet paylaşımının sadece ABD, Kanada ve genel olarak Avrupalı müttefikler arasında değil, bir de Avrupalı müttefiklerin kendisi arasında da dengeli olması lazım. Ancak bunun çaresi, Avrupa Birliği (AB) bünyesinde ayrı bir güvenlik ve savunma mekanizması kurmak değil."

Savunma projelerinde müttefikler arasında tam bir iş birliği tesis edilmesi gerektiğinin altını çizen Büyükelçi Basat Öztürk, mevcut engellere işaret ederek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:

"Destek tamamlayıcı olduğu ölçüde AB'nin bu çabalarına biz de zaten olumlu bakıyoruz. Fakat bunların arzu eden tüm müttefiklere açık olması lazım. Burada bir sıkıntı var. Maalesef birkaç tane AB üyesinin ısrarlı ve biraz da mantık dışı tutumları nedeniyle bu açılımlar sağlanamadı. Hala ortada kaldırılması gereken engeller ve birtakım kısıtlamalar var. Bunların bir kısmı kaldırıldı ama kalan kısıtlamaların, engellerin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Eğer savunma sanayisi alanında ortak bir başarı sağlanacaksa, bu gerekli."

Kaynak: AA