NATO Zirvesi öncesi, “Eylem yapma potansiyeli taşıdıkları” gerekçesiyle, aralarında 75-80 yaşında TEMA gönüllüleri ile avukatların, akademisyenlerin, işçilerin ve öğrencilerin de bulunduğu 200’e yakın kişi evleri basılarak gözaltına alınmış ve tutuklanmışlardı. NATO Zirvesi geçtiği ve zirve günü eylem yapanlar bile bırakıldığı halde evlerinden operasyonla alınanlardan 186 kişinin halen cezaevinde tutulmalarına hukukçular tepki gösterdi. 24 Saat Gazetesi’ne konuşan Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan ve ÇHD Genel Başkanı Avukat Murat Yılmaz, somut delile dayanmayan bu tutuklamaların, adil yargılama hakkıyla da bağdaşmadığını söylediler.

Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan

“Son derece kaygı verici”

Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan, NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınan yurttaşlar hakkında verilen tutuklama kararlarının, ceza muhakemesinin temel ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi. Tutuklama kararlarında “önleyici tutuklama” ibaresinin kullanılmasının hukukçular açısından “son derece kaygı verici” olduğunu belirten Çağlayan, şunları dile getirdi:

“Kişi özgürlüğünü sınırlandırmaya dönük tedbirler, somut olgulara dayanan kuvvetli suç şüphesi ile tutuklamayı zorunlu kılan nedenlerin varlığına bağlıdır. Dosyanın içeriği ve soruşturmanın geldiği aşama gözetildiğinde, özgürlüğü esas alan bir yaklaşım yerine tutuklamanın adeta ilk seçenek haline getirilmesi, adil yargılama hakkıyla bağdaşmamaktadır.”

Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan2

“Koruma tedbirlerinin amacı yargılamayı güvence altına almaktır”

Son günlerde yargı eliyle Anayasal haklara dönük müdahalelerin bir iktidar pratiğine dönüştüğünü gördüklerini ifade eden Çağlayan, “Demokratik bir toplumda barışçıl toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğü, kamu düzeni gerekçesiyle ölçüsüz biçimde sınırlandırılamaz. Koruma tedbirlerinin amacı yargılamayı güvence altına almaktır; farklı düşünceleri veya demokratik tepkileri bastırmak değildir” değerlendirmesini yaptı.

“Hukukun üstünlüğü, kişi özgürlüğü ve adil yargılanma hakkına saygı gösterilen bir yargılama sürecinin, yalnızca tutuklanan yurttaşlar açısından değil, toplumun adalete olan güveni bakımından da vazgeçilmez” olduğunun altını çizen Ankara Barosu Genel Sekreteri Avukat Elçin Özge Şimşek Çağlayan şu ifadeleri kullandı:

“Tutuklu bulunan tüm yurttaşlar yönünden ölçüsüz ve orantısız şekilde uygulanan bu tutuklama tedbirinin bir an önce kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Hukuk, olası ihtimallere göre değil; somut olgulara ve evrensel hukuk ilkelerine göre işletilmelidir. Aksi yaklaşım, kişi özgürlüğünü istisna değil kural olarak sınırlayan, hukuk devletini ise öngörülebilirlikten uzaklaştıran tehlikeli bir anlayışın yerleşmesine neden olacaktır.”

Avukat Murat Yılmaz1

“Hiçbir hukuki temeli yok”

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Avukat Murat Yılmaz da NATO Zirvesi öncesi Ankara’nın adeta bir hapishaneye çevrildiğini söyledi. “Siyasi iktidarın aynı zamanda muhaliflere yönelik, hiçbir hukuki temeli olmayan, herhangi bir delile dayanmayan operasyonlar yaptığını, bu operasyonları yaparken de sabaha karşı apartmanların, evlerin kapılarının kırıldığını, yurttaşların elleri arkadan kelepçelenerek gözaltına alındığını” hatırlatan Yılmaz, “Bu gözaltı ve tutuklamaların temel amacı, sorulardan ve sevk yazılarından anlaşıldığı kadarıyla ortada bir suç veya suça teşebbüs olmadan, tamamen NATO’ya karşı ses çıkarma, hayır deme ihtimali olanların susturulmasıdır” diye konuştu.

“Tutuklamalar zulüm kâr ve keyfi”

ÇHD Genel Başkanı Murat Yılmaz şunları aktardı:

“Söylediğim gibi hiçbir diline dayanmayan, hukuki temeli olmayan bu soruşturmalar sonucunda öğrenciler, işçiler, emekliler, avukatlar tutuklandı, hapishanelere kapatıldı. Hem gözaltına alınmaları ve tutuklanmaları hem de hapishanedeki koşullar tamamen zulüm kâr olduğu gibi keyfiliği de barındırmaktadır.
Tutuklu olanların itirazlarının birçoğunun halen itirazı inceleyecek mahkemeye gönderilmediğini de aktaran Yılmaz, bunun da “keyfiliğin göstergesi” olduğunu söyledi.

Avukat Murat Yılmaz2

“İtiraz dilekçeleri matbu cümlelerle reddediliyor”

Mahkemeye giden itirazların da matbu cümlelerle reddedildiğini hatırlatan Yılmaz, “Aslında yargı hukukumuzda yeri olmayan ve ancak yapılandan açıkça anlaşılacağı üzere önleyici gözaltı, önleyici tutuklama ve önleyici kapatma aşamasına geçilmiştir ki, bu son derece tehlikelidir. Niyet okumadır” değerlendirmesini yaptı.

Merkez Bankası faiz kararı ne olacak? Ekonomistlerin beklentisi belli oldu
Merkez Bankası faiz kararı ne olacak? Ekonomistlerin beklentisi belli oldu
İçeriği Görüntüle

“Ankara’daki bu keyfi tutuklamalar esnasında ÇHD üyesi iki arkadaşımız da tutuklandı” diyen Yılmaz, ÇHD olarak arkadaşlarını ve tutuklanan yurttaşları yalnız bırakmadıklarını da söyledi. Yılmaz, bu davanın sonunda tutuklananların beraat edeceklerini belirterek, “Çünkü söylediğim gibi hiçbir somut delile dayanmayan, hukuki olmayan gerekçelerle tutuklanmışlardır” dedi. Yılmaz tüm tutukluların itiraz dilekçelerine olumlu yanıt verilerek, serbest bırakılmalarını istedi.

Muhabir: Sultan Özer