Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Uluslararası Göç Görünümü 2025 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, 2024 yılında OECD ülkelerine yapılan kalıcı göç, 2023’e kıyasla yüzde 4 azalarak 6,2 milyon seviyesinde gerçekleşti. Ancak bu sayı, 2019’daki seviyenin hala yüzde 15 üzerinde bulunuyor.
Kalıcı göçte gerileme
Raporda, kalıcı göçte azalma görülürken, sığınma başvurularında tarihi artış kaydedildi. OECD ülkelerine 2024’te yapılan yeni sığınma başvurularının sayısı 3,1 milyona ulaştı ve bu rakam tüm zamanların en yüksek düzeyi olarak kayıtlara geçti. Sığınma başvuruları bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, en çok başvuru Venezuela, Kolombiya ve Suriye vatandaşları tarafından yapıldı.
Türkiye’ye yapılan yeni sığınma başvuruları ise aynı dönemde yüzde 53 azaldı.
Almanya ve İngiltere’den rekor vatandaşlık
OECD ülkelerinde vatandaşlık kazanan yabancı sayısı 2024’te 3 milyona yaklaştı. Bu artışla birlikte Almanya 290 bin, İngiltere ise 270 bin kişiye vatandaşlık verdi. Her iki ülke için de bu rakam tarihi rekor anlamına geliyor.
ABD, Japonya ve Şili’ye göç arttı
Buna karşılık, 2024’te ABD’ye kalıcı göç yüzde 20 yükseldi. Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Çekya, İrlanda ve Japonya gibi ülkelere yönelik göçte de yüzde 5’in üzerinde artışlar yaşandı. Raporda ayrıca, aile birleşiminin OECD ülkelerine yapılan kalıcı göçün en önemli nedeni olmaya devam ettiği, buna karşın iş gücü göçünde düşüş görüldüğü belirtildi.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, rapora ilişkin değerlendirmesinde, OECD ülkelerine yönelik göç akışlarının iş gücü açıklarının giderilmesine yardımcı olduğunu belirtti. Bununla birlikte, OECD ekonomilerinin dayanıklılığını desteklediğini ekleyen Cormann, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu süreçte kamu hizmetleri üzerindeki baskıları yönetmek ve yeni gelenlerin iş gücü piyasasına entegrasyonunu kolaylaştırmak için etkili göç politikalarına ihtiyaç var. Göçmenlerin yerli doğumlulara kıyasla yaşadığı yüksek gelir farkları, yabancı niteliklerin değerlendirilmesi ve tanınmasının hızlandırılmasının yanı sıra dil edinimi, iş arayışı ve beceri geliştirmeyi destekleyen politikaların optimize edilmesinin önemini ortaya koyuyor."





