Kurban Bayramı’nı memleketi Manisa’da geçiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, kurultayın iptali ve görevden uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan yargı kararlarının ardından Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk’e kapsamlı açıklamalarda bulundu. Gelinen nokta nedeniyle üzgün olduğunu fakat yılgınlık yaşamadığını belirten Özel, "mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini" vurguladı.
"Tarihin en büyük yerel seçim başarısını elde ettik"
Görevi devraldığı döneme ait anketleri ve parti içi dengeleri hatırlatan Özgür Özel, yerel seçim sürecindeki iddialı çalışmalarını şu sözlerle anlattı:
“Yaptığımız kurultay, kaybettiğimiz bir seçimden sonra millet bütün desteğini çekmiş, büyük bir duygusal kopuşu yaşarken kamuoyu anketleri yüzde 13’lere partiyi düşürmüş. Tepkilerin yüzde 40’ları aştığı bir dönemde yaptığımız kurultay, toplumda CHP’nin özeleştirisi, yenilenmesi, gençleşmesi ve yeniden umut vermesi noktasına geldi. Kurultayda, öncesinde, sonrasında olan biten bir yana, Ecevit gibi 70’lerde girdiği ikisi yerel ikisi genel 4 seçimde de partiyi birinci yapmıştı. Girdiğimiz seçimde partiyi birinci parti yapacağız. Bunu kurultay konuşmasında söyledim. 'Yapmazsam da bir gün durmayacağım' dedim. Bu iddiayla hızla aday belirleme sürecine başladık. Adaylarimizi belirledik. Hep kazanmaya en yakın adayları anketlerle belirledik. Hiç ayrım gayrım yapmadık. Kemal Bey’in önceden ilan ettiği Aydın Belediye Başkanı’nı da ilan ettik. Kemal Bey’in en yakın destekçisi Afyonkarahisar Belediye Başkanı’nı da, kurultayda bize destek vermeyip Kemal Bey’i destekleyen Antalya’yı, Adana’yı, Mersin’i, Bursa’yı da hiç ayırmadık kimseden. Kimseye bir fatura kesmedik. Anketler ne gösteriyorsa en doğru adayları anketlerden bulduk. Biliyorsunuz '1 Nisancılar' vardı. Yani ‘Özgür Özel tarihin en kısa CHP Genel Başkanı olacak. 1 Nisan’da büyük bir seçim yenilgisi yaşanacak. Bu hezimetten sonra kurultay toplanacak’ diyorlardı.”
"1 Nisancılar" olarak tanımladığı grubun beklentilerine rağmen tarihi bir başarı kazandıklarını belirten Özel, “Ben buna rağmen hiç moral bozmadan, var gücümüzden çalışıp 105 miting yaparak, hani artık herkesin kabul ettiği Türkiye siyasi tarihinin en büyük yerel seçim başarısı. Hiçbir partiye nasip olmamış. AK Parti’ye dahi bu kadarı nasip olmamış. En büyük yerel seçim başarısını elde ettik. Nüfusun yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 84’ünü temsil edecek bir başarı elde ettik” dedi.
Tartışmalı Hatay adaylığı sürecine de değinen Özel, “Bu başarı da çok eleştirilmemize rağmen, hata görülmesine rağmen daha sonra artık şu anda hata olduğu da ortaya çıktı ama anketler onu gösteriyor diye Hatay Belediye Başkanı’nı bile aday gösterdik. 2 bin oy olunca YSK’da Hatay için mücadeleyi sonuna kadar verdik. Sonra o kişi aldığı talimatla kurultayın iptal edilmesi, butlan sayılması için başvuru yaptı. Burada partiyi o günden bugüne tartıştırdılar” ifadelerini kullandı.
"Sultanla butlanın ittifakı bizi bu noktaya getirdi"
İstinaf mahkemesinin kurultaya yönelik verdiği iptal kararına iktidarın doğrudan müdahale ettiğini ileri süren Özgür Özel, mahkeme sürecindeki iddiaları şu sözlerle ifade etti:
“İstinaftaki hakimle her gün gidip görüştüklerini, her gün Saray’la görüştüklerini, Adalet Bakanlığı’nın istinaf hakimleri üzerine yaptığı etkileri her gün geldi birileri hepimize anlattı. Ya mahkemenin kararı verdiğini yandaş gazeteci... ‘Yakında yüklenecek, tedbirli mutlak butlan’ diye karar yüklenmeden iki gece önce söyledi, yandaş bir kanaldaki gazeteci. Bunun peşinde koşan, ilk kurultayla ilgili ifadeyi İzmir delegesine verdiren kişi İzmir’de ilçe başkanlarına, bayramdan hemen önce ‘Mutlak butlan geliyor’ diye ilanda bulundu. Yani iktidarın direkt içinde olduğu ve direkt bir iş birliği içinde bu kararın alındığı ve partinin yönetiminin AK Parti eliyle el değiştirildiği bir süreçteyiz. Akıl almaz bir süreçteyiz. Suçumuz ne? İki büyük suç işledik. Bir, Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir partinin genel başkanını kongreyle değiştirdik. İkincisi, 31 Mart seçim zaferini kazanmış olmak en büyük suçumuz. Yani sarayın başındaki sultanla, partiye o kararı kabul etmeyen ve mahkemeye başvuran butlanın ittifakı bizi bu noktaya getirdi. Elbette teslim olmayacağız.”
"Kemal Bey'e yönelen öfkeye üzülüyorum, sandıktan kaçmasınlar"
Kemal Kılıçdaroğlu’nun "tedbir kararı kalkana kadar kurultay yapılamayacağı" yönündeki beyanatının hukuken gerçeği yansıtmadığını savunan Özel, tabandaki öfkeye dikkat çekti:
“Bu partinin yönetimini, genel başkanını değiştirmeyi millet affetmiyor. Sarayın buna kalkışması bir darbeyken bunun kabul edilmesi ve bu kararın üstüne oturulmasını millet kabul etmiyor. Kemal Bey aleyhine slogan atıyorlar, defalarca 'Öfkenizi anlıyorum ama yapmayın, bunu umuda çevirin' dedim. Kendi memleketi ama tutamıyorsunuz milleti. İnsanlar öfke duyuyorlar. Yani millet, siyasi partinin rakibi eliyle dizayn edilmesini affetmiyor, affedemiyor. Öyle bir durum var ve bu öfkeyi derhal söndürmek lazım ama duyduğum bazı açıklamalar gerçekten bu konuda, efendim işte ‘Tedbir kararı kararı kalkana kadar kurultay yapılamaz’. Doğru değil. Ayrıca tedbir kararını kaldırmak da elimizde. Kararı kesinleştirmek de elimizde. Kemal Bey’in bir talimatıyla Yargıtay başvurusu çünkü avukatları azledip değiştirdiler partinin. Avukat başvurusu yapıldığı takdirde Yargıtay’a karar kesinleşir ve kongreye gidilir. Ayrıca 4 farklı yolu var kongreye gitmenin. Her birisini yapabiliriz. Yeter ki samimiyet olsun ama ben kongreye gitmeyeceğim. Hadi biz kongre başvurusunu yapalım. Kemal Bey o adımı atsın. AK Parti yargısı izin vermesin. Buna da birlikte direnelim. O zaman kimse Kemal Bey’e bir söz söyleyemez ama ben Kemal Bey’e yönelen öfkeye üzülüyorum. Bu öfkenin önüne de kimse geçemez çünkü bu tutum kongre yapmayan tutum. Öfkeyi büyütüyor.”
Atanmış yönetimin belediye başkanlarına baskı uyguladığını da iddia eden Özel, “Seçilmiş bir genel başkan yönetirken atanmış bir genel başkanın seçilmiş gibi davranması doğru değil, boşu boşuna stres ve gerilim üretiyor. Genel merkezin atanmış yönetimden Manisa’daki belediye başkanlarına telefon açıp başkanlarımıza ‘Genel merkezdeki bayramlaşmaya kaç kişi getiriyorsun’ diye soruyorlar. Getiremeyeceğini söyleyen arkadaşlara imalı konuşmalar yapıyorlar, bunlar doğru işler değil. Biz CHP’nin seçilmiş yönetimi olarak bu ara dönemin hızla geçirilmesini ve yeniden seçime gidilmesini istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
"Bizi başka parti kurmaya zorluyorlar"
Bazı milletvekillerinin partiden ihraç edileceği yönündeki söylentilere de sert yanıt veren Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir kere tedbirle gelmiş olan birinin böyle yetkileri yok. Bu şu demek oluyor, bizi partiden atarak ondan sonra kendince bir şey yapmaya çalışırlarsa bu bize adeta 'Gidin başka yerde bir parti kurun' demek olur. CHP’yi bölünmeye zorlamaya çalışmak, CHP’de yıllarca bizim canımızla, dişimizle çalıştığımız, desteklediğimiz; 13 kez seçim kaybettikten sonra da onu güzelce bir bıraksa yine de hiçbir kötü söz duymamış olacak birinin ısrarı yüzünden yapılmış bir kurultayla karşısına aday olduk diye bu kadar düşmanlık üretilmez. Ben böyle bir şeyin olmasını, hiçbir zaman böyle bir gerilimin parçası olmayı istemezdim. Bana defalarca, arkadaşlarımıza hırsız damgası vuran açıklamalar yapıldı ama herkes kendine yakışanı yapar. En üzüldüğüm şey, biz bu kadar hassasiyet gösterirken bize ‘Kurultayı zedelediniz, oyları çaldınız. Kurultayın iradesini bozdunuz. Biz kazanacaktık’ diyenler sandıktan kaçıyor. Ben diyorum ki o delegeyle diyorsanız o delegeyle, tüm üyelerle diyorsanız tüm üyelerle kurultay yapalım. Bir an önce yapalım. ‘Biz kazanacaktık’ diyenler kurultaydan kaçıyor. ‘Kazanamayacaktı, haksız yere kazandı’ diyenler kurultay istiyor. Bu yaman çelişkiyi tüm üyelerimiz görüyor, tüm milletimizin de takdirine bırakıyorum. Bu kadar büyük haksızlık olmaz. Gelsinler, partiyi bu krizden bir an önce çıkaralım. Bundan sonra ben çok üzgünüm, çok kırgınım ama asla yılgın değilim. Bütün Türkiye’de büyük bir öfke var. Sokakta öfke var.”




